Japonya’nın Orman Festivali’nde Sürdürülebilir CLT Pavyon
Bir geçici yapı, festival bittiğinde çöpe gitmek zorunda mı? Japonya’nın Ulusal Ağaç Dikme Festivali’nde bu yıl yükselen Onodatesho Pavilion, bunun mümkün olmadığını kanıtlıyor. İmparator ve İmparatoriçe’nin katılımıyla Ehime kentinde gerçekleşen tören için hazırlanan pavyon, sürdürülebilirliği sadece malzeme seçiminde değil, yapının yaşam döngüsünün tamamına yayıyor.
Dev CLT Panelleri: Kesmeden Şekillendirme Stratejisi
Pavyonun sırrı, Japonya’da taşınabilir en büyük çapraz lamine ahşap (CLT) panellerinde saklı. 12 x 2,3 metre ölçülerindeki dev paneller, yapının ana karakterini oluşturuyor. Yano Aoyama ekibi, panelleri kesip biçimlendirmek yerine, altı temel operasyonla formu ortaya çıkarıyor: eğme, döndürme, yaslama, sivriltme, kaydırma ve kesme. Tüm bu işlemler, yapı boyunca tekrarlanan tek bir birleşim detayı üzerinden koordine ediliyor. Cıvata ve plaka bağlantıları, panellerin sökülmesi ve bambaşka bir yerde yeniden hayat bulması için tasarlanmış.

“Geçici mimarlık, çoğu zaman yıkılıp atılacak bir yapı olarak görülür. Ancak bu proje, her bir malzemenin yaşam döngüsünü tasarımın merkezine koyuyor.”
Asimetrik Düzlemlerdeki Metafor
Pavyon, hayali bir eksen etrafında dönen üç asimetrik düzlemden oluşuyor. Bunlardan biri, izleyiciye doğru 10 derece eğilerek Ehime’nin simgesi İşizuçi Dağı’nın siluetine gönderme yapıyor. İnce çelik çubuklarla desteklenen bu düzlemler, tören alanının görsel eksenlerine ve güneş korumasına göre konumlandırılmış. Ortaya çıkan kompozisyon, festivalin “dik, büyüt, kullan, tekrarla” döngüsünü neredeyse bir heykel gibi anlatıyor.

Yerel Malzeme, Evrensel Düşünce
Proje, Ehime’nin bölgesel sedir ve selvi ağaçlarıyla hayat buluyor. Yerel marangozlar, CLT üreticileri ve teknik ressamların ortaklığı; geleneksel Japon ahşap ustalığını çağdaş endüstriyel üretimle buluşturuyor. Böylece sadece bir pavyon değil, bölgenin ormanlarına ve zanaat kültürüne saygı duruşu niteliğinde bir yapı ortaya çıkıyor.
Festival Sonrası: Yıkılmak Yerine Dönüşmek
Asıl sürdürülebilirlik hikayesi, festivalin ardından başlıyor. Panellerin artık parçaları, sahne merdivenlerine dönüşüyor; ana paneller ise sökülüp bölgedeki okullar için özel tasarım mobilyalara dönüştürülüyor. Yani pavyon, hiçbir malzemenin çöpe gitmediği kapalı bir yaşam döngüsünün parçası oluyor.

Bu yaklaşım, “tek seferlik” mimari üretimlere güçlü bir alternatif sunuyor. Japonya’nın geleneksel festivali, her yıl farklı bir mimara geçici bir yapı tasarlama fırsatı verirken; Onodatesho Pavilion, geçiciliği bir kısıt olarak değil, tasarımın özüne işleyen bir girdi olarak yorumluyor.

Editörün Yorumu
Yano Aoyama’nın panelleri kesme yerine döndürüp eğerek şekillendirme fikri, ahşap endüstrisinde sıklıkla göz ardı edilen bir tasarım zekâsı. Birleşim detayının tüm yapıda standartlaştırılması, hem üretim hem de söküm sürecini inanılmaz verimli kılıyor. Türkiye’de ise ‘geçici yapı’ deyince yıkımı düşünülen standart pavyonların yerine, böyle bir yaşam döngüsü yaklaşımı örnek alınabilir. Hele ki deprem sonrası geçici barınma çözümlerinin konuşulduğu bugünlerde, CLT’nin modüler ve yeniden kullanılabilir doğası ciddi bir potansiyel barındırıyor. Umarım bu proje, Türkiye’deki ahşap yapı ekosistemine de ilham verir.
Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 5 Eylül 2026





