Geçici Yapılar, Kalıcı Kent: Concéntrico 12
Bir şehir, geçici yapılarla kalıcı izler bırakabilir mi? Logroño’da bu soru, Concéntrico 12 ile yeniden gündeme geliyor. 2015’ten beri İspanya’nın bu orta ölçekli kentini açık hava stüdyosuna çeviren festival, 12. edisyonunda tasarımı sergi salonlarından sokaklara taşıyor. Kimlik, ekoloji ve geçicilik temaları etrafında şekillenen 20’den fazla proje, kentin boşluklarını birer karşılaşma mekânına dönüştürüyor.
Tasarımı vitrine hapsetmek yerine yaşamın içine sokmayı hedefleyen etkinlik; mimarları, tasarımcıları ve araştırmacıları farklı coğrafyalardan bir araya getiriyor. Onların ortak amacı, betonlaşmanın gölgesinde kalan kamusal alanı yeniden düşünmek. Festivalin kurucularının deyimiyle amaç, “mimarlığı kaideden indirmek”. Yani kentlinin beklemediği bir anda, sıradan bir köşede beliren yapıyla kurduğu temastan doğan o küçük sarsıntıyı yaratmak. İnsanlar dolaşırken kendilerini birden bir enstalasyonun içinde buluyor; işte bu karşılaşma, tasarımın gücünü hatırlatan anlar doğuruyor.

Küratöryel Hatlar: Kimlikten Ekolojiye
Festivalin bu yılki küratöryel çerçevesi üç hatta uzanıyor: kimlik, ekoloji ve geçicilik. Her bir hat, çağdaş kentte mimarlığın rolüne dair farklı bir öneri getiriyor.
Hafızanın İnşası: Kimlik ve Kurgu
Kentsel mekânın sadece fiziksel bir zemin değil, aynı zamanda bir bellek alanı olduğunu savunan bu yaklaşım; mimarlığı, gömülü hikâyeleri gün yüzüne çıkaran bir araç olarak konumlandırıyor. Bu kategoride dikkat çeken projelerden biri, Şilili mimar Smiljan Radic’in gezici bir sirki kolektif bir yapıya dönüştüren yerleştirmesi. Bence festivalin en cesur işlerinden biri; sirkin geçiciliği, hafızanın sürekliliğiyle eşleşiyor. OFREIA’nın nehir peyzajındaki tarihi yıkanma pratiklerini ve anılarını araştıran çalışması ise su-bellek ilişkisini poetik bir dille ele alıyor.

İklimle Dans: Kentsel Ekoloji
Mimarlık-iklim ilişkisini malzeme ve peyzaj üzerinden sorgulayan bu kategoride, NOOF Group’un mikro iklimler yaratabilen deneysel pavyonları dikkat çekiyor: sıcaklık ve nem değerlerini değiştirerek kentte alternatif iklim adacıkları oluşturuyorlar. Ortamın algısını farklılaştıran bu yapılar, ziyaretçiyi iklim değişikliğinin olası etkileriyle yüzleştiriyor. Sahra Hersi’nin sivil bahçesi ise ekim, hasat ve tohum takası için kamusal bir alan öneriyor; gıda güvenliği ve topluluk dayanışması gibi güncel meseleleri tasarımın merkezine alıyor. Bu proje, özellikle kent tarımına ilgi duyanlar için ilham verici.
Anlık Karşılaşmalar: Geçici Aktörler
Geçiciliği sosyal dinamikleri harekete geçiren bir katalizör olarak gören bu anlayış, yapıları kullanıcıların deneyimine açıyor. Gabriel Fontana’nın Multiform’u, çok işlevli bir buluşma noktası olarak tasarlanmış; esnek strüktürü sayesinde farklı etkinliklere ev sahipliği yapıyor. AAU Anastas’ın kentsel dinleme kapsülleri, çevresel sesleri yeni bir perspektiften deneyimleme imkânı sunuyor. Future Firm ise nehir kenarındaki parkı bir yaya köprüsüyle buluşturuyor; alt ve üst kotlar arasında kaybolan bağlantıyı, geçici bir müdahaleyle yeniden kuruyor. Özellikle bu son proje, kentin görmezden gelinen geçiş akslarını hatırlatması açısından değerli.

Festivaller Neden Önemli?
Concéntrico’nun en güçlü yanı, tasarımı seyirlik bir nesne olmaktan çıkarıp kentlinin deneyimine açması. Atıl alanlar, geçici müdahalelerle kamusal yaşama kazandırılıyor. Bu yaklaşım, kentsel dönüşümün tepeden inmeci pratiklerine alternatif bir model sunuyor. Üstelik tasarımcılara, gerçek ölçekte ve gerçek kullanıcılarla çalışma şansı veriyor; bir anlamda büro içi üretimin dışına çıkan bir öğrenme alanı yaratıyor. Peki bu neden önemli? Çünkü tasarımın yalnızca estetik bir mesele değil, toplumsal bir süreç olduğunu hatırlatıyor.
“Şehri bir şantiyeye dönüştürmek, sadece inşa etmek değil; aynı zamanda kentlilerle birlikte düşünmek demek.” Bu festivalin felsefesi, tam da bu cümlede saklı.


































































