106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı
Barcelona’nın Sarrià semtinde, 1919’dan kalma bir apartmanın içindeki 36 metrekarelik daire, NOT A STUDIO imzasıyla yeniden hayat buldu. 15 metrekarelik bir asma katı da bulunan bu kompakt alan, nesiller boyu aile mülkiyetinde kalmış. Yeni müdahale, yıllar içinde eklenen bölmeleri kaldırarak mekanın orijinal hacmini geri kazandırmış ve neredeyse beş metrelik tavan yüksekliğini vurgulamış.
Yapıyı Açığa Çıkarmak: Renk Kodlu Bir Düzenleme
Proje, binanın yaşını gizlemek yerine orijinal yapısal elemanları gözler önüne seriyor. Kirişler ve kolonlar mavi, yeşil ve sarı tonlarında boyanarak işlevsel öğeler görsel işaretçilere dönüştürülmüş. Bu renk paleti, mutfağın üzerinde asılı duran mavi kemerli aydınlatma elemanından yeşil yapısal desteklere ve soluk dolaplara kadar tüm daireye yayılıyor.

“Renk, apartmanın yapısal çerçevesini vurgulamak ve kompakt ayak izi içinde farklı bölgeleri tanımlamak için kullanılmış.”
Malzemenin Sessiz Gücü: Tarihle Diyalog
Açıkta bırakılmış tuğla duvarlar, kontrplak doğramalar, paslanmaz çelik yüzeyler ve fayans kaplı duvarlar, mekana malzeme zenginliği katarken binanın geçmişine dair izleri koruyor. Müdahale, tarihi bir iç mekanı yeniden inşa etmek yerine, orijinal dokuyla bir arada var olan çağdaş bir katman oluşturuyor.

Küçük Apartmanlar İçin Bir Model
Proje, küçük kentsel apartmanların çıkarma yoluyla nasıl yeniden yapılandırılabileceğini gösteriyor. Bölmeleri kaldırarak ve orijinal yapıyı ortaya çıkararak, uzun süredir aileye ait olan bu ev, çağdaş yaşam için yeniden yorumlanırken geçmişle bağını koruyor.

Editörün Yorumu: Bu proje, özellikle Türkiye’deki küçük apartman dairelerine ilham verebilir. Bizde genelde mevcut alanı bölerek daha fazla oda yaratma eğilimi var, oysa bu örnekte olduğu gibi açıklık ve yükseklik hissi, dar alanlarda ferahlık yaratmanın anahtarı. Renk kullanımı da cesur; ancak bizim kültürümüzde daha pastel tonlar tercih ediliyor. Yine de yapısal elemanları renklendirme fikri, endüstriyel tarzı sevenler için harika bir esin kaynağı. Önümüzdeki yıllarda, özellikle genç profesyonellerin yaşadığı şehir merkezlerinde bu tür ‘çıkarma’ odaklı renovasyonların arttığını göreceğimizi düşünüyorum.
Peki bu neden önemli? Çünkü her metrekarenin değerli olduğu kentlerde, mevcut yapıyı yok sayarak değil, onunla işbirliği yaparak yaşam alanları yaratmak hem ekonomik hem de sürdürülebilir bir yaklaşım. Üstelik bu proje, tarihi dokuya saygı duyarak çağdaş bir yaşam sunmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor.






Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 23 Haziran 2026








