Ana Sayfa › Haberler › İç Mimarlık

Monos’un Vancouver Ofisi: Ev Sıcaklığında Yeni Nesil Çalışma Alanı

Ste Marie, Monos'un Vancouver merkezini konut sıcaklığında tasarladı. Esnek, katmanlı ve gün boyu değişen ruh haliyle yeni nesil ofis.

· Piyon Haber · Dezeen

Share:

Monos’un Vancouver Ofisi: Ev Sıcaklığında Yeni Nesil Çalışma Alanı

Kanadalı iç mimarlık stüdyosu Ste Marie, valiz markası Monos‘un Vancouver’daki merkezini, sadeliği ve gün içinde değişen ruh halini vurgulayacak şekilde tasarladı. Mount Pleasant semtinde yer alan ofis, markanın bugüne kadarki gelişimini yansıtırken gelecekteki büyümesine de alan açıyor. Peki, bir ofis nasıl olur da hem profesyonel hem de ev gibi sıcak hissedebilir? İşte bu sorunun cevabı, Ste Marie’nin tasarımında saklı.

Esnek ve Açık Uçlu Bir Tasarım

Ste Marie’ye verilen brief oldukça açık uçlu: “ne olabileceğini hâlâ keşfeden” bir şirket için esnek bir çerçeve oluşturmak. Stüdyo, mekânı bir konut projesi gibi ele alarak üç iç içe geçen bölgeye ayırmış. Daha önce Monos’un Toronto mağazasının iç mekânını da tasarlayan ekip, bu deneyimi ofise taşımış.

Monos’un Vancouver Ofisi: Konuttan İlham Alan İç Mekan

“Bir daire gibi, günlük aktiviteyi olduğu kadar ağırlama anlarını da doğal bir şekilde barındırıyor. Konut niteliği, Monos’un açıklık kültürünü de destekliyor.” — Ste Marie

Üç Katmanlı Mekân Kurgusu

İlk bölgede alçak, yumuşak modüler kanepeler ve konik sarkıt lambaların altında kapalı banketler yer alıyor. Bu alanlar samimi sohbetler, küçük toplantılar veya birlikte yemek için tasarlanmış. Merkezdeki uzun ortak masa ise toplantı, ürün geliştirme, test, yemek ve bir araya gelme gibi farklı işlevlere esneklik sağlıyor. Buradaki özel marangoz işleri, dikey destekler ve yatay ışık kutuları oluşturacak şekilde dik açılarla düzenlenmiş. Arka tarafta ise masif yüzeyli tezgahlar ve kulpsuz dolaplarla minimalist bir mutfak ve çay odası bulunuyor.

Monos’un Vancouver Ofisi: Konuttan İlham Alan İç Mekan

Malzeme ve Işıkla Duygu Yönetimi

Polished beton zeminin ve rift kesim ahşap detayların sertliği; yumuşak mobilyalar, doğal lifli kilimler ve tül perdelerle dengelenmiş. Kısılabilir aydınlatma sayesinde mekânın atmosferi sabah odaklı çalışmadan öğleden sonra daha rahat toplantılara, akşam ise etkinliklere dönüşebiliyor. Ste Marie’nin kurucusu Craig Stanghetta, stüdyonun sinematik konaklama mekânlarıyla tanındığını hatırlatalım; Edmonton’daki üç mekân, Chicago’da 1960’lar kulesindeki olanak alanları ve Hong Kong’un “aşk motelleri"nden ilham alan Vancouver restoranı son projeleri arasında.

Tasarımcılar İçin Çıkarımlar

  • Konut dili ofise taşınıyor: Katı kurumsal dilden uzaklaşan, ev sıcaklığında ama profesyonel mekânlar öne çıkıyor.
  • Esneklik anahtar: Tek işlevli alanlar yerine dönüşebilen, büyüyüp küçülebilen bölgeler tasarlamak gerekiyor.
  • Işıkla ruh hali yönetimi: Kısılabilir aydınlatma, gün boyu değişen çalışma modlarına uyum sağlıyor.
  • Malzeme dengesi: Sert yüzeyleri yumuşak dokularla dengelemek mekânı insancıllaştırıyor.

Monos’un Vancouver Ofisi: Konuttan İlham Alan İç Mekan


Editörün Yorumu:

Monos’un Vancouver Ofisi: Konuttan İlham Alan İç Mekan

Bu projede beni en çok etkileyen, “ofis” kavramını bir daire gibi ele alıp günlük yaşamın akışına uyum sağlaması oldu. Özellikle kısılabilir aydınlatma ve modüler mobilyalarla mekânın sabahki ciddiyetinden akşamki samimiyetine geçişi, tasarımın ne kadar düşünülmüş olduğunu gösteriyor. Ancak açık plan ve beton zeminin uzun vadede akustik ve sıcaklık konforu açısından zorluk yaratabileceğini düşünüyorum; keşke akustik paneller veya daha fazla yumuşak yüzey olsaydı. Türkiye’de de son yıllarda benzer bir yaklaşım görüyoruz: İstanbul’da bazı butik ajanslar ve teknoloji şirketleri, ofislerini ev konforunda tasarlayarak çalışan bağlılığını artırmaya çalışıyor. Bu trendin önümüzdeki yıllarda hibrit çalışma modeliyle birlikte daha da yaygınlaşacağını ve “ofis” kelimesinin anlamının kökten değişeceğini öngörüyorum. Tasarımcılar için bu, hem bir fırsat hem de mekânı fazla “evcilleştirme” riski taşıyor; dengeyi iyi kurmak gerekiyor.

Peki bu neden önemli? Çünkü artık çalışanlar ofiste sadece masa başında oturmak değil, sosyalleşmek, ilham almak ve kendini evinde hissetmek istiyor. Monos’un ofisi, bu yeni beklentiye cevap veren başarılı bir örnek olarak tasarımcılara ilham verecek nitelikte.

Kaynak: Dezeen | Yayın Tarihi: 25 Ekim 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×