Güvelerin Gözünden Bahçe: Renklerin Gizli Dünyası
Bir bahçenin renkleri, orada yaşayan her canlı için aynı mı? Brüksel merkezli sanatçı Adrien Lucca ve ekibi, 2026 Ars Electronica Festivali’nde sundukları “Parallel World” adlı yaşayan bahçe enstalasyonuyla bu soruya görsel bir yanıt veriyor. Gerçek bitkiler, bilgisayar kontrollü LED sistemlerle aydınlatılarak çiçeklerin bir güve için nasıl görünebileceği sorusuna kapı aralıyor. Küçük bir kapalı çayırı andıran yerleştirme, belirli aralıklarla görünümünü değiştirerek izleyiciyi farklı bir algı dünyasına davet ediyor.
Işık Değişince Bahçe de Değişiyor
Enstalasyonda ince saplar yoğun yeşilliklerin üzerinde yükseliyor, pembe çiçekler etrafa dağılmış durumda. Işık kaydığında, her çiçek aynı yerde kalmasına rağmen bahçe tamamen farklı bir renk kompozisyonuna bürünüyor. Mavimsi ışık altında yeşil yapraklar kahverengiye veya neredeyse siyaha dönüşürken, çiçekler çevrelerine göre alışılmadık derecede parlak hale geliyor. Bu dönüşüm, bitkilere ulaşan ve izleyiciye yansıyan ışığın dalga boylarından kaynaklanıyor.

Basit ama Derin Bir Görsel Deney
Aslında bu, basit bir görsel deney ama ardında çarpıcı bir fikir var: Bir bahçeyle ilişkilendirdiğimiz renkler, orada var olanın yalnızca bir yorumu. Aynı bitki düzeni, başka bir canlı için çok farklı görünebilir. Studio Adrien Lucca’nın bu işi, alacakaranlıkta bile renkleri ayırt edebilen gece tozlaştırıcısı fil sarmalı güvesinin (Deilephila elpenor) görsel sisteminden ilham alıyor.
İnsanlar gün battıktan sonra renk algısını yavaş yavaş kaybederken, bu böcekler gece gökyüzünün soluk aydınlatması altında çiçekleri tanımlamaya devam edebiliyor. Gözleri, spektrumun mavi-yeşil bölgesinin yanı sıra ultraviyole dalga boylarına da tepki veriyor; bu da onlara insan algısının ötesinde görsel bilgiye erişim sağlıyor. 2002’de Nature dergisinde yayımlanan araştırma, türün soluk yıldız ışığına benzer koşullarda renkleri ayırt edebildiğini ortaya koymuştu.

Bilim ve Tasarımın Ortaklığı
Lucca, 2026 enstalasyonunu renk bilimci Ali Aiman Raza, araştırmacı Colas Schretter ve böcek görüşü üzerine çalışan biyolog Marko Ilić ile birlikte geliştirdi. Ekip, programlanabilir aydınlatma kullanarak güvenin görsel ortamının bazı yönlerini insan ziyaretçilerin deneyimleyebileceği renklere dönüştürüyor.
“Bir bahçenin birkaç görsel dünyayı aynı anda barındırabileceğini keşfetmek, algının ne kadar göreceli olduğunu hatırlatıyor. Işık değiştiğinde, aslında aynı yerde farklı bir gerçeklik açılıyor.”

Elbette bu yaklaşımın sınırları var: İnsan gözü ultraviyole ışığı doğrudan algılayamaz ve güvenin bileşik gözleri görsel bilgiyi bizden farklı işler. Yine de değişen bahçe, aksi halde erişilemeyecek bir duyusal deneyime yaklaşmak için somut bir yol sunuyor.
Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Deney
Proje, Lucca’nın bitki pigmentasyonu ve yapay ışıkla yaptığı önceki deneylerden doğdu. 2022’de Brüksel merkezli LMNO Gallery ve Belçikalı tohum üreticisi Ecosem ile birlikte, programlanabilir lambalarla aydınlatılan kır çiçeklerinden oluşan “Mondes parallèles” enstalasyonunu gerçekleştirmişti. Spektrumu ayarlayarak, ekim içindeki renk ilişkilerini değiştirebiliyor, bazı çiçekleri öne çıkarırken diğerlerini geri planda bırakabiliyordu.

Tasarımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu enstalasyon, tasarımcılara ışığın ve rengin algı üzerindeki gücünü hatırlatıyor. Mekân tasarımında, sergileme düzenlemelerinde veya kullanıcı deneyiminde renk seçimlerimizin ne kadar bağlama bağlı olduğunu gösteriyor. Peki bu neden önemli? Çünkü tasarım, yalnızca insan gözüne hitap etmek zorunda değil; farklı canlıların algı dünyalarını da hesaba katarak daha kapsayıcı ve sürdürülebilir mekânlar yaratabiliriz.
Editörün Yorumu
Adrien Lucca’nın işi, tasarımın sadece estetik değil, aynı zamanda bir algı mühendisliği olduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de son yıllarda artan biyofilik tasarım ve duyusal deneyim odaklı projeler, bu tür bilimsel yaklaşımlara açık. Ancak yerel bağlamda, özellikle kamusal alanlarda ışık kirliliği ve enerji verimliliği gibi konuları da düşünmek gerekiyor. Bu enstalasyon, tasarımcılarımıza doğayı taklit etmek yerine onunla işbirliği yapmayı öneriyor. Gelecekte, farklı canlıların algısına yönelik tasarımların şehir planlamasında daha fazla yer alacağını öngörüyorum.
Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 3 Kasım 2026




