Liam Young: Barbican’da İklim Geleceklerini Yeniden Şekillendiriyor
2026 baharında, Londra’nın kültürel simgesi Barbican, geleceğe cesur bir bakış atmak üzere kapılarını aralıyor. Spekülatif mimar, film yapımcısı ve sanatçı Liam Young’ın “In Other Worlds” adını taşıyan iddialı ve sürükleyici enstalasyonu, 21 Mayıs - 6 Eylül 2026 tarihleri arasında ziyaretçileri geleceğin şehirlerine, peyzajlarına ve iklim senaryolarına dair benzersiz bir yolculuğa çıkaracak. Barbican kompleksinin Silk Street Girişi, The Curve galerisi ve Otopark 5 olmak üzere üç farklı noktasında yer alacak sergi, bu modernist Brutalist yapıyı (betonun ham ve ağır kullanımına dayalı mimari tarz) mimarlık, altyapı, iklim gelecekleri ve gezegensel şehircilik temalarını irdeleyen sinematik bir dizi ortama dönüştürecek.
Kurguyla Geleceği Provalamak: Liam Young’ın Vizyoner Felsefesi
Liam Young’ın uzun süredir devam eden mimarlık, sinema ve çevre araştırmaları pratiğinin bir uzantısı olan “In Other Worlds”, birbirine bağlı spekülatif dünyalarda (olası senaryolar üzerine kurulu hayali evrenler) sürükleyici bir yolculuk olarak kurgulanmış. Serginin temel felsefesi, kurguyu sabit tahminler sunmak yerine, olası gelecekleri prova etmek ve şehirler, peyzajlar, makineler ve ekolojik sistemler arasındaki ilişkileri yeniden düşünmek için güçlü bir araç olarak ele almasıdır.
“Kurgu, sadece ne olacağını söylemekle kalmaz, aynı zamanda ne olabileceğini, neyi umut edebileceğimizi veya neyden korkmamız gerektiğini de gösterir. Geleceği tasarlamanın en iyi yolu, onu prova etmektir.” - Liam Young
Bu yaklaşım, özellikle tasarım ve mimarlık dünyası için ilham verici bir bakış açısı sunuyor; zira çevresel ve teknolojik değişimlerin yol açtığı zorluklarla başa çıkmak için yaratıcı ve vizyoner çözümler üretmenin önemini vurguluyor.

Young ve ekibi, yazarlar, bilim insanları, film yapımcıları, müzisyenler ve performans sanatçılarıyla iş birliği yaparak, büyük ölçekli projeksiyonlar, LED enstalasyonları, ses ortamları, grafik anlatılar, kostümler ve spekülatif eserleri bir araya getiriyor. Bu disiplinlerarası ortaklık, kurgu ve uzamsal hikaye anlatıcılığının çevresel ve teknolojik değişim hakkındaki diyalogları nasıl şekillendirebileceğini keşfetmeyi amaçlıyor.
Barbican’da Üç Bölümlü Bir Gelecek Deneyimi: Mekan ve Hikaye
Ziyaretçiler için tasarlanan uzamsal deneyim, Barbican’ın Silk Street girişinde başlıyor. Burada, serginin hayali geleceklerinden birinde yaşayan kurgusal işçilerin animasyonlu portrelerini içeren kamusal bir LED enstalasyonu ziyaretçileri karşılıyor. Bu başlangıç noktası, geleceğin insanlarını ve teknolojiyle iç içe geçmiş yaşamlarını gözler önüne seriyor.

Ardından, ziyaretçiler The Curve galerisine ve Barbican’ın iç altyapısal mekanlarına doğru ilerliyor. Bu alanlar, büyük ölçekli hareketli görüntü enstalasyonlarıyla bir dizi anlatıyı inşa ediyor. Bu anlatılar, kaynak çıkarma, iklim adaptasyonu, otomasyon ve kolektif hayatta kalma gibi güncel ve geleceğe yönelik kritik temalar etrafında dönüyor. Barbican’ın kendine özgü Brutalist mimarisi, bu fütüristik ve zaman zaman rahatsız edici senaryolar için çarpıcı bir fon oluşturuyor. Adeta binanın kendisi de serginin bir parçası haline geliyor.
Sonsöz: Tasarımın Geleceği, Geleceğin Tasarımı
“In Other Worlds” sergisi, sadece sanatsal bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda mimarlık ve tasarım alanında çalışan profesyoneller için derin düşüncelere sevk eden güçlü bir platform görevi görüyor. Gezegensel şehircilik kavramını ve sürdürülebilir gelecekler yaratma potansiyelini ele alırken, teknoloji, mimari ve çevre arasındaki karmaşık ilişkileri sorguluyor. Bir Piyon Editör olarak bakış açım şudur: Bu tür spekülatif projeler, tasarımcılara ilham vererek kendi çalışmalarında daha cesur ve vizyoner yaklaşımlar geliştirmeleri için bir kapı aralıyor. Sergi, geleceği pasif bir şekilde beklemek yerine, onu aktif olarak hayal etme ve inşa etme sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlatıyor. Geleceği şekillendirecek olanlar, onu bugünden cesurca tasarlayanlardır. Tasarımcılar için bu sergi, sadece bir gezi değil, aynı zamanda düşünsel bir meydan okumadır.
















