Arup’un Dajti Yaylası’ndaki Ahşap Dağ Evi: Doğayla Dans Eden Parçalı Hacimler
Sadece bir konut projesi değil, aynı zamanda doğayla kurulan incelikli bir diyalog: Arup Architecture Madrid imzalı Dajti Village, Arnavutluk’un başkenti Tiran’ın üzerindeki Dajti Yaylası’nda, sarp ve ormanlık bir araziye nazikçe yerleşiyor. Yoğun orman örtüsü, mevcut turizm tesisleri ve çevre altyapı arasında konumlanan proje, arazinin dramatik topoğrafyasına katı bir düzen dayatmak yerine parçalı bir stratejiyle yanıt veriyor.
Parçalı Kütle Stratejisi ve İnsan Ölçeği
Geliştirme, apartman ve apart otel programlarını barındıran iki ana yapıdan oluşuyor. Büyük monolitik bloklar olarak algılanmak yerine, cephe ve çatı peyzajı tasarımıyla hacimler daha küçük birimlere bölünüyor. Bu strateji, binalara genel boyutlarına rağmen daha insani bir ölçek kazandırıyor ve ormanlık peyzaj içinde daha rahat konumlanmalarını sağlarken mimari netliği koruyor.
“Doğal eğimleri takip eden parçalı bir mekânsal strateji, projenin temel tasarım felsefesini oluşturuyor.”
Merkezi Platform ve Topografyaya Uyum
Projenin kalbinde, iki ana binayı birbirine bağlayan ve aynı zamanda birincil ortak alan işlevi gören merkezi bir platform yer alıyor. Bu yükseltilmiş düzlem, sirkülasyonu ve toplanmayı organize ederek programlar arasında sürekli bir kamusal zemin oluşturuyor. Altında, kısmen gömülü bir otopark katı, altyapının topografyaya emilmesine izin veriyor ve üstteki peyzaj üzerindeki görsel etkisini azaltıyor.

Malzemenin Sessiz Gücü: Ahşap Dokunuş, Beton Sağlamlık
Hafif bir ahşap kabuk, daha sağlam bir beton yapının üzerine katmanlanarak kalıcılığı sıcaklık ve dokunsallıkla birleştiren ikili bir sistem oluşturuyor. Derin balkonlar ve verandalar her konutu dışarıya doğru uzatıyor, iç ve dış mekân arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor ve çevredeki orman ile uzak dağ manzaralarına sürekli görsel bağlantılar çerçeveliyor.
Vernakülerden Çağdaş Yorum: Kırık Çatılar ve Mütevazı Palet
Eğimli çatılar ve sade bir malzeme paletiyle Arup Architecture Group, doğrudan alpin mimariden değil, geleneksel dağ köylerinin mantığından ilham alan bir geometrik dil geliştiriyor. Kompozisyon, kümelenmiş, kademeli hacimlerle oluşan vernaküler yerleşimlerin arazi, ölçek ve yakınlığa uyum sağlama biçimini yansıtıyor; sonuçta ormanlık peyzaj içinde dağ yapı tiplerinin çağdaş bir yorumu ortaya çıkıyor. Dajti Village, 3 Haziran 2026’da Bread & Heart Festivali’nde halka sunulacak.
Editörün Yorumu: Dajti Village, büyük ölçekli konut projelerinin doğal peyzajla nasıl baş edebileceğine dair incelikli bir örnek. Parçalı kütle stratejisi ve malzeme seçimi takdire şayan; ancak projenin gerçek anlamda ‘sürdürülebilir’ olup olmadığını sorgulamadan edemiyorum. Ahşap kaplama ve beton iskelet kombinasyonu estetik olsa da, karbon ayak izi ve yerel malzeme kullanımı konusunda daha fazla bilgi verilmeli. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki yayla evleri veya Bolu gibi ormanlık alanlardaki turizm projeleri için ilham verici olabilir. Önümüzdeki yıllarda, bu tür ’topografyaya saygılı’ parçalı hacimlerin, özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni imar yönetmelikleriyle birlikte Türkiye’de daha fazla örnek göreceğimizi düşünüyorum.
Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2026