Ana Sayfa Haberler Grafik Tasarım

Prag’da Kimchi: Seul’ün Enerjisi Tasarıma Dönüştü

SOA architekti, Prag'daki The Kimchi restoranında Kore kimliğini tek bir dalga formuyla yorumladı. Renk ve doku oyunu dikkat çekiyor.

· Piyon Haber · Design Milk

Share:

Prag’da Kimchi: Seul’ün Enerjisi Tasarıma Dönüştü

Prag’ın tarihi Masaryk Tren İstasyonu’nun hemen yanında, eski bir pastane binasında açılan The Kimchi restoranı, Kore mutfağını görsel bir şölene dönüştürüyor. SOA architekti imzalı mekân, Kore’ye dair klişe göndermeler yerine, Seul’ün görsel enerjisini – renk yoğunluğu, kontrast, grafik ve sokak kültürünü – soyut bir tasarım diliyle yansıtıyor.

Kore Kimliğini Yeniden Yorumlamak

SOA architekti’nin kurucu ortağı Štefan Šulek, “Kore kimliğinin restoranı bariz referanslar koleksiyonuna dönüştürmeden var olmasını istedik” diyor. “Bizi Kore’nin imgelerinden çok görsel enerjisi ilgilendirdi – renklerin yoğunluğu, kontrast, grafikler, yemek kültürü ve çağdaş Seul.” Bu yaklaşım, mekânın tanımlayıcı jestinde netleşiyor: dış cephe tabelasından servis tezgahına ve duvarlara yayılan akışkan bir dalga formu.

Prag’da Kimchi: Seul’ün Görsel Enerjisi Tasarıma Dönüştü

Grafik tasarımcı Tomáš Eisner ile birlikte geliştirilen bu form, Güney Kore bayrağının merkezindeki taegeuk sembolünün gevşek bir yorumu olarak başlamış, ardından giderek soyutlanmış. Šulek, “Bu kadar küçük bir alanda, mimariyi ve grafik kimliği birbirine bağlayan tek güçlü bir jest, birçok farklı motiften daha etkili oldu” diye ekliyor.

Renk ve Doku: Sınırlı Müdahalelerle Maksimum Etki

Mekânda renk, geri kalan işi üstleniyor. Mavi; masalardan bank oturmalara, duvar kaplamalarından aydınlatma detaylarına kadar uzanıyor. Kırmızı derz ise sıradan beyaz seramik karoları grafik bir yüzeye dönüştürüyor. Tezgahın üzerindeki dokulu turuncu ağ ise renk ve derinlik katmanı ekliyor.

Prag’da Kimchi: Seul’ün Görsel Enerjisi Tasarıma Dönüştü

“Küçük bir müdahale, ucuz ve neredeyse jenerik bir malzeme kullanıyoruz, ama döşemeli yüzeylerin algılanışını değiştiriyor. Izgara aniden grafik oluyor ve başka yerde kullanılan kırmızı unsurlarla bağlantı kuruyor.” – Štefan Šulek

Bu iki boyutlu grafikler ile fiziksel mekân arasındaki örtüşme, sürecin başından itibaren kurulmuş. Marka kimliği sonradan düşünülmemiş; mimari tasarımla eşzamanlı geliştirilmiş. SOA architekti, Eisner ve restoran sahipleriyle malzeme, renk, tabela ve kimlik üzerine birlikte çalışmış. Dalga formu, bu alışverişin en görünür ifadesi olmuş; grafik işaret ile üç boyutlu form arasında rahatça hareket ediyor.

Prag’da Kimchi: Seul’ün Görsel Enerjisi Tasarıma Dönüştü

Küçük Alan, Büyük Zeka

Restoranın kompakt alanı (yaklaşık 135 metrekare), ekibi operasyonu tasarımın parçası haline getirmeye zorlamış. Yemek hazırlığının çoğu yemek alanından uzakta gerçekleşirken, son pişirme ve birleştirme kısmı müşteriye yakın yapılıyor. Bu da hem verimliliği hem de görsel bir gösteriyi beraberinde getiriyor.


Prag’da Kimchi: Seul’ün Görsel Enerjisi Tasarıma Dönüştü

Bu projeye bayıldım! SOA architekti, Kore kimliğini bir kostüm gibi giydirmek yerine, onu içselleştirip soyut bir dile çevirmiş. Özellikle kırmızı derz fikri dahice: neredeyse sıfır maliyetle, sıradan bir malzemeyi grafik bir ifadeye dönüştürmek, tasarımın gücünü gösteriyor. Ancak tek bir dalga formuna bu kadar yüklenmesi, mekânı bir süre sonra tekdüze gösterebilir; belki ikincil bir motif derinlik katabilirdi. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımı görmek isterdim: Anadolu’nun görsel enerjisini – kilim desenlerini, çini motiflerini – klişeleştirmeden, çağdaş bir grafik dile çeviren restoranlar. Bu trend önümüzdeki yıllarda daha da güçlenecek: kimlik tasarımı mimariyle iç içe geçecek ve grafik tasarımcılar mekân tasarımında daha fazla söz sahibi olacak.

Kaynak: Design Milk | Yayın Tarihi: 18 Eylül 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×