Ana Sayfa Haberler Endüstriyel Tasarım

James Turrell’in 100. Skyspace’i: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

James Turrell'in ARoS Müzesi'ndeki 100. Skyspace'i 'As Seen Below – The Dome', 16 metrelik kubbesiyle Danimarka gökyüzünü sanata dönüştürüyor. Işık ve algı üzerine bir başyapıt.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

James Turrell’in 100. Skyspace’i: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

Danimarka’nın Aarhus kentinde, ARoS Aarhus Sanat Müzesi’nin yanında yükselen alçak dairesel bir tepe, çimen kaplı kubbesi ve karanlık bir göz deliğiyle Danimarka gökyüzünü müzenin koleksiyonunun bir parçası haline getiriyor. İçeride, James Turrell’in As Seen Below – The Dome adlı Skyspace’i, kalıcı bir ışık enstalasyonu olarak Ocak 2026’da açıldı ve müzenin Haziran 2026’daki yaz gündönümüne yetişmesiyle ziyaretçileri müze zemininin altına çekip gökyüzüne bakmaya davet ediyor.

Turrell’in 100. Skyspace’i

Bu eser, Turrell’in 100. Skyspace’i ve bir müze bağlamında kurulmuş en büyük enstalasyonu. 16 metre yüksekliğinde ve 40 metre çapındaki kubbe, ARoS’a ışık, algı ve hava durumu için yeni bir yeraltı odası kazandırırken, Olafur Eliasson’un müze çatısındaki Your rainbow panorama‘sı gibi büyük ölçekli enstalasyonlarla şekillenmiş bir kampüsü genişletiyor.

James Turrell’in ARoS’taki Dev Gökyüzü Odası: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

“Mimari, gökyüzünü yaklaştırıyor, böylece görmenin kendisinin sanat eseri olduğunu fark ediyorsunuz.” – James Turrell

Deneyimin Mimarisi

Ziyaretçiler, Turrell’in Skyspace’ine bir yeraltı koridorundan ulaşıyor, şehir yüzeyinden uzaklaşıp dairesel odaya varıyor. Bu yaklaşım, eserin mantığının bir parçası. Sanatçı, As Seen Below‘u bilinçli olarak dünyaya girip gökyüzünde yükselme deneyimi olarak tanımlıyor; bu hareket, ışık değişmeye başlamadan önce enstalasyona fiziksel bir ritim kazandırıyor.

James Turrell’in ARoS’taki Dev Gökyüzü Odası: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

Kubbenin içinde, büyük dairesel bir açıklık açık gökyüzünü çerçeveliyor. Mekan neredeyse hiç görsel ipucu sunmuyor, bu yüzden göz renge, ölçeğe ve mimari ile atmosfer arasındaki değişen sınıra odaklanıyor.

Işık ve Algı Oyunu

Enstalasyon birkaç modda çalışıyor. Açık Gökyüzü modunda oculus açık kalıyor ve tavan gökyüzünü müze saatleri boyunca değişen bir renk alanı olarak çerçeveliyor. Renk Değişimi modunda açıklık kapanıyor ve oda tamamen iç mekana dönüşüyor, duvarlara yayılan ışık kubbeyi sabit yüzeyini kaybetmiş gibi gösteriyor. Gün doğumu ve gün batımındaki Alacakaranlık seanslarında yapay renk, değişen gün ışığıyla hareket ediyor ve gökyüzünün yukarıdan yanıt veriyormuş gibi görünmesini sağlıyor.

James Turrell’in ARoS’taki Dev Gökyüzü Odası: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

Turrell’in uzun süreli pratiği, var olan ile algılanan arasındaki bu istikrarsız sınıra sık sık geri dönüyor. Sanat ve algı psikolojisi eğitimi almış ve uzun süredir Işık ve Uzam hareketiyle ilişkilendirilen sanatçı, 50 yılı aşkın süredir ışığı işgal edilecek, hissedilecek ve sorgulanacak bir şey olarak ele alıyor.


James Turrell’in ARoS’taki Dev Gökyüzü Odası: Işık Sanatında Yeni Bir Dönem

Editörün Yorumu

Bu eser, Turrell’in ışığı bir malzeme olarak kullanma konusundaki ustalığının bir kanıtı. Ancak bence, bu kadar büyük ölçekli bir yeraltı odasının inşası, deneyimin samimiyetini biraz azaltmış olabilir. Turrell’in daha küçük Skyspace’lerinde hissettiğim o kişisel ve meditatif atmosfer, bu devasa kubbenin içinde biraz kayboluyor. Yine de, Türkiye’de benzer bir yaklaşımı düşünürsek, örneğin İstanbul’da bir tepeye inşa edilecek bir Skyspace, şehrin karmaşasından kaçış için muhteşem bir mekan olabilir. Önümüzdeki yıllarda, sanat müzelerinin bu tür deneyimsel enstalasyonlara daha fazla yatırım yapacağını öngörüyorum; çünkü izleyici artık pasif bir gözlemci değil, aktif bir katılımcı olmak istiyor.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×