15. Yüzyıl Şapelinde Işıkla Dans: Prismatik Pencereler
Işık fenomeni, tüm ihtişamıyla Jordan Soderberg Mills’in eserlerinin merkezinde yer alıyor. Kanadalı sanatçı, dünya çapında geçici ve kalıcı enstalasyonlarında, karmaşık fiziği gizleyen harika bir sadelikle sayısız sürükleyici iş yarattı. Son prismatik deneyi ise Brüksel’deki 15. yüzyıldan kalma bir kiliseye dokunuyor.
Tarihi Bir Mekanda Modern Bir Dokunuş
Siyah demir çerçeveler içindeki Boondael Şapeli’nin 14 penceresi artık ışığı kırarak gün ve mevsimler boyunca değişen gökkuşağı efektleri yaratıyor. Sanatçı, bu projede renksiz ve tamamen şeffaf cam kullanma zorunluluğuyla karşılaştı. “Pratiklerim renk, algı ve ışık üzerine bir keşif olduğu için, renksiz camdan renk üretmenin bir yolunu bulmalıydım,” diyor Mills.

Gotik Işık Anlayışına Gönderme
Gotik kiliselerde ışık ilahi bir unsur olarak görülürdü. Mills, Belçika’daki eski kiliselerin uyarlanabilir yeniden kullanımını araştırırken, Kuzey Denizi kıyısındaki şapellerde çan kulelerinin deniz feneri olarak kullanıldığını keşfetti. Bu, onu Belçika mimarisine ilginç bir şekilde atıfta bulunmaya yöneltti: “Kilisenin artık seküler kullanımını onurlandırırken, mitik veya büyülü gerçekçi bir şey yaratmak istedim.”
İşbirliği ve Zanaat
Sanatçı, Belçikalı üreticilerle çalışarak laboratuvar camı tedarik eden bir firma ve tren istasyonlarına demir pencere yapan bir şirketle işbirliği yaptı. Laboratuvar camı, uzun borosilikat tüplerden oluşuyor ve yıldız şeklinde kesitlere sahip. Bu tüplerin iç yüzeyi, ışığı dağıtan milyarlarca mikroskobik açıklıkla aşındırılmış.

“Bir kilise penceresi gerçekten mistik bir şeydir.” - Jordan Soderberg Mills
Sanatçının Yolculuğu
Mills, daha önce Jan Van Eyck’in tekniklerinden ilham alan bir sergiye katılmıştı. “Gent’te çok özel bir altar parçası var, üzerinde Meryem Ana’nın ebedi ışığın yansıması olduğu yazılı. Ebedi ışığı nasıl temsil edebilirim diye düşündüm.” Bu düşünce, onu “Ebedi Işık + Lekesiz Ayna” adlı eserine yönlendirdi.

Benim yorumum: Bu proje, ışığın mimariyle dansını görmek isteyen her tasarımcı için ilham verici. Mills’in renksiz camdan renk yaratma çabası, sınırlamaların yaratıcılığı nasıl beslediğinin harika bir örneği. Türkiye’de de tarihi yapıların çağdaş sanatla buluştuğu benzer projeler görmek isterim; örneğin Ayasofya veya Kariye Müzesi gibi mekanlarda ışık oyunlarıyla yeni bir katman eklemek mümkün olabilir. Önümüzdeki yıllarda, malzeme teknolojisindeki gelişmelerle birlikte bu tür prismatik müdahalelerin daha yaygınlaşacağını düşünüyorum; özellikle de sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği ile birleştiğinde.







Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 15 Temmuz 2026

