Ana Sayfa Haberler Grafik Tasarım

Beton Kanvasın Sesi: A-PQ 31.37 ile Mekânsal Keşif

Hagar Guri'nin beton kanvasla ürettiği asılı hoparlör A-PQ 31.37, ses ve mekânı yeniden tanımlıyor. Tasarım ve mühendislik, heykelsi bir formda buluşuyor.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

Hoparlör deyince aklınıza kapalı bir kutu geliyorsa, Hagar Guri’nin A-PQ 31.37’si bu algıyı kökünden sarsacak. Beton Kanvas adı verilen sıra dışı bir malzemeden üretilen bu asılı hoparlör, sesin kaynağını görünür kılarken mekânla da dans ediyor. Proje, yapı ve ses arasındaki sınırı eriterek hoparlörü heykelsi bir deneyime dönüştürüyor.

Ses, Yapı ve Mekân Arasında Bir Köprü

Geleneksel hoparlörlerin aksine A-PQ 31.37, sürücüyü, kabloları ve arka radyasyon yüzeyini gözler önüne seriyor. Bu “açık bafle” (open-baffle) tasarımı, hoparlörü bir kara kutu olmaktan çıkarıp dinleyiciyle doğrudan iletişim kuran bir nesneye dönüştürüyor. Çelik kablolarla tavandan sarkıtılan bu yapıt, zeminden bağımsızlaşarak bulunduğu mimariye ve izleyiciye meydan okuyor.

A-PQ 31.37: Beton Kanvas ile Ses ve Mekanı Keşfetmek

Şeffaflık, akustik bir terim olmaktan çıkıp tasarımın özüne dönüşüyor.

Hagar Guri bu projede her yüzeyi dinleme deneyiminin bir parçası olarak ele alıyor. Kabuk, betonun ham gücünü kanvasın esnekliğiyle birleştiriyor; sürekli kavisler önde içbükey, arkada dışbükey bir geometri oluşturarak hem yapısal dayanıklılık hem de görsel bir hafiflik kazandırıyor.

Beton Kanvas: Malzemenin Olanakları

Her bir hoparlör, tek bir preslenmiş Beton Kanvas tabakasından üretiliyor. Bu inovasyon, malzemenin hem sağlamlığını hem de şekillendirilebilirliğini ön plana çıkarıyor. Asimetrik baffle geometrisi, kapalı kutularda oluşan iç yansımaları ve akustik girişimi minimuma indiriyor. Açık yapı sayesinde ön ve arka ses dalgaları serbestçe yayılıyor; sonuçta ortaya doğal, ferah ve katmanlı bir ses sahnesi çıkıyor.

A-PQ 31.37: Beton Kanvas ile Ses ve Mekanı Keşfetmek

Akustikte “Açıklık” Neden Önemli?

Kapalı kabinlerdeki yansımaların boğduğu detaylar, bu tasarımda gün yüzüne çıkıyor. A-PQ 31.37, arka yüzeyi de görsel ve işitsel deneyimin bir parçası hâline getirerek “hoparlörün arkası"nı bir kusur olmaktan çıkarıyor.

Tasarım ve Mühendislik Süreci

Proje; akustik simülasyonlar, fiziksel prototipler, malzeme deneyleri ve ölçümlerle olgunlaşmış. Hagar Guri, bu çok disiplinli süreçte Beton Kanvas’ın yüksek performanslı ses cihazları için ne kadar uygun olduğunu kanıtlıyor. Tasarım felsefesi, malzeme araştırması ve akustik mühendisliğini aynı potada eritiyor.

Kontrol Ünitesi ve Görsel Bütünlük

Sistemin belki de en dikkat çekici detayı, özel tasarlanan kontrol ünitesi. Dijital sinyal işleme (DSP), ön yükseltme ve analog kontrolleri barındıran bu ünite, görünür bağlantı elemanları ve karakteristik tipografiyle projenin ortak dilini taşıyor. A-PQ 31.37, böylece tek bir objeden çok, mekâna özgü bir tasarım sistemi olarak algılanıyor.

A-PQ 31.37: Beton Kanvas ile Ses ve Mekanı Keşfetmek

Peki Bu Neden Önemli?

Bu çalışma, hoparlörü yalnızca bir ses cihazı olmaktan çıkarıyor; onu mekânsal bir deneyim nesnesi hâline getiriyor. Malzeme ve teknoloji arasındaki görünmeyen bağı somutlaştırıyor. A-PQ 31.37, hem akustik performansı hem de görsel cesaretiyle, endüstriyel tasarımın sınırlarını zorlayanlara ilham veriyor.


Editörün Yorumu: Beton Kanvas gibi sıra dışı bir malzemeyi ses sisteminde kullanmak cesur bir hamle. Açık baffle tasarımı, hem akustik hem de görsel açıdan ilgi çekici. Ancak bu kadar endüstriyel ve “ham” bir görünümün her mekâna uyum sağlayacağını düşünmüyorum. Türkiye’de özellikle atölye kültürünün güçlü olduğu bölgelerde, beton ve sesin kesişimi yeni ifade biçimleri doğurabilir. Malzeme odaklı bu yaklaşımın, önümüzdeki yıllarda ses tasarımında daha fazla yer bulacağını öngörüyorum. Bakalım İstanbul’daki tasarımcılar bu dalgaya nasıl cevap verecek?


Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 7 Ağustos 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×