Ana Sayfa › Haberler › Mimarlık

Söküm de Tasarlanmalı: THISS Studio’nun Radikal Yeniden Kullanım Yaklaşımı

Londra merkezli THISS Studio, atık malzemeleri tasarımın merkezine koyarak mimarlıkta radikal yeniden kullanımı savunuyor. Sökümün de tasarlanması gerektiğini vurguluyor.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

Söküm de Tasarlanmalı: THISS Studio’nun Radikal Yeniden Kullanım Yaklaşımı

Londra merkezli mimarlık stüdyosu THISS Studio, mimarlık dünyasında alışılagelmiş “önce tasarla, sonra malzeme bul” yaklaşımını tersine çeviriyor. Kurucular Tamsin Hanke ve Sash Scott, atık malzemeleri bir kısıtlama değil, tasarımın başlangıç noktası olarak görüyor. Designboom’a verdiği röportajda Hanke, yeniden kullanımın mimarın rolünü, inşaat sürecini ve bitmiş mekâna dair beklentileri nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor.

Malzeme Önce Gelir: Tersine Mühendislik

Geleneksel mimari süreçte proje kâğıt üzerinde tamamlanır, ardından malzeme tedarik edilir. THISS Studio’da ise sıralama farklı: önce niyet belirleniyor, sonra mevcut malzeme stoku toplanıyor ve tasarım bu stoka göre şekilleniyor. Hatta inşaat sırasında bile ayarlamalar yapılabiliyor. Hanke, “Yeniden kullanımla birlikte, zorunluluk nedeniyle artık sonucun tek yazarı olamayız” diyor. Bu durum, mimarın rolünü bir monologdan diyaloğa dönüştürüyor.

Söküm de Tasarlanmalı: THISS Studio’nun Radikal Yeniden Kullanım Yaklaşımı

“İş, monologdan çok bir konuşmaya dönüşüyor.” — Tamsin Hanke

Bu yaklaşım, mimarın kontrolünü azaltırken yaratıcılığı artırıyor. Malzemenin kendisi, tasarımcının aklına gelmeyecek hamleler önerebiliyor.

Söküm de Tasarlanmalı: THISS Studio’nun Radikal Yeniden Kullanım Yaklaşımı

Öne Çıkan Projeler: Barn Again ve Kiko Kostadinov

Stüdyonun bu felsefesini somutlaştıran iki proje öne çıkıyor. İlki, 2025 Kopenhag Mimarlık Bienali için mimar Tom Svilans ile geliştirilen Barn Again. Norveç’teki kullanılmayan ahırlardan kurtarılan kirişler, hafifçe daralan bir pavyon oluşturacak şekilde üst üste diziliyor. Kirişlerin yıpranmış yüzeyleri ve eski bağlantı izleri korunarak mimari ifadenin parçası haline getiriliyor. Yapı, sökülebilir ve yeniden kullanılabilir olacak şekilde tasarlanmış.

İkincisi, Kiko Kostadinov’un Londra amiral mağazasında sanatçı Ryan Trecartin’in ters çevrilmiş bir duba teknesi enstalasyonu. Teknenin korkulukları, mağazanın raf sistemini taşıyan tavan monteli bir yapıya dönüşüyor. Hanke, “Çoğu zaman malzeme, sıfırdan asla çizmeyeceğimiz bir hamleyi önerir” diyerek bu tür beklenmedik dönüşümlerin altını çiziyor.

Söküm de Tasarlanmalı: THISS Studio’nun Radikal Yeniden Kullanım Yaklaşımı

Kamusal Alanda Yeniden Kullanım: Pergola

Stüdyo, Kahire’de CLUSTER ve Orient Productions ile geliştirdiği Pergola adlı kamusal açık hava tiyatrosunda da benzer bir yaklaşım sergiliyor. Kırmızı yapı, yerel yeniden kullanım girişimlerinden gelen malzemeleri içeriyor: VeryNile tarafından nehirlerden toplanan plastikten üretilen tekstiller ve Rebloxx’tan geri dönüştürülmüş plastik tuğlalar. Bu proje, yeniden kullanımın sadece estetik değil, aynı zamanda toplumsal ve çevresel bir mesele olduğunu gösteriyor.

Editörün Yorumu: Türkiye’de Durum ve Gelecek Öngörüsü

THISS Studio’nun yaklaşımı bana kalırsa mimarlıkta gerçek bir paradigma değişikliğinin habercisi. Malzemenin tasarımı yönlendirmesine izin vermek, hem çevresel hem de yaratıcı açıdan çok kıymetli. Ancak pratikte zorlukları da yok değil: Türkiye’de yıkım atıklarının lisanslı dönüşümü hâlâ çok sınırlı, yerel yönetimlerin ve müteahhitlerin bu konuda ciddi bir altyapı kurması gerekiyor. Yine de umut verici örnekler var; örneğin İstanbul’daki bazı butik oteller ve kafeler eski fabrika malzemelerini kullanarak mekânlarına karakter katıyor. Benzer bir yaklaşımın Türkiye’de de yaygınlaşması için tasarımcıların malzeme avcılığına çıkması, belediyelerin de yıkım envanterleri oluşturması şart. Önümüzdeki yıllarda, özellikle deprem sonrası dönüşüm süreçlerinde, “söküm tasarımı” kavramının daha sık konuşulacağını ve mimarlık eğitiminde de yerini alacağını düşünüyorum.

Peki bu neden önemli? Çünkü yeniden kullanım sadece malzeme tasarrufu değil, aynı zamanda tasarımcıya yeni bir düşünme biçimi sunuyor. Sökümün de tasarlanması gerektiği fikri, mimarlığın geleceğinde döngüsel ekonominin kaçınılmaz bir parçası olacak.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 30 Ekim 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×