Gözden Kaçan Kitap Detayı: Endband Artık Bir Heykel Oldu
Her elinize aldığınız kitapta bir sır saklı. Sayfalardaki hikâye değil kastettiğim; sırtına gizlice işlenmiş, çoğu okurun hiç fark etmediği küçük bir zanaat eseri. Singapurlu sanatçı Adelene Koh, bu görünmez detayı “Endless” (2025) adlı dev heykeliyle gün yüzüne çıkarıyor. Kağıt, nakış ipi ve alüminyum telden örülen halka formu, ilk bakışta bir torusu anımsatıyor; ama aslında kitap ciltçiliğinin en mahrem öğesini görünür kılıyor.
Kitabın Sırtındaki İnce İş: Endband
Endband, kitabın sırtının üst ve alt köşelerine dikilen hem yapısal hem dekoratif bir şerit. Renkli ipliklerle oluşturulan bu detay, cildi sağlamlaştırırken göze de hitap eder. Ne var ki kapağın kapanmasıyla birlikte çoğu zaman gözden kaybolur. Koh, bu saklı öğeyi başlı başına bir objeye dönüştürerek bizleri kitabın bedenine daha yakından bakmaya davet ediyor.

Endless: Görünmeyeni Görünür Kılmak
“Endless”, halka formuyla sakin ve meditatif bir etki bırakıyor. Ölçeği, renk yoğunluğu ve tekrar eden yapısı insanı durup düşünmeye zorluyor. Heykel, 18. ve 19. yüzyıl İngiliz dikiş yöntemi olan “front bead” tekniğiyle, alüminyum tel bir çekirdek etrafında inşa edilmiş. El katlaması ve kesimiyle hazırlanan kağıt formlar, “quire” adı verilen katmanlar halinde eklenmiş. Bu detaylar, işin ne denli emek yoğun olduğunu her yaklaştığınızda hissettiriyor.
“Öyle bir obje ki yavaş olmayı ödüllendiriyor, acele bakışı cezalandırıyor.”

Malzemenin Dönüşümü: Kırılgan Kalıcı Olur mu?
Burada kağıt, kırılganlığın simgesiyken yapının bel kemiğine dönüşüyor. İplik, tel ve kağıt; geçicilikle anılan üç malzeme birleşince kalıcı ve çözümlenmiş bir his veriyor. Bu tersine çevirme, tasarım dünyasında değerli ile değersiz arasındaki hiyerarşiyi de sorgulatıyor.
Zanaatın Yeni Sahnesi: Loewe Ödülü
“Endless”, 2026 Loewe Vakfı El Sanatları Ödülü’nde kısa listeye kaldı. Geleneksel teknikleri çağdaş malzemelerle harmanlayan bu iş, ödülün aradığı dengeyi kusursuz yansıtıyor. Koh, kitap ciltçiliğinin yüzlerce yıllık mirasını bugünün sanat diline taşıyor.

Peki bu neden önemli? Çünkü dijitalleşmenin hızlandırdığı dünyada, kitabın fiziksel varlığı ve içindeki el emeği giderek daha çok kıymetleniyor. Koh’un heykeli, bize okuma eyleminin dokunsal hafızasını hatırlatıyor.
Editörün Yorumu
Zanaat ile kavramsal tasarım arasındaki bu geçiş, beni Anadolu’daki el yazması tezhip ve ciltçilik geleneklerine götürdü. Türkiye’de de unutulmaya yüz tutmuş bu teknikler, benzer bir cesaretle çağdaş bir dille yeniden yorumlanabilir. Koh’un işi takdire değer; ancak devasa ölçeği, onu erişilmez ve ikonik bir nesneye dönüştürürken asıl zanaatin “küçük ve gizli” doğasını gölgede bırakıyor olabilir. Belki de sıradaki trend, zanaatı insan ölçeğinde, minimal ve içten biçimde yeniden sunmak olacak. Geçmişe bu özenli selam, umarım daha çok tasarımcının arşivlere ve atölyelere yönelmesini sağlar.


Kaynak: Yanko Design | Yayın Tarihi: 3 Ağustos 2026
