Paris’in Efsane Oteli Costes’e Liaigre İmzalı Lüks Spa
Paris’in en seçkin otellerinden Hôtel Costes, 1995’te Jean-Louis ve Gilbert Costes kardeşler tarafından açıldığında, tasarım dünyasında çığır açmıştı. O dönem henüz tanınmayan Philippe Starck’in imzasını taşıyan efsanevi barıyla başlayan hikaye, Jacques Garcia’nın Rue Saint-Honoré’deki etkileyici iç mekan tasarımıyla devam etti. Yıllar içinde otel, Castiglione Sokağı’nda yeni bir kanat kazanarak genişledi. Şimdi ise bu kanadın tasarımını üstlenen Liaigre, otelin zemin katındaki spa kompleksini yeniden yorumlayarak lüks konaklama deneyimine yeni bir boyut kazandırdı.
Liaigre’nin Dokunuşu: Malzeme ve Atmosfer
Christian Liaigre’nin otelde başlattığı çağdaş estetik çizgisini sürdüren stüdyo, yeni spa’yı zengin ve masif malzemelerle şekillendirmiş. Traverten, dumanlı meşe, lake ve sıvı kehribar bir araya gelerek hem karamsar hem de canlandırıcı bir atmosfer yaratıyor. Mekanın tasarımı, duyuları harekete geçiren bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Spa deneyimi, görkemli bir çift merdivenin dibinde, dökme metal kapılardan geçilerek başlıyor. Resepsiyon alanında Dolby Atmos ses sistemi sürükleyici bir ses deneyimi sunarken, ünlü parfümör Olivia Giacobetti tarafından özel olarak yaratılan spa kokusu havada süzülüyor. Arnold Chan ve Isometrix’in hazırladığı aydınlatma tasarımı ise bu atmosferi daha da yoğunlaştırıyor.
Merkezdeki Vaha: 20 Metrelik Havuz
Spa’nın en dramatik anı, merkezi vahasında saklı. Kasetli bir tavanın altında, lagün mozaiğiyle kaplanmış 20 metre uzunluğundaki yüzme havuzu, oksijenle zenginleştirilmiş suyla dolu. Havuzun çevresinde perdeyle ayrılmış dinlenme nişleri, misafirlere eşsiz bir rahatlama imkanı sunuyor. Ayrıca sekiz adet bakım odası, İngiliz cilt bakım markası Augustinus Bader’in uygulamaları için kullanılıyor. Hôtel Costes, bu son eklemesiyle lüks konaklama anlayışında çıtayı bir kez daha yükseltmiş görünüyor.

“Hôtel Costes’in spa’sı, sadece bir dinlenme alanı değil; duyuların tamamına hitap eden bir tasarım manifestosu. Liaigre, malzeme seçimleriyle mekanın ruhunu oluştururken, ışık ve koku gibi görünmez unsurları da birer tasarım öğesi olarak kullanmış.”

Editörün Yorumu:
Liaigre’nin Hôtel Costes spa tasarımını incelediğimde, malzeme seçimlerindeki cesareti ve duyusal deneyimi ön plana alan yaklaşımı takdir etmemek elde değil. Traverten ve dumanlı meşe gibi dokular, mekana hem zamansız bir zarafet hem de dokunsal bir zenginlik katıyor. Ancak açıkçası, “karamsar ama canlandırıcı” tanımı biraz havada kalmış; bu tür ifadeler tasarımda neyin kastedildiğini netleştirmekten çok, bir pazarlama sloganı gibi duruyor. Yine de havuzun etrafındaki perdeli nişler ve özel koku tasarımı, misafiri içine alan bir deneyim yaratma çabasının somut göstergeleri.

Türkiye’de de son yıllarda butik oteller ve spa alanlarında benzer bir yaklaşım görüyoruz; özellikle İstanbul ve Bodrum’daki lüks tesisler, yerel malzemeleri (örneğin traverten yerine Marmara mermeri) modern dokunuşlarla harmanlıyor. Ancak bizde çoğu zaman koku ve ses tasarımı gibi duyusal katmanlar ihmal ediliyor; bu proje, bütüncül bir deneyim için bu unsurların ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda, sürdürülebilirlik ve yerel zanaatla birleşen bu tür duyusal spa tasarımlarının Türkiye’de de yaygınlaşacağını düşünüyorum. Yeter ki tasarımcılar, sadece görsel değil, işitsel ve kokusal katmanları da projeye dahil etsin.
Peki bu neden önemli? Çünkü lüks artık sadece mermer ve altın varakla ölçülmüyor; duyulara hitap eden, hikayesi olan mekanlar öne çıkıyor. Hôtel Costes’in bu hamlesi, tasarımın rekabette nasıl bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 7 Ekim 2026




