Moooi & Béhar: Alp’ten İlhamla Peaks Oturma Sistemi
Oturma alanlarınızı sadece bir mobilya parçası değil, yaşayan bir peyzaj olarak hayal edin. İşte tam da bu vizyonla, Moooi ve ünlü tasarımcı Yves Béhar, Alp zirvelerinden ilham alan modüler oturma sistemi Peaks’i sunuyor. Milano Tasarım Haftası’nda tanıtılan bu dikkat çekici koleksiyon, mekanlara esneklik ve dinamizm katarken, yüzyıllardır Avrupalıların hayal gücünü büyüleyen heybetli Alpler’in ruhunu evlere taşıyor.
İsviçre doğumlu tasarımcı Yves Béhar—ödüllü Fuseproject stüdyosunun kurucusu—için bu coğrafya, sayısız çocukluk anısının temelini oluşturur. Béhar, 20. yüzyılın sonlarında Vernor Panton ve Pierre Paulin gibi isimlerin ‘yaşam peyzajını’ kökten yeniden tanımladığı gibi, yenilikçi marka Moooi için de Peaks’i geliştirdi. Sistem, Alp zirvelerinin ve vadilerinin biçimsel çözümünü damıtarak, kolayca değiş tokuş edilebilen, birbirine geçen eşkenar üçgen modüllerden oluşan taze bir yaklaşım sunuyor.

Alplerden İlham Alan Form: Yaşam Alanında Bir Peyzaj
Peaks oturma sistemi, iç mekanlarda dinamik bir ‘yaşam peyzajı’ (living landscape) yaratma fikrinden doğmuştur. Béhar’ın çocukluğunun geçtiği Alpler’in eğimli ve değişken topoğrafyası, tasarıma doğrudan ilham kaynağı olmuştur. Eşkenar üçgen modüller, doğanın sürekli değişen, ancak bir o kadar da dengeli yapısını yatak odası, oturma odası veya çalışma alanı gibi farklı iç mekanlara taşıyor.
Bu modüllerin eğimli şekilleri, geriye yaslanma ergonomisine mükemmel uyum sağlarken, bir araya geldiklerinde sağlam bir düzlem de oluşturabilirler. Kullanıcılar, bu esneklik sayesinde kendi yaşam alanlarını kişisel ihtiyaçlarına göre özgürce şekillendirebilir. Günümüzün hızla değişen yaşam koşullarında, evlerimizin iç mekanları da sürekli adaptasyona ihtiyaç duyar. Peaks, bu adaptasyonu hızla sağlama yeteneğiyle öne çıkıyor.

Esnekliğin Dansı: Geometriyle Yeniden Şekillenen Konfor
Peaks, sadece estetik açıdan değil, fonksiyonellik açısından da tasarım dünyasına yeni bir soluk getiriyor. Sistem, farklı konfigürasyonlara imkan tanıyan, sökülüp takılabilir modüllerden oluşur. Bu modüler yapı, iç mekanlarda sıkça görülen statik ve kısıtlı etkileşimli mobilya anlayışının ötesine geçerek, hem yalnız kullanım hem de topluluk içinde paylaşılan anlar için akıcı bir deneyim sunuyor. Pandemi sonrası dönemde artan sanal yorgunluk çağında, fiziksel ve sosyal etkileşimi teşvik eden ‘sohbet çukuru’ (conversation pit) tipi oturma düzenlemeleri yeniden popülerlik kazanmıştır. Peaks, bu ihtiyaca modern ve estetik bir yanıt sunarak öne çıkıyor.
Merkeze Dönüş: Evin Kalbinde Oyun ve Sohbet Alanları
Yves Béhar, geleneksel oturma grubu anlayışına meydan okuyarak, evlerimizin sosyal merkezini yeniden canlandırmayı hedeflediğini belirtiyor. Onun için mobilya, sadece oturmak için değil, aynı zamanda etkileşim kurmak, oynamak ve bağ kurmak için bir araç olmalıdır.

“Oturma odası mobilyalarının bizi çok belirli biçimsel etkileşimlere zorladığını, uyarlanabilirlik ve merak duygusunu kaçırdığını hissediyorum,” diyor Béhar. “Peaks, evimde yetişkinleri ve çocukları bir araya getiren, anında ‘oyun’ hissi uyandıran merkezi bir mobilya parçası bulmaya yönelik kişisel bir denemeydi. Peaks kurulduktan kısa bir süre sonra, kahkaha ve yakınlık, oturma odamı defalarca evin merkezi haline getirdi.”
Béhar’ın bu sözleri, tasarım felsefesinin kalbinde yatan insan odaklı yaklaşımı gözler önüne seriyor. Peaks sistemi, sadece şık bir oturma birimi olmanın ötesinde, evlerimizde unuttuğumuz spontane etkileşimi, aile birliğini ve sosyal dinamizmi yeniden keşfetmemizi sağlayan bir köprü görevi görüyor. Yaşam alanlarınıza sadece form değil, ruh katan bu tasarım, modern evin kalbini yeniden atıştırıyor. Peki, siz de evinizde zirvelerden ilham alan bu dinamik değişime hazır mısınız?
Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 2 Mayıs 2026



