Ana Sayfa Haberler Mimarlık

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Sahneye Taşıdı

Issey Miyake, Matisse'in 'Salyangoz' eserinden ilhamla tasarladığı kıyafetleri Tate Modern'de performans sanatıyla buluşturdu. Pliye tekniği ve canlı koreografi ile izleyiciyi içine alan bir deneyim.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Sahneye Taşıdı

Londra’daki Tate Modern’in Güney Tankı’nda, 16 Eylül 2026 akşamı gerçekleşen performans, izleyicileri daha kapıdan girerken içine alıyor. Zemin soluk keçeyle kaplı; beton duvarın çevresine yerleştirilmiş banklar ve merkeze yakın dağınık tekli sandalyeler… Yerde ise Henri Matisse’in 1953 tarihli Salyangoz (The Snail) eserindeki kağıt kesiklerinden birinin formunda pliseli bir giysi uzanıyor. Derken bir performansçı keçenin bölümlerini kaldırmaya başlıyor ve altından başka giysiler çıkıyor.

HOMME PLISSÉ ISSEY MIYAKE’nin OPEN STUDIO serisinin ikinci edisyonu olan bu etkinlik, izleyiciyi dansın yapısının tam içine yerleştiriyor. Performansçılar tek tek konuklara yaklaşıp onları One One One seanslarına davet ediyor. Ioannis Mandafounis’in geliştirdiği bu formatta dansçı, karşısındaki kişiye tepki olarak anında koreografi üretiyor. Göz teması alışverişi ayakta tutuyor. Etraflarında ise salonun geri kalanı bu karşılaşmaların tek tek şekillenişini izliyor.

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Tate Modern’de Sahneye Taşıdı

Matisse’in Formları Bedenlerde Hareket Kazanıyor

Seanslar sürerken performansçılar keçenin altından giysiler çekip üzerlerine geçiriyor. Salyangoz‘dan tanıdık şekiller odanın içinde bağımsız olarak hareket etmeye başlıyor. Matisse’in kompozisyonunda renkli kağıtlar beyaz zemin üzerinde düz durur. Burada ise aynı geometriler omuzlara ve gövdelere yayılıyor; HOMME PLISSÉ ISSEY MIYAKE’nin plileri her hareketle genişleyip daralıyor.

Fikir, tasarım ekibinin eserle ilk karşılaşmasından doğmuş. Ekip, “her kağıt kesiğini bir giysiye dönüştürerek canlandırmak” istediklerini ve pliye sürecini kullanarak Matisse’in formlarına başka bir hareket kazandırdıklarını söylüyor. Performans boyunca dansçılar defalarca kıyafet değiştiriyor ve çıkardıkları parçaları sahneye yayıyor; bu da bir zamanlar Matisse’in atölyesini dolduran gevşek kağıt formlarını hatırlatıyor. Kaynak görüntü merkezde sabit kalmak yerine yavaş yavaş odanın her yanına dağılıyor.

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Tate Modern’de Sahneye Taşıdı

Güney Tank: Her Yöne Açılan Bir Sahne

Güney Tank, bu alışverişe her yöne hareket etme imkânı tanıyor. Ham beton çevre, geniş ve açık bir zemin oluşturuyor; oturma düzeni ise insanları performans alanının tam içine gömüyor. Geniş açılardan bakıldığında dansçılar oturan konukların arasında dolaşırken diğer performansçılar odanın uzak köşelerini tutuyor. Dikkat sürekli kayıyor. İzleyen bir kişi aniden izlenen kişiye dönüşebiliyor.

“Bu mekân kurgusu, Mandafounis’in One One One metoduna tam oturuyor: İzleyicinin varlığı, dansçının hareketini belirliyor ve her karşılaşma kendi süresiyle, kendi ritmiyle var oluyor.”

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Tate Modern’de Sahneye Taşıdı

Bu yöntem, dansçılardan izleyicinin varlığının yarattığı duyumları harekete dönüştürmelerini istiyor. Seyirci sadece orada olarak olanları etkiliyor. Dış duvar boyunca oturan herkes ise odanın içinde şekillenen bir dizi küçük performansı, her biri kendi geçici merkeziyle izliyor.

Tasarımın Sınırlarını Zorlayan Bir Buluşma

Issey Miyake’nin bu işi, moda ile performans sanatı arasındaki çizgiyi iyice bulanıklaştırıyor. Giysi burada sadece giyilen bir nesne değil; koreografinin bir parçası, hareketin taşıyıcısı. Matisse’in kağıt kesikleri ise iki boyutlu düzlemden çıkıp üç boyutlu bedenlere, oradan da zamana yayılan bir dansa dönüşüyor.

Issey Miyake, Matisse’in Kağıt Kesiklerini Tate Modern’de Sahneye Taşıdı


Bu tür işler, modanın sadece giyilebilir olmakla kalmayıp aynı zamanda performatif bir sanat formu olabileceğini gösteriyor. Peki, bu neden önemli? Çünkü tasarım, disiplinler arası bir diyalog kurarak izleyiciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir katılımcıya dönüştürüyor.

Editörün Yorumu

Issey Miyake’nin bu işi, moda ve performans sanatı arasındaki sınırları eritirken, tasarımın mekânla ve bedenle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmemizi sağlıyor. Türkiye’de de benzer disiplinler arası projelerin artması, özellikle İstanbul Bienali gibi platformlarda moda tasarımcılarının performans sanatçılarıyla işbirliği yapması, yerel tasarım ekosistemine taze bir soluk getirebilir. Ancak, bu tür işlerin sürdürülebilirliği için kurumsal destek ve fonlama mekanizmalarının güçlendirilmesi şart. Önümüzdeki yıllarda, dijital ve fiziksel deneyimlerin iç içe geçtiği hibrit performansların yükselişine tanık olacağız; Miyake’nin bu çalışması, o geleceğin habercisi gibi.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 19 Eylül 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×