BIG’in Kireçtaşı Perdeleri: Hırvatistan’da Müzik Salonu
Bjarke Ingels Group (BIG) ve geliştirici Marko Pepunić, Hırvatistan’ın doğusundaki Çepin’de yükselen EVE Music Hall’ın yeni görsellerini paylaştı. Slavonya bölgesi için bir kültür destinasyonu olarak tasarlanan 10.000 metrekarelik mekân; canlı müzik salonu, kongre merkezi, sergi alanları, kafe, çatı etkinlik alanları ve açık hava toplanma alanlarını bir araya getiriyor. 2027 başında açılması planlanan proje, BIG’in Hırvatistan’daki ilk binası ve tamamlanan ilk müzik performans mekânı olacak.
Slavonya Ovası’nda İki Anıtsal Hacim
Doğu Hırvatistan’ın uçsuz bucaksız tarım arazilerinde yükselen EVE Music Hall, iki anıtsal hacim olarak beliriyor: Büyük yapı canlı müzik salonunu, küçük olan ise kongre ve tamamlayıcı programları barındırıyor. Ortak bir fuaye etrafında konumlanan iki mekân, bağımsız veya eş zamanlı çalışabiliyor; böylece konserlerden sergilere, konferanslardan festivallere geniş bir etkinlik yelpazesine ev sahipliği yapabiliyor. İç mekânlar toplamda yaklaşık 4.000 ziyaretçiyi ağırlarken, çevredeki açık alanlar büyük ölçekli etkinliklerde 25.000 kişiye kadar kapasite sunuyor.

Kireçtaşından Tiyatro Perdeleri
BIG, binayı yerel kaynaklı kireçtaşı panellerle kaplıyor. Paneller, yere doğru inen dalgalı kıvrımlar oluşturarak performansların başladığı tiyatro perdelerini çağrıştırıyor. Heykelsi cepheler, çevredeki tarlalara karşı belirgin bir silüet yaratırken, girişleri ve iç mekânı gösteren stratejik açıklıkları çerçeveliyor. Bu jest, projenin hem kültürel altyapı hem de simge yapı olarak ikili kimliğini güçlendiriyor.
“EVE Music Hall, Slavonya tarlalarının sonsuz ufkunda müzikal bir patlama olarak tasarlandı,” diyor BIG’in kurucusu Bjarke Ingels. “İki konser salonu, biri büyük biri küçük, aralarında bir kamusal alan oluşturuyor. Ahşap ve taştan cepheler, kumaş gibi dökülerek salonların dikeyliğini manzaranın yataylığıyla birleştiriyor.”

İç Mekânda Süreklilik ve Esneklik
Ziyaretçiler, peyzajlı yaya yollarından geçerek iki salon arasındaki merkezi fuayeye ulaşıyor. İçeride, asma ahşap kirişler kıvrılarak çadır benzeri bir çatı yapısı oluşturuyor ve kamusal toplanma alanını hareketlendiren entegre oturma elemanlarına dönüşüyor. Konser salonlarını çevreleyen aynalı duvarlar, gün ışığını ve hareketi yansıtarak iç mekânı görsel olarak genişletiyor ve ziyaretçileri kırsal manzarayla bağlantıya geçiriyor.
Ana müzik salonu, oturmalı konserler, orkestra performansları, ayakta dinleyici ve büyük ölçekli prodüksiyonlar gibi çeşitli formatlara uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış. Kongre salonu ise konferans, sunum ve sergiler için esnek konfigürasyonlar sunuyor. Çatı etkinlik alanları ve açık hava festival alanları, programı binanın ötesine taşıyarak yıl boyu kullanımı mümkün kılıyor.

Editörün Yorumu: BIG’in bu projesi, cephe tasarımındaki teatral yaklaşımıyla öne çıkıyor. Kireçtaşı panellerin “perde” metaforu, binanın işleviyle doğrudan bağ kuruyor ve mimariyi bir performans nesnesine dönüştürüyor. Ancak, bu güçlü görsel ifadenin iç mekânda aynı ölçüde sürdürülüp sürdürülemeyeceği merak konusu. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, örneğin İstanbul’da yeni yapılan bir konser salonunda uygulanabilir; ancak yerel malzeme kullanımı ve bağlamla diyalog açısından BIG’in bu projesi örnek alınabilir. Önümüzdeki yıllarda, kültür yapılarında “perdelenmiş” cephelerin daha sık göreceğimizi düşünüyorum.
Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 4 Haziran 2026






















