Eğimle Dans Eden Ev: Belfountain House’ta Doğayla İşbirliği
Toronto merkezli UUfie, Ontario’nun Belfountain bölgesinde Niagara Escarpment’in ormanlık yamacında bir 1970’ler şalesini yeniden yorumlayarak çağdaş bir aile evine dönüştürdü. Proje, mevcut yapının kuzey kısmını korurken güney yarısını aynı iz üzerinde genişleterek yeniden kullanım, kazı ve kesitsel ayarlamalarla büyüyor. Bu ev, doğayla savaşmak yerine onunla işbirliği yapmayı tercih edenler için bir manifesto adeta.
Eğimle İşbirliği: Organizasyon İlkesi Olarak Arazi
Ev, bir filozof, bir sanatçı, çocukları ve bir köpek için tasarlanmış. Çalışma, oyun, ders çalışma ve hareketin bu karışımı, evin karakterini belirliyor. UUfie, eğimi bir arka plan olarak değil, organizasyon ilkesi olarak kullanıyor. Katlar araziyle birlikte basamaklanıyor, odalar farklı seviyelerde açılıyor ve yapı, yamaç boyunca uzanan uzun bir çatı altında toplanıyor. Sanki ev, yamaca yaslanmış bir merdiven gibi.

Mekânsal Deneyim: Sıkışma, Açılma, Yükselme
Ziyaretçiler, havuza ve sanatçı stüdyosuna (ormanda ayrı bir yapı) uğradıktan sonra eve ulaşıyor. Giriş, ahşap kaplamalı sıkışık bir çamurluktan başlayıp yüksek bir yaşam alanına açılıyor; burada açıkta bırakılmış kirişler dışarıdaki ağaç tepelerine uzanıyor. Bu geçiş, kapalılıktan yüksekliğe doğru fiziksel bir sıçrama hissi veriyor. Bir an sıkışıyorsunuz, bir an nefes alıyorsunuz.
“Belfountain House, hareket ve günlük yaşam tarafından şekillendirilen bir konut olarak tasarlandı. Mekânları yükseliş ve alçalış, duraklama ve serbest kalma yoluyla açılıyor ve yaşadığı araziye sıkı sıkıya bağlı bir mimari yaratıyor.” – UUfie

Kırmızı Çelik ve Asılı Ağ: Oyunun Yapısal Gücü
Diyagonal kırmızı çelik kirişler iç mekânı çaprazlayarak açıklığı stabilize ederken ahşap dokuya canlı bir hat çekiyor. Yaşam alanının üzerinde asılı büyük bir ağ, korkuluk, hamak ve oyun yüzeyi olarak işlev görüyor. Bu öğe, ana odaya daha esnek bir sosyal kenar kazandırıyor; çocuklar yukarıda tırmanırken yetişkinler alt katta bağlantıda kalabiliyor. Ağ, hem yapısal hem de oyunsal bir müdahale.
İki Merdiven, Aynı Eğimle İki Karşılaşma
Merdivenler, projenin en güçlü fikirlerini taşıyor. Biri yamaca oyulmuş gibi hissettirirken diğeri daha hafif bir dokunuşla arazinin üzerinde yükseliyor. Birlikte, aynı eğimle iki farklı karşılaşma yaratıyorlar: biri gömülü ve ağır, diğeri havada ve açık. Bu ikilik, evin karakterine derinlik katıyor.

Editörün Yorumu: UUfie’nin bu projesi, eğimli arazilerdeki yapılaşmaya dair taze bir soluk getiriyor. Özellikle asılı ağ fikri, hem işlevsel hem de oyunsal bir müdahale olarak çok başarılı; çocuklu aileler için mekânın tek bir işleve sıkışmaması gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye’de de benzer eğimli arazilerde (Boğaz, Alacati, Beykoz) bu tür ‘hafif dokunuşlu’ eklemeler görmek isterdim; ne yazık ki çoğu proje hâlâ toprağı düzleyip beton yığını yapmayı tercih ediyor. Bu trend, önümüzdeki yıllarda ‘araziyle işbirliği’ anlayışının daha da yaygınlaşacağını gösteriyor. Eksi olarak, iç mekândaki kırmızı çeliklerin görsel olarak biraz agresif olduğunu düşünüyorum; daha sakin bir renk paleti ormanın huzurunu içeri taşıyabilirdi. Yine de, ‘yaşayan bir ev’ tanımına fazlasıyla uyan bu proje, tasarımcılar için ilham verici bir referans. Peki bu neden önemli? Çünkü mimarlık, doğayla rekabet değil, işbirliği yapmayı öğrendiğinde gerçek anlamını buluyor.


Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2026














