100 Yıllık Hanok’ta Modern Lüks: Seul’de Ev Konforu
Evinizde gibi hissedebileceğiniz bir mağaza düşünün; üstelik 100 yıllık bir Kore geleneksel evinde. Urban Sophistication, Seul’ün tarihi Bukchon Hanok Köyü’nde bulunan 100 yılı aşkın bir hanoku, lüks bir perakende alanına dönüştürdü. 140 metrekarelik bu proje, geleneksel Kore evinin orijinal ahşap yapısını, açık kirişlerini, avlusunu ve iç dolaşımını koruyarak, alışveriş deneyimini evin ritmine göre kurguluyor.
Tarihe Saygı, Geleceğe Vizyon
Proje, kurucu ortak Elad Yam’ın PUMP Spatial Design ve Kisae Studio işbirliğiyle hayata geçirildi. Ekip, herhangi bir tasarım kararı almadan önce binanın tarihini ve inşa sürecini detaylıca araştırdı. Elad ve Neta Yam, bu yaklaşımı şöyle açıklıyor:

“Tarihi bir hanokta çalışmaya yaklaşımımız, var olana saygıyla başlar. Binanın orijinal çizimlerini, tarihi yapısını ve altında ne olduğunu anlamak için kitaplar ve belgeler topladık. Erken çalışmaların çoğu, iskeleti anlamak için binayı soydu: bacakların altındaki beton, mekandaki yükseklik farklılıkları… Amacımız, önce binayı tamamen anlamak, sonra adım adım ilerlemekti.”
Evin İçinde Bir Mağaza
Mağaza, giderek samimileşen odalar dizisiyle bir yatak odasında son buluyor. Geleneksel bir kasa yerine, oturma alanları her yere yayılmış; bu da işlemsel deneyimi değil, deneyimin kendisini ön plana çıkarıyor. Banklar, koltuklar, aynalar, aydınlatmalar ve yatak takımları dahil neredeyse tüm mobilyalar projeye özel tasarlandı.

Işık ve Bahçe
Mağazanın kalbinde yer alan iç avlu, doğal ışığın ana kaynağı. Sokağa bakan açıklıkların bir kısmı kapatılarak, geleneksel Kore evinin içe dönük karakteri güçlendirilmiş ve iç mekanla bahçe arasındaki ilişki derinleştirilmiş.
Eski ve Yeni Arasında Net Ayrım
Tasarım, tarihi dokuyla yeni perakende unsurları arasında net bir ayrım yapıyor; çağdaş müdahaleleri gizlemeye çalışmıyor. PUMP Spatial Design ile yapılan işbirliğinde, odak noktası yerleşim düzeni ve doğru dengeyi bulmaktı. Ekip, eskiyle yeniyi harmanlamak yerine, birinin nerede bitip diğerinin nerede başladığını netleştirdi. Bu kontrast, tasarımın ana fikri haline geldi.

Editörün Yorumu
Bu proje, adaptif yeniden kullanımın en başarılı örneklerinden biri. Özellikle Türkiye’de, tarihi yapıların butik otel veya restorana dönüştürülmesi yaygın; ancak Urban Sophistication’ın yaptığı gibi, orijinal dokuyu bozmadan, neredeyse bir müze hassasiyetiyle perakende alanı yaratmak nadir. Bence bu yaklaşım, önümüzdeki yıllarda lüks markaların tarihi mekanlarda mağaza açma trendini tetikleyecek. Türkiye’de de benzer bir proje görmek isterdim; örneğin, bir konakta konsept mağaza. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, ticari kaygıların tarihi dokuya zarar vermemesi. Bu proje, bunun mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Peki bu neden önemli? Çünkü tüketim alışkanlıklarımız değişiyor; artık sadece ürün değil, deneyim satın alıyoruz. Tarihi bir mekanda, geçmişle iç içe alışveriş yapmak, markaya derinlik katıyor. Urban Sophistication, bu dengeyi ustalıkla kurmuş.



Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 26 Haziran 2026
























