Elliot March: Tasarımda Manzarayı Öncü Yapmak
Mimarlık ve iç mekân tasarımı dünyasında, bazı isimler sadece projeleriyle değil, tasarıma yaklaşımlarıyla da iz bırakır. MAWD | March and White Design’ın kurucu ortağı Elliot March, işte tam da bu isimlerden biri. Edinburgh Üniversitesi’nde tesadüfi bir karşılaşmayla başlayan hikâyesi, bugün küresel ölçekte tanınan bir tasarım pratiğine dönüşmüş durumda. March, tasarım felsefesini “Manzaranın öncülük etmesine izin vermek” olarak özetliyor.
Tesadüflerle Başlayan Yolculuk
Elliot March ve James White, Edinburgh Üniversitesi’nde aynı derse geç kaldıklarında tanışırlar. “Mimarlık ve tasarıma duyduğumuz ortak merak sayesinde hemen bağ kurduk,” diyor March. İkili, kariyerlerinin başlarında büyük firmalarda çalışarak deneyim kazanır. White, iç mekân tasarımına ve mekânın birey üzerindeki etkisine odaklanırken, 2010 yılında birlikte MAWD | March and White Design’ı kurarlar. Bu yeni özgürlük, projelere daha bütüncül bakmalarını ve kendi bakış açılarını geliştirmelerini sağlar.

MAWD, lüks İngiliz iç mekân tasarımı firmasından global bir pratiğe evrilirken, March bu dönüşüme liderlik eder. Ekipleri otel, konut ve yat projeleri gibi farklı ölçeklerde işler tamamlar. March için önemli olan, belirli bir görünümle gelmek değil; mekânın kendi dinamiklerini keşfetmektir.
“Mimarlık, konum, ışık, malzemeler ve mekânın günlük yaşamı bizi bir yere götürsün isterim. Tüm bunlar doğal bir şekilde bir araya geldiğinde, ortaya çıkan sonuç oraya ait hissediyor.”

İlham Veren Beş Mekân
March, Design Milk’e verdiği röportajda kendisine ilham veren beş mekânı paylaşıyor:
1. Miami, Wynwood
Wynwood’daki The Cloud One Hotel & Residences projesi üzerinde çalışırken, bölgenin enerjisinden çok etkilenmiş. “Duvar resimlerinin endüstriyel arka planla oluşturduğu gerilim ve ham malzemelerle ifade arasındaki sürekli çatışma beni cezbediyor,” diyor. Bu kontrast, projenin Wynwood’a ait hissettirmesi için ilham kaynağı olmuş.

2. Paso Robles, Kaliforniya
Paso Robles’deki şarap imalathaneleri, manzarayla kurdukları ilişki ve mimarinin bu manzara içinde sessiz kalabilmesiyle March’ı etkiliyor. Yerel taş, ahşap, beton ve yıpranmış malzemelerin dokusu, mekâna hem sağlam hem de dokunsal bir nitelik katıyor. Binalar, çevredeki bağlarla yarışmak yerine onları çerçeveliyor.
3. Yucca Valley, Kaliforniya
Gün batımında Yucca Valley’de bisiklet sürmek, March için zihnini boşaltmanın en iyi yollarından biri. “O saatte manzara hızla değişiyor. Renkler ısınıyor, gölgeler uzuyor ve yüzlerce kez geçtiğiniz şeyler birden farklı görünüyor,” diyor. Bu deneyim, yavaşlamayı ve etrafı gerçekten görmeyi hatırlatıyor.

4. San Sebastián, İspanya
San Sebastián’daki Parte Vieja semtinde dolaşmak, March’a detayların karakterini hatırlatıyor. Yıpranmış taşlar, boyalı cepheler, balkonlar, ahşap ve kiremitli eşikler, tarihin katmanlarını bir arada sunuyor.
5. Beşinci Mekân
March’ın paylaştığı beşinci mekân, yazının devamında yer alıyor. (İçerik burada kesiliyor, ancak March’ın ilham kaynakları çeşitliliği ve derinliğiyle dikkat çekiyor.)

Projelerden Yansımalar
March’ın projeleri, bu ilham kaynaklarının somut yansımalarını taşıyor. The Cloud One Hotel & Residences Wynwood, bölgenin ham enerjisini ve ifade özgürlüğünü içselleştirirken; Paso Robles’deki çalışmalar, malzeme ve doğanın uyumunu ön plana çıkarıyor. March’ın tasarım anlayışı, mekânın ruhunu yakalamak ve kullanıcıya o ruhu hissettirmek üzerine kurulu.
Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 19 Eylül 2026





