Otizm Dostu Okul: Hortus Conclusus’un Modern Yorumu
LOW Architecten imzasını taşıyan Maria Assumpta Enstitüsü, okul ortamını otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların perspektifinden yeniden ele alıyor. Pedagojik ihtiyaçları net bir mekansal konsepte dönüştüren proje, ilhamını ortaçağın kapalı bahçesi hortus conclusus’tan alıyor.
“Mimarlık, özel gereksinimli bireyler için sadece bir barınak değil, aynı zamanda bir terapi aracıdır.”
Güvenli ve Okunabilir Bir Çevre
Tasarım, okulu birbirinden ayrı binalar yığını olarak görmek yerine tüm işlevleri korunaklı bir merkez avlu etrafında organize ediyor. Bu avlu, kampüsün sosyal ve mekansal kalbi haline geliyor. Çocukların kendini güvende hissetmesi, mekanı kolayca okuyabilmesi ve sakinleşebilmesi hedeflenmiş.

Hortus Conclusus’un Modern Yorumu
Ortaçağ manastır bahçelerinden bildiğimiz bu kapalı avlu modeli, dış dünyanın kaotik uyarıcılarından arınmış bir iç mekan sunuyor. LOW Architecten, bu tarihsel referansı günümüz eğitim anlayışıyla harmanlayarak duyusal hassasiyeti yüksek çocuklar için ideal bir öğrenme ortamı yaratmış.

Malzemenin Sessiz Gücü
Projede kullanılan malzemeler, renk paleti ve akustik düzenlemeler, OSB’li bireylerin ihtiyaçlarına göre özenle seçilmiş. Doğal ışık, yumuşak doku ve yön bulmayı kolaylaştıran basit sirkülasyon hatları ön planda.

Editörün Yorumu: Projeyi incelediğimde, özellikle ‘kapsayıcı tasarım’ kavramını bu kadar net ve şiirsel bir dille hayata geçirdiği için LOW Architecten’i tebrik etmek gerek. Ancak, bu tür projelerin maalesef Türkiye’deki karşılığı çoğu zaman ’engelli rampası’ndan öteye gitmiyor. Oysa otizm gibi nöroçeşitlilik gösteren bireyler için mekanın psikolojik etkisi fiziksel erişimden daha kritik olabilir. Bu proje, Türkiye’deki eğitim yapıları için ilham verici bir örnek; umarım yerel mimarlar da benzer bir duyarlılıkla özel eğitim okulları tasarlar. Önümüzdeki yıllarda, nöroçeşitlilik odaklı tasarımın sadece özel okullarda değil, devlet okullarında da standart haline geldiğini görmek isterim.
Peki bu neden önemli? Çünkü mekan, sadece fiziksel bir çerçeve değil, aynı zamanda duygusal ve bilişsel bir destek sistemidir. Otizm dostu bir okul, çocukların potansiyellerini keşfetmeleri için güvenli bir alan sunar. Bu proje, mimarlığın dönüştürücü gücünü hatırlatıyor.










Kaynak: ArchDaily | Yayın Tarihi: 2 Temmuz 2026



