Ana Sayfa Haberler Endüstriyel Tasarım

Kahve Atığı ve E-Atıktan Koleksiyonluk Tasarım: Matek

Kopenhag'daki 3daysofdesign'da sergilenen Proje Materia, kahve kabuğu ve e-atıktan üretilen dairesel malzeme Matek ile sürdürülebilirliği sorguluyor.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

Kahve Atığı ve E-Atıktan Koleksiyonluk Tasarım: Matek

Kopenhag’ın kalbinde, her yıl düzenlenen 3daysofdesign festivali sırasında, Proje Materia deneysel yeni bir malzemeyle geri dönüyor. Materia x Mater başlıklı sergi, Danimarkalı marka Mater tarafından atık kahve kabukları, talaş ve geri dönüştürülmüş plastikten geliştirilen dairesel bir malzeme olan Matek etrafında dokuz sanatçıyı bir araya getiriyor.

Proje, Tableau ve Edition Solenne tarafından kurulan ve malzemelerin sanatsal pratik, koleksiyonluk tasarım ve kültürel bellek arasında nasıl gezinebileceğini araştıran Proje Materia’nın ikinci bölümünü işaret ediyor. 2025 edisyonu bronz, mermer ve camla çalışırken, bu yıl odak noktası miras prestijden uzaklaşıp atıktan preslenmiş bir malzemeye kayıyor; endüstriyel yeniden kullanımla yapılan bir yüzeyin taşla aynı sohbete nasıl girebileceğini sorguluyor.

Proje Materia: Kahve Atığı ve E-Atıktan Koleksiyonluk Tasarım

Kolektif Sınırlamanın Gücü

Kopenhag lansmanı için her davetli sanatçı, Matek’ten bir obje yaratıyor. Proje Materia x Mater’a ortak bir kısıtlama getiren bu yaklaşım, yine de farklı jestlere alan bırakıyor. Kolektifte Cathrine Raben Davidsen, Sophie Dries, Willem van Hooff, Lea Colombo, Onno Adriaanse, Jacob Egeberg, Forever Studio, Filippo Andrighetto ve Oliver Thygesen gibi heykel, mimari, fotoğraf, koleksiyonluk mobilya ve zanaat temelli inşaat alanlarında çalışan isimler yer alıyor.

“Matek, projeye bir omurga kazandırıyor. Kahve üretimi kalıntıları ve ahşap endüstrisinden talaşı, geri dönüştürülmüş plastik veya plastik bazlı bir alternatifle bağlayıp yerleşik mobilya endüstrisi teknikleriyle şekillendiriyor. Yüzeyi ilk bakışta taş, mermer veya terrazzoyu anımsatıyor; ancak bileşimi, izleyiciyi gıda atığı, odun tozu ve plastiğin ikinci bir fiziksel hayat kazandığı bir yeniden kullanım zincirine yaklaştırıyor.”

Proje Materia: Kahve Atığı ve E-Atıktan Koleksiyonluk Tasarım

Eserler: Ortak Malzeme, Farklı Diller

Proje Materia x Mater’in gücü, ortak bir malzeme ile onu işlemenin çok farklı yolları arasındaki gerilimden geliyor. Raben Davidsen’in Parsifal paravanı, resim ve seramik geçmişiyle şekillenirken; Dries’in bir çift Stria şamdanı ’evcil totemler’ olarak duruyor. Van Hooff, Archive Cabinet‘ine kişisel eskizlerini kazıyarak kendi sorunlarına ve yaşam deneyimlerine düşünceli bir saygı duruşu sergiliyor. Adriaanse ise Pyrite Side Table‘ı ile doğal kristal ikizlenmesi fenomenini taklit ederek kaba heykelsi forma yaklaşıyor.

Diğer eserler Matek’i daha mekansal veya atmosferik bölgelere taşıyor. Colombo’nun ATOM tabureleri, birbirine kenetlenen çiçeksi formlardan şekillenirken; Forever Studio’nun karartılmış Patos tabureleri ağaç gövdelerinin sağlamlığına referans veriyor. Kopenhag merkezli Jacob Egeberg’in Monolith masası, brütalist ilhamlı bir blok birleşimi öneriyor. Oliver Thygesen’in Rooted masası ise Douglas köknarı içeriyor ve yuvarlak bacaklardan oluşan bir küme üzerinde duruyor. Son olarak, Andrighetto’nun Space Invader sehpası, piksel görsel diliyle ikonik 1978 video oyunundan ilham alıyor.

Proje Materia: Kahve Atığı ve E-Atıktan Koleksiyonluk Tasarım


Editörün Yorumu: Bu proje, sürdürülebilirliğin artık sadece bir malzeme meselesi değil, aynı zamanda bir estetik ve kültürel duruş meselesi olduğunu gösteriyor. Matek’in mermerle yarışabilecek bir yüzey kalitesine ulaşması, endüstriyel atığın koleksiyonluk tasarımda saygınlık kazanması açısından cesur bir adım. Ancak, bu tür projelerin genellikle butik ölçekte kalması, gerçek dünya etkisi konusunda soru işaretleri yaratıyor. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, örneğin fındık kabuğu veya pamuk atığı gibi yerel atıklarla denenebilir; bu hem kültürel bağlamı güçlendirir hem de döngüsel ekonomiye katkı sağlar. Tasarımcılar için ilham verici olan, malzemenin kısıtlamalarını bir avantaja dönüştürebilme becerisi.


Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 10 Haziran 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×