Avusturya, Venedik Bienali’nde Pavyonunu Bosna Hersek’e Devrediyor
Avusturya, 2027 Venedik Mimarlık Bienali için hazırladığı “Koncesija / Konzession / Concession(e)” projesiyle sınırları ve ulusal temsiliyet kavramlarını sorguluyor. Proje, Giardini’deki Avusturya Pavyonu’nu Bosna Hersek’e geçici olarak devretmeyi öneriyor. Bu hamle, bienalin en cesur jestlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Projenin Arkasındaki Fikir
Mimarlar Adna Babahmetović ve Ajna Babahmetović ile küratör Sebastian Höglinger tarafından hazırlanan proje, Bosna Hersek’in Giardini’de ulusal bir pavyonunun olmamasına bir yanıt olarak doğdu. Pavyon, sabit bir sergi yerine evrilen bir küratoryal çerçeve olarak tasarlandı.

“Pavyon bir müzakere alanı haline geliyor; burada ulusal temsil, diplomasi ve mimari değişim sorgulanıyor.”
Tarihsel ve Kültürel Bağlantılar
Proje, Bosna Hersek ile Avusturya arasındaki tarihsel, kültürel ve ekonomik bağları inceliyor. Göç, savaş sonrası yeniden yapılanma ve diaspora toplulukları gibi konuları ele alıyor. Özellikle, Saraybosna’daki 1984 Kış Olimpiyatları için Ivan Štraus tarafından tasarlanan Holiday Inn otelinin lobisinin yeniden inşası dikkat çekiyor. Bu lobi, Josef Hoffmann’ın 1934’te açılan pavyonunun içinde serginin ana toplanma alanı olacak.

Mimari Bir Jest
İmtiyaz (concession) kavramı, hem sembolik bir jest hem de küratoryal bir araç olarak kullanılıyor. Bu yaklaşım, mimarlık ve bölgesel kimlik üzerine farklı perspektifleri bir araya getiriyor. Pavyon, tartışmalar, film gösterimleri ve kamusal programlarla canlı bir platform haline gelecek.

Editörün Yorumu: Bu proje, bienal gibi küresel platformlarda ulusal temsilin ne kadar kırılgan ve politik olduğunu gösteriyor. Avusturya’nın bu jesti, aslında kendi pavyonunun da bir “imtiyaz” olduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, örneğin İstanbul Bienali’nde farklı ülkelerle ortak pavyonlar deneyebilir. Önümüzdeki yıllarda bu tür işbirliklerinin arttığını göreceğiz; çünkü mimarlık, sınırları aşan bir dil. Ancak, Holiday Inn lobisinin yeniden inşası nostaljik bir hava katıyor; keşke daha güncel bir Bosna Hersek mimarlığına odaklanılsaydı. Yine de, bu proje bienalin en cesur hamlelerinden biri olacak.






Kaynak: ArchDaily | Yayın Tarihi: 7 Temmuz 2026
