Bir konseptin peşinde koşmaya değip değmeyeceğini hiç düşündünüz mü? Alex Pearce’ın yöntemi çok basit: Onu gerçekten satın alır mıydınız? Bir sunumda hayranlıkla izlemek, bir toplantıda onaylamak değil; satın almak, kullanmak ve onunla yaşamak. Bu soru kulağa basit gelse de, bir tasarım fikrinin bu sınavdan geçerek üretime ulaşması şaşırtıcı derecede zor. Core77’nin Autodesk Fusion ile düzenlediği Fusion Forward: Design for Home yarışmasında jüri üyesi olarak Pearce, üç kategoride tam da bu tür konseptleri arayacak.
Strateji ile Uygulama Arasında Köprü: Alex Pearce
Londra’daki Seymourpowell stüdyosunda Associate Design Director olarak görev yapan Pearce, 15 yılı aşkın süredir FMCG (hızlı tüketim ürünleri) paketlemesinden marka kimliğine, ulaşımdan kullanıcı deneyimine (UX) uzanan geniş bir yelpazede çalışmış. Northumbria Üniversitesi’nde ‘Design for Industry’ okurken edindiği disiplin, onu strateji ile uygulama arasında bağ kurabilen, uzmanların gözden kaçırdığı bağlantıları sezen ve sadece sunumda kulağa hoş gelen fikirlerin gerçek hayatta da işe yaradığından emin olan biri yapmış.
‘Bir fikrin gerçekten bir ihtiyaca veya arzuya karşılık gelip gelmediğini sürekli sorgulamak, iyi bir konsepti kâğıt üzerindeki fikirden ayıran şeydir.’ — Alex Pearce

Satın Alma Testi: Fikrin Pratik Değeri
Portfolyolarda etkileyici görünen ama hayata geçemeyen onlarca konsept vardır. Pearce’ın ‘satın alır mıydınız’ testi, tam da bu noktada bir dur işareti: Tasarımcıya fikrin pratik değerini hatırlatıyor. Üretim maliyetleri, kullanıcı alışkanlıkları veya pazar dinamikleri derken pek çok fikir bu testte takılıyor. Pearce’a göre bu disiplin, tasarımı ‘güzel fikir’ olmaktan çıkarıp ‘kullanılabilir ürün’e dönüştüren şey.
Yapay Zeka Tasarımı Demokratikleştiriyor mu?
Üretim Engeli Kalkıyor: Fikirler Artık Önce Konuşuluyor
Pearce, yapay zekanın tasarım endüstrisini kökünden değiştirdiğini düşünüyor: ‘Mühendisler, stratejistler, müşteriler veya tüketiciler artık bir konsepti kendileri görselleştirebilir. Bu, bir fikrin önce anlamlı bir konuşma başlatması için gerekli süreyi kısaltıyor; konseptin profesyonelce çizilmesini beklemeden.’ Yani fikir üretimi demokratikleşiyor, ama bu herkesin tasarımcı olduğu anlamına gelmiyor.
Geçmişle Eğitilmiş Gelecek: Yapay Zekanın Kör Noktası
Ancak Pearce’ın bir uyarısı var: ‘Yapay zeka mükemmel bir araç, ancak bir tasarımı insanın yaptığı gibi doğrulayamaz. Geçmişle eğitildiği için geleceği de aynı şekilde düşünemez.’ Asıl endişesi teknolojinin kendisi değil, insanların onunla ilgili algısı ile gerçek potansiyeli arasındaki uçurum. ‘Yapay zekanın ne olduğunu ve ne olmadığını netleştirmeliyiz; insanların aracı yönlendiren insan unsurunun değerini görmesini sağlamalıyız.’

Fusion Forward’a Başvuracaklara: Kendinize Şu Soruyu Sorun
Pearce’ın yarışma katılımcılarına önerisi yine kendi testine dönüyor: ‘Her zaman kendinize şunu sorun: Bu, gerçekten kullanıldığını hayal edebileceğiniz bir şey mi?’ En güçlü başvurular, havada kalan soyut fikirler değil; net bir içgörüye ya da kullanıcı sıkıntısına dayanan konseptler. Bu disiplin, yani bir fikrin gerçek bir ihtiyaca ya da arzuya karşılık gelip gelmediğini sürekli kontrol etmek, iyi bir konsepti kâğıt üzerindeki fikirden ayıran şeydir.
Son Başvuru 28 Eylül
Fusion Forward: Design for Home başvuruları açık. Üç kategoriden birini seçebilirsiniz. Toplam 9.750 dolar ödül dağıtılacak. Son katılım tarihi 28 Eylül. Detaylar için Core77’nin sitesine göz atabilirsiniz.
Peki bu test neden bu kadar önemli? Çünkü tasarım, portfolyo sayfalarında biten bir uğraş değil; insanların hayatına giren, dokunulan, kullanılan bir pratik. Satın alma testi, tasarımın bu gerçekliğini hatırlatan en yalın araç. Türkiye’de de bu bakış açısının yaygınlaşması, ‘güzel görünen’ ile ‘işe yarayan’ arasındaki mesafeyi kapatmak açısından kritik.
Editörün Yorumu
Alex Pearce’ın ‘satın alır mıydınız’ testi, tasarımcının en zor sorularından birini gündeme getiriyor: Bu işi gerçekten ister miydiniz? Kâğıt üstünde her şey pürüzsüz görünür; ama ürüne dönüştüğünde sürtünmeler başlar. Bu test, tasarımın ‘beğenilme’ değil ‘benimsenme’ sanatı olduğunu hatırlatıyor. Özellikle Türkiye’de, prototip aşamasında takılan birçok proje var. Yerel üretim altyapısı, maliyet baskısı ve tüketici alışkanlıkları derken, ‘satın alma’ kriteri burada daha da anlam kazanıyor. Yapay zeka ise bambaşka bir denklem: Fikir üretimini hızlandırıyor ama yönlendirme ve doğrulama yine insana bağlı. Önümüzdeki dönemde, yapay zekayı ‘çizim aracı’ olarak değil ‘düşünce ortağı’ olarak konumlandıran stüdyolar kazanacak. Pearce’ın vurguladığı gibi, gerçek test hiçbir zaman değişmeyecek: İnsanlar bunu hayatlarına alır mı?
Kaynak: Core77 | Yayın Tarihi: 20 Ağustos 2026