Ana Sayfa Haberler Mimarlık

SIDELINED: Sporun Kazananları ve Kaybedenleri Yeniden Düşünmek

Sporun kurallarını, alanlarını ve takımlarını yeniden tasarlayan SIDELINED sergisi Rotterdam'da. Queer metodoloji, kazan-kaybet dışında var olma pratikleri.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

SIDELINED: Sporun Kazananları ve Kaybedenleri Yeniden Düşünmek

Saha çizgileri, kural kitapları, skor tabelaları… Bunların hepsi birer tasarım ürünü; ama çoğumuz onları doğanın değişmez parçaları sanıyoruz. İşte Gabriel Fontana’nın Venedik Mimarlık Bienali’nde dile getirdiği “Spor tasarlanmış bir sistemdir” sözü, bu algıyı kökünden sarsıyor. Stadyumlar, formalar, ekipmanlar ve hatta kurallar; kültürel değerlerin cisimleştiği tasarım nesneleri. Ancak onları binaları ya da kamusal alanları eleştirdiğimiz gibi sorgulamıyoruz.

Bu sorgulama, Fontana’nın küratör Amanda Pinatih ile hazırladığı SIDELINED: A Space to Rethink Togetherness sergisinin temelini oluşturuyor. Rotterdam’daki Nieuwe Instituut’ta açılan son versiyon, 2025 Venedik Mimarlık Bienali’ndeki Hollanda Pavyonu ve İspanya’nın Logroño kentindeki Concéntrico Festivali’nden sonra çalışmanın üçüncü durağı. Serginin her tekrarı, sunulduğu mekâna göre yeniden şekilleniyor.

SIDELINED: Sporun Kazananları ve Kaybedenleri Yeniden Düşünmek

Sporun Görünmeyen Tasarımı

SIDELINED’in en güçlü yanı, sporu yalnızca fiziksel bir aktivite değil, toplumsal bir kurgu olarak ele alması. Fontana’ya göre spor, hem fiziksel hem de sosyal etkileşimleri şekillendiren bir tasarım çerçevesi içinde işliyor: “Stadyumlar, formalar, ekipmanlar ve hatta oyun alanı; yalnızca oyunu değil, bireylerin birbirleriyle kurduğu ilişkileri de etkiliyor.” Bu yaklaşım, sporun “kutsal” sayılan kurallarını masaya yatırmak için güçlü bir zemin sunuyor.

Fontana’nın önerdiği üç alternatif takım sporu - Multiform, Anonymous Allyship ve Fluid Field - oyunun en temel varsayımlarını değiştiriyor. Takımlar artık sabit değil; formalar maç sırasında dönüşüyor, oyun alanı sürekli form değiştiriyor. Her oyun, çoğu zaman fark edilmeyen bir kuralı hedef alıyor: takımların sabitliği, formanın kimlik işlevi, sahanın sınırları… Bu öğeleri istikrarsızlaştırmak, oyuncuları kazanma odaklı bir mücadeleden çok, ortaklaşa öğrenme ve müzakere sürecine davet ediyor.

SIDELINED: Sporun Kazananları ve Kaybedenleri Yeniden Düşünmek

“Queer’i yalnızca bir kimlik olarak konumlandırmak yerine bir yöntem olarak ele alıyorum. Normları sorgulayan ve farklı olma, ilişki kurma ve iş birliği yapma biçimlerine alan açan bir yöntem.”

Venedik’ten Rotterdam’a: Alternatif Spor Barı

Serginin ilk durağı Venedik’te Hollanda Pavyonu bir “alternatif spor barına” dönüşmüştü. Amaç, spor ritüelleri üzerinden aidiyet duygusunu irdelemekti. Logroño’da ise sergi açık havaya taşındı; Parque Gallarza’da yerel öğrencilerle birlikte spor sahaları yeniden tasarlandı, yeni kurallar icat edildi. Şimdi Rotterdam’da spor barı, Nieuwe Instituut’un çatı katını ücretsiz bir kamusal alana çeviriyor. Ocak 2027’ye kadar ziyaretçiler oyunlara, atölyelere ve etkinliklere katılabilecek.

SIDELINED: Sporun Kazananları ve Kaybedenleri Yeniden Düşünmek

Rotterdam’daki kurulum oyunların ötesine geçiyor. Fluid Foosball Table (Akışkan Langırt Masası) sabit takımları ortadan kaldırıyor. Sergiye özel hazırlanan gazete ise Queer Gym Rotterdam ve Sportcafé Costa del Sol gibi yerel girişimleri tanıtıyor. Bu girişimler, sporun farklı topluluklar arasında nasıl bir buluşma noktası olabileceğini gösteriyor. Luca Soudant’ın ses işi ise mekâna duyusal bir katman ekliyor.

Rekabeti Yeniden Çerçevelemek

SIDELINED’in üç oyunu, rekabeti bütünüyle reddetmiyor; aksine, kazanma arzusunu iş birliğiyle harmanlıyor. Böylece sporun performans baskısını ve hiyerarşik yapısını görünür kılıyor. Oyunlar, kaybetmenin de öğretici bir deneyim olabileceğini; takımların geçici ve akışkan olduğunda ne olacağını deneyimletiyor. Bu yönüyle sergi, mimarlık ve tasarımın yalnızca mekân değil, toplumsal ilişkiler kurabileceğini de kanıtlıyor.

Peki bu neden önemli? Çünkü spor, gündelik hayatın en güçlü ritüellerinden biri. Onu yeniden tasarlamak, sadece bir oyun alanını değiştirmek değil; rekabet, kimlik, aidiyet ve birlikte yaşama gibi kavramları kökten yeniden düşünmek demek. SIDELINED, bu düşünmeyi eyleme dönüştüren nadir örneklerden.

Editörün Yorumu: Türkiye’de Spor ve Tasarım Birlikteliğinin Önü Açık

SIDELINED’in en değerli yanı, spor-mekân ilişkisini “daha iyi stadyum” tartışmasının ötesine taşıması. Türkiye’de spor mimarisi denince çoğunlukla devasa arenalar, lüks koltuklar ve VIP tribünler akla geliyor. Oysa bu sergi, sporun bizatihi kendisini bir tasarım problemi olarak ele alıyor: Kurallar değişebilir, formalar kimliği sabitlemek zorunda değil, saha çizgileri kutsal değil. Bu yaklaşımın Türkiye’deki tasarımcılara ilham vermesi için ortam olgun. Özellikle genç kuşak, “yenilik” adına yapılan yüzeysel kentsel müdahalelerden sıkılmış durumda. SIDELINED, sporun ve oyunun, kamusal alanı dönüştürmek için ciddi bir araç olabileceğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de bu tür deneysel spor pratiklerinin, belki bir bienalde veya yerel bir festivalde boy göstermesi şaşırtıcı olmaz. Tasarımcıların “spor"u yalnızca bir program öğesi olarak görmekten vazgeçip, onu bir kurgu ve eleştiri alanı olarak ele almaları gerekiyor.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 6 Ağustos 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×