Ahşabın Sessiz Gücü: Henry Marks’ın CDW Ödülü
Tasarım dünyası sürdürülebilirlik, aşırı üretim ve anlamlı inovasyon sorularıyla boğuşurken, bu yılki Clerkenwell Design Week Ödülü tam da bu tartışmalara ferah bir soluk getiriyor: Süreç, malzeme zekası ve yapmanın sessiz şiiriyle şekillenen bir nesne.
Henry Marks tarafından tasarlanan heykelsi ödül, Amerikan kiraz ağacını kullanarak zanaatı hem estetik bir dil hem de bir düşünme biçimi olarak öne çıkarıyor. Marks için bu proje, aynı zamanda derin bir kişisel dönüm noktası.

Bir Tasarımcının Yeniden Doğuşu
Marks Design’ın kurucusu, yirmi yılı aşkın süredir İngiltere ve uluslararası alanda müze, sergi ve ticari mekanlar tasarladıktan sonra, pandemi ve babasının vefatıyla birlikte yaratıcılığa yaklaşımını sorgulamaya başladı. “Yıllarca masa başı ağırlıklı çalıştıktan sonra, yaratıcı sürecin fiziksel ve elle yapılan kısmıyla yeniden bağlantı kurmak istedim” diyor. Halen Londra’daki Building Crafts College’da İnce Ahşap İşçiliği, Mobilya Tasarımı ve Yapım Diploması alan Marks, formun yapma eyleminin kendisi tarafından üretildiği, malzeme odaklı bir pratiğe yöneldi.
Tasarımın Üç Temel Hareketi
CDW ödülüne geleneksel bir kupa yerine ahşap işçiliğinin bir keşfi olarak yaklaşan Marks, nihai nesneyi üç temel hareket etrafında şekillendirdi: geçme, kaydırma ve alma. Bu hareketlerin her biri, birleştirme ve kereste yapımının fiziksel mantığından türetildi.

“Aha anı, nesneyi geleneksel bir kupa olarak düşünmeyi bırakıp ahşap işleme süreçlerine heykelsi bir yanıt olarak yaklaştığımda geldi. Geometrinin işleme, kaydırmalar, girintiler ve yapma sırasında oluşan boşluklar tarafından şekillenmesine izin verdiğimde, tasarım çok daha çözülmüş ve malzemeye özgün hale geldi.”
Malzeme Odaklı Yaklaşım
Bu malzeme-ilk yaklaşım, malzeme okuryazarı ve sorumlu tasarımı savunan American Hardwood Export Council (AHEC) ile güçlü bir rezonans buldu. AHEC Avrupa Direktörü David Venables, ortaklığı şöyle açıklıyor: “Markalaşmayla ilgilenmiyoruz. Bir malzeme hakkında konuşmak istiyoruz.”

AHEC tarafından sağlanan ahşaptan üretilen her ödül, ticari üretimde genellikle ortadan kaldırılan ton değişimlerini, budakları ve damar çeşitliliğini kasıtlı olarak sergiliyor. Marks bu tutarsızlıkları kusur değil, tanımlayıcı özellikler olarak benimsedi: “Son formda hem uzun damarı hem de enine damarı açığa çıkarmakla ilgileniyordum; ton ve doku çeşitliliğinin nesnenin tanımlayıcı görsel özellikleri haline gelmesine izin verdim.”
Venables için bu çeşitliliği kucaklamak, doğrudan sorumlu tasarımın geleceğine işaret ediyor: “Doğa tutarlılık yapmaz. Her bir ahşap parçası farklıdır… kutlama budur.” Mühendislik ürünü yüzeylerin ve sentetik ahşap taklitlerinin egemen olduğu bir çağda, ödül bunun yerine yalnızca gerçek ahşabın sağlayabileceği duyusal ve duygusal nitelikleri ön plana çıkarıyor.
Editörün Yorumu: Henry Marks’ın bu tasarımı, malzemenin doğal güzelliğini kucaklamasıyla gerçekten etkileyici. Ancak, ahşap işçiliğine bu kadar odaklanmak, ödülün sembolik değerini bir nebze gölgeleyebilir mi? Bence hayır; tam tersine, zanaatın ve sürecin ödüllendirilmesi, günümüzün hızlı tüketim kültürüne karşı güçlü bir duruş. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, özellikle Anadolu’daki ahşap işçiliği geleneklerini güncel tasarımla buluşturan genç tasarımcılar için ilham verici olabilir. Önümüzdeki yıllarda, bu tür ‘yavaş tasarım’ ve malzeme odaklı yaklaşımların, sürdürülebilirlik kaygılarıyla daha da önem kazanacağını düşünüyorum.
Peki bu neden önemli? Çünkü Marks’ın ödülü, tasarımın sadece görsel bir sonuç değil, aynı zamanda bir süreç ve malzeme bilinci olduğunu hatırlatıyor. Bu, hepimizin daha dikkatli, daha yavaş ve daha anlamlı tasarım yapması için bir çağrı.
Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 18 Mayıs 2026