Amman Tasarım Haftası 2026: ‘Birikimler’ ile Hafıza ve Mekân
Yedi yıllık aradan sonra geri dönen Amman Tasarım Haftası, 2-17 Ekim 2026 tarihlerinde dördüncü kez kapılarını açıyor. 220’den fazla tasarımcıyı sergiler, enstalasyonlar, kamusal alan projeleri, söyleşiler, atölyeler ve performanslarla buluşturan etkinlik, Ürdün’ün Ras El Ain, Jabal Al Lweibdeh, Jabal Amman, Iraq Al Amir ve ilk kez Aqaba bölgelerine yayılıyor. Kraliçe Rania Al Abdullah tarafından 2016’da kurulan hafta, bu yıl “Birikimler” (Accumulations) temasıyla dönüyor.
‘Birikimler’ Ne Anlatıyor?
Tema, malzemelerin, anıların, bilginin, emeğin ve gündelik pratiklerin zaman içinde nasıl bir araya gelerek insanların yaşadığı mekânların bir parçası haline geldiğini inceliyor. Bu yaklaşım, 2026 edisyonuna şehirle doğrudan bir ilişki kazandırıyor. Sergiler, mevcut binalar, parklar, sokaklar, miras alanları ve peyzajlar üzerinde çalışılarak kurgulanıyor; böylece şehir ve çevresi, sergilerin deneyimlenme biçiminin bir parçası haline geliyor.

Küratöryel Yaklaşım ve Yeni Liderlik
Sergilerin küratörlüğünü, bölgede yaşayan mimar, eğitimci ve küratör Faysal Tabbarah üstleniyor. Architecture + Other Things (A+OT) kurucu ortağı olan Tabbarah, işleri gündelik pratikler, maddi çevreler ve kültürel hafıza arasındaki bağlantılar etrafında düzenliyor. Her proje, bir eser, arşiv belgesi, sözlü tarih, miras alet veya ekolojik referans biçiminde olabilecek bir “iz” ile birlikte sunuluyor.
Etkinliğin dönüşü, aynı zamanda yeni bir liderlik yapısını da beraberinde getiriyor. Ürdünlü mimarlık ve tasarım stüdyosu FADAA’nın kurucu ortakları mimarlar Sarah Hejazin ve Bisher Tabbaa, eş direktörler olarak atandı. Bu atama, giderek sergi yapımının ötesine geçen ve kamusal alan, eğitim, yerel üretim ve kültürel programlamaya yayılan bir etkinliğin yönetimine bir mimarlık pratiğinin yerleştirilmesi anlamına geliyor.

“Tasarım, sadece nesneler üretmek değil; bir şehrin hafızasını, sokaklarını, insanlarını ve zamanını okumaktır. Amman Tasarım Haftası, bu okumayı kolektif bir deneyime dönüştürüyor.”
Şehirle İç İçe Bir Tasarım Deneyimi
2026 edisyonu, sergilerin geleneksel galeri mekânlarının dışına taşınmasını ve şehrin dokusuna yayılmasını hedefliyor. Bu karar, tasarımı gündelik hayatın içine yerleştirmesi bakımından dikkat çekici. Ziyaretçiler, bir yandan Ürdün’ün kültürel mirasını keşfederken diğer yandan çağdaş tasarım pratiklerini deneyimleyecek. Etkinlik, hem yerel hem de uluslararası tasarımcılar için bir buluşma noktası olmayı amaçlıyor.

Editörün Yorumu:
Amman Tasarım Haftası’nın “Birikimler” teması, aslında hepimizin içinde yaşadığı ama çoğu zaman fark etmediği bir gerçeği hatırlatıyor: mekânlar, üst üste biriken katmanlardan oluşur. Bu yaklaşımı çok sevdim çünkü tasarımı sadece estetik bir mesele olmaktan çıkarıp, hafıza ve emekle ilişkilendiriyor. Özellikle sergilerin mevcut binalara, sokaklara ve parklara taşınması, tasarımı bir vitrin olayı olmaktan kurtarıp gerçek hayatın içine sokuyor. Ancak, 2019’dan 2026’ya kadar geçen uzun arada etkinliğin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerim var; bu tür büyük ölçekli etkinliklerin düzenli aralıklarla yapılması, yerel tasarım ekosistemi için hayati önem taşıyor. Türkiye’deki tasarım haftalarına baktığımızda, İstanbul Tasarım Bienali’nin benzer bir kesinti yaşadığını ve yeniden yapılanma sürecinde olduğunu görüyoruz. Amman’ın bu dönüşü, bölgesel bir ilham kaynağı olabilir. Sektörel öngörüm: Önümüzdeki yıllarda tasarım etkinlikleri, sergi mekânlarından çıkıp şehirle bütünleşen, katılımcı ve sürdürülebilir modellere evrilecek. Peki bu neden önemli? Çünkü tasarım, sadece güzel nesneler üretmek değil; kentlerin hafızasını ve toplumsal dokusunu şekillendirmektir.
Kaynak: ArchDaily | Yayın Tarihi: 2 Ekim 2026











