Ana Sayfa Haberler Mimarlık

Habibti Serisi: Mezopotamya Desenleri Seramikte Yeniden Doğuyor

Maryam Yousif'in Habibti serisi, Mezopotamya desenlerini kadın figürleriyle buluşturuyor. Sırlı seramiklerde geleneksel motifler modern yorumla hayat buluyor.

· Piyon Haber · Yanko Design

Share:

Habibti Serisi: Mezopotamya Desenleri Seramikte Yeniden Doğuyor

Maryam Yousif’in seramik figürleriyle ilk karşılaşmanız, bir nesneyi hayranlıkla izlemek değil, size anlatacak çok şeyi olan biriyle tanışmak gibidir. San Francisco merkezli Iraklı-Amerikalı sanatçı, yıllarını “Habibti” adını verdiği, Arapça “sevgilim” ya da “aşkım” anlamına gelen sırlı seramik figürlerden oluşan bir evren yaratmaya adamış. Bu figürler pasif anlamda dekoratif değil; sessiz bir özgüvenle duruyor, tekrar eden rozet desenleri, göz motifleri, nar formları ve hatta kadın yüzleriyle bezeli elbiseler giyiyorlar. Size bakıyorlar ya da daha doğrusu, en eski ve kendinden en emin şeylerin yaptığı gibi size bakmıyorlar.

Figürlerin Hafızası: Desenler ve Anlamlar

Bu figürleri uzun uzun incelemeyi bu kadar ilgi çekici kılan şey elbiseleri. Her bir Habibti, adeta görsel bir arşiv işlevi gören bir desenle örtülü. Antik Mezopotamya ve Asur tasarımlarından ödünç alınan rozetler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika kültürlerine işlemiş kötü göz ve korunma geleneklerine gönderme yapan tekrar eden göz motifleri… Bazen elbisenin kumaşı tamamen kadın yüzlerinden oluşuyor; dayanışmanın mozaiği gibi üst üste dizilen yüzler, bir tür tessellasyon oluşturuyor. Her desen birbirinden ayrışıyor, ama hepsi de anlamı çözmenizi talep etmeden katmanlar halinde sunma niteliğini paylaşıyor. Yousif, mandalina, Wedgwood mavisi, çöl sarısı ve yeşil gibi canlı sır renkleriyle, akademik bir referansı içten bir sevgiyle üretilmiş sıcak bir kişiliğe dönüştürüyor. Teknik olarak ise her figür, taş seramiğinden elde şekillendiriliyor ve çok katmanlı sırlarla pişiriliyor; boyutlar 20 ila 40 santimetre arasında değişiyor.

Mezopotamya’yı Elbiseye Dönüştüren Seramik Figürler

Sembolik Duruş ve Detayların Gücü

Figürlerin kendileri zarif ve sade. Siyah saç, sessizce duran kollar, bazılarında antik Asur kabartmalarındaki tanrısal figürlerin elinde görülen yapılandırılmış bir çanta detayı. Yousif bunu size dipnot olarak sunmuyor; görselin, kaynağı tanısanız da tanımasanız da işlediğine güveniyor ve bu güveni boşa çıkmıyor. Habibti figürleri, sanat tarihi bilginiz olmadan da kompozisyonunuzu hissettiren bir varlıkla donanmış. Örneğin, çanta motifi bereket ve korumanın sembolü olarak geçmişten bugüne taşınıyor; ama sanatçı bunu asla açıklamıyor, sadece izleyicinin kendi anlamını bulmasına izin veriyor.

Mezopotamya’yı Elbiseye Dönüştüren Seramik Figürler

Bir Seri Değil, Karakter Kadrosu

Burada inşa edilen bir seri değil adeta bir karakter kadrosu. Her figür, renk paleti ve desenle kendini ele veren farklı bir kişiliğe sahip. Sarı Çöl Rozet Elbiseli Habibti, törensel ve neredeyse güneşsel; Mandalina Rozetli Habibti daha sıcak ve samimi; Yeşil Rozetli Habibti ise toprağa bağlı. Bu çeşitlilik bilinçli ve önemli; bunlar çok sayıda üretilmiş tekrarlar değil, bireyler.

Sümer Votif Geleneğinden Çağdaş Yorumlara

Habibti konsepti, Sümer tapınaklarına ibadet edenlerin yerine dikilen ve onların adına dua eden küçük kil figürler geleneğinden besleniyor. Yousif, bu kadim pratiği göz alıcı renkler, çağdaş zanaat anlayışı ve Bay Area’nın funk sanatı duyarlılığıyla güncelliyor; kadınları merkeze alıyor ve her birine sevgi sözcüğüyle hitap ediyor. Bu hamle, sadakat kavramını tümüyle yeniden çerçeveliyor.


Mezopotamya’yı Elbiseye Dönüştüren Seramik Figürler

“Bu figürler, geçmişin sembollerini bugünün diliyle konuştururken, izleyicisini bir bilgi yarışmasına davet etmiyor. Sevgiyle, hürmetle, ama biraz da meydan okuyarak bakıyorlar.”


Mezopotamya’yı Elbiseye Dönüştüren Seramik Figürler

Editörün Yorumu

Bu seriyi incelerken aklıma İznik çinileri ve Kütahya seramikleri geldi. Anadolu toprakları da binlerce yıllık sembolleri bugüne taşıyor; ancak Yousif’in işi, bu mirası sadece dekoratif bir öğe olarak değil, bir kimlik meselesi olarak ele alıyor. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, geleneksel desenleri çağdaş tasarımla buluşturan genç seramik sanatçılarının işlerinde giderek güçleniyor. Beni en çok etkileyen, figürlerin kendine güvenen duruşu ve kimlik arayışındaki güncel sanata verdikleri ilham. Yousif, “geçmiş” ile “bugün” arasında kurduğu dengeyle, sadece bir miras aktarıcısı değil; aynı zamanda bu mirası yorumlayarak yeniden üreten bir sanatçı. Bu seri, Türkiye’deki seramik atölyelerinin de önünü açabilecek bir örnek: kadınları, sembolleri ve yerel tarihi merkeze alan çağdaş bir anlatı.

Peki Bu Neden Önemli?

Çünkü Habibti figürleri, zanaatın ve sanatın birleştiği yerde, kimlik sorununu estetikleştiriyor. Kültürel mirasın bir “dekor” olmaktan çıkıp, yaşayan ve konuşan bir forma dönüşebileceğini gösteriyor. Günümüz tasarım dünyası, küresel görsel dilin içinde yerel hikayeleri ararken, Yousif’in işleri hem köklere hem de geleceğe işaret eden bir köprü kuruyor.

Kaynak: Yanko Design | Yayın Tarihi: 19 Ağustos 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×