Shanghai’de Asılı Buzullar: İklim Değişikliğine Dokunulabilir Bir Deneyim
Dayuan Design ve okyanus koruma kâr amacı gütmeyen kuruluşu N.O.C. iş birliğiyle hayata geçirilen Buzul Projesi, iklim değişikliğini soyut bir kavram olmaktan çıkarıp dokunsal bir mekânsal deneyime dönüştürüyor. Shanghai’nin kentsel dokusuna yerleşen enstalasyon, buzullar, okyanuslar, şehirler ve insan faaliyeti arasındaki karmaşık ilişkiyi sorguluyor.
Uzaktaki Bir Felaketi Yakına Getirmek
Proje, “Uçların Rezonansı” teması altında, iklim değişikliğini yalnızca veri veya görsel temsillerle değil, bedensel bir karşılaşma olarak sunuyor. Açık hava enstalasyonu Paralel Projeksiyonlar – Buzul Projesi ile başlayan deneyim, film, ses, nesneler ve Akan Buzul adlı masaüstü enstalasyonuyla devam ediyor. Tüm bu öğeler, konuyu kentsel peyzajdan sergi alanına ve nihayetinde gündelik hayata taşıyor.

“Tasarım, nesnelerin veya görsel ifadenin ötesine geçen bir sistem olarak anlaşılmalıdır; malzeme seçimleri, mekânsal organizasyon, çevresel ilişkiler ve uzun vadeli toplumsal katılımı kapsar.”
Dokuz Asılı Geometrik Form: Kırılgan Bir Buzul Manzarası
Meydandan bakıldığında, enstalasyon dokuz adet asılı geometrik formdan oluşuyor. Bu formlar, bir buzdağının görünen ve görünmeyen kısımlarını yansıtan fasetli geometrilerle tasarlanmış. Tekrarlayan elemanlar, bireysel nesnelerden ziyade daha büyük bir buzul sistemini ima ediyor; bu da kutup ortamlarının birbirine bağlı ve değişken doğasına vurgu yapıyor.

Etkileşim: Çek, Katla, Kaydır
Ziyaretçiler, enstalasyonun altındaki asılı bileşenlerle etkileşime giriyor. Bu elemanları çekmek, üstteki geometrik hacimlerin büzülmesine, katlanmasına ve kaymasına neden oluyor. Hiçbir dijital arayüz veya ekran kullanılmıyor; tamamen mekanik bir tepki söz konusu. Bu fiziksel etkileşim, insan eylemi ile çevresel değişim arasında somut bir ilişki kurarak izlemeyi katılıma dönüştürüyor.
Sürdürülebilir Malzeme Seçimi
Enstalasyon, sökülüp tekrar kurulabilen modüler bir sistem olarak tasarlanmış. Ana bileşenler arasında geri dönüştürülmüş metal, atık su geçirmez kumaş, aynalı paslanmaz çelik ve hafif bir yapısal çerçeve yer alıyor. Üçgen perforasyonlar, malzeme kullanımını azaltırken görsel hafiflik sağlıyor.

Editörün Yorumu: Bu proje, iklim değişikliği gibi soyut bir konuyu somutlaştırma çabasıyla takdiri hak ediyor. Ancak, enstalasyonun etkileşim biçimi (ipleri çekme) oldukça basit kalıyor; bu, kavramsal derinliği tam olarak yansıtmayabilir. Yine de, malzeme seçimindeki sürdürülebilirlik vurgusu ve modüler tasarım anlayışı, özellikle Türkiye’deki geçici sergi ve etkinlikler için ilham verici. Ülkemizde de benzer bir yaklaşımla, örneğin İstanbul’un kentsel dönüşüm alanlarında iklim değişikliğine dikkat çeken etkileşimli enstalasyonlar görmek mümkün olabilir. Önümüzdeki yıllarda, bu tür dokunsal ve katılımcı tasarımların, özellikle genç kitlelerde farkındalık yaratmak için daha yaygın kullanılacağını öngörüyorum.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 5 Temmuz 2026
