Soto’nun 4000 Sarı Teli Londra’da: İçine Girip Kaybolacağınız Bir Heykel
Venezuelalı kinetik sanat öncüsü Jesús Rafael Soto’nun 1999’da tasarladığı, 2023’te yeniden üretilen Pénétrable BBL Jaune adlı dev heykel, Londra’nın Kensington Bahçeleri’nde Serpentine Galerisi’nin 2026 yaz programını başlatıyor. 16 Haziran – 25 Ekim 2026 tarihleri arasında görülebilecek yapıt, 4000 adet sarı PVC telin çelik bir çerçeveden sarkıtılmasıyla oluşuyor. Ziyaretçiler bu tellerin arasından geçerken, hem görsel bir titreşim hem de dokunsal bir deneyim yaşıyor.
Kinetik Sanatın Bedenselleşmesi
Soto, 1923’te Venezuela’da doğdu ve kinetik sanatın merkez figürlerinden biri haline geldi. 70 yılı aşkın kariyerinde 70’ten fazla Pénétrable heykel üretti. Bu eserler, izleyicinin içine girebildiği, asılı elemanlardan oluşuyor. Serpentine’deki versiyon, 10 metre uzunluğunda ve dar aralıklarla dizilmiş tüplerin yarattığı hareli (moiré) etkisiyle uzaktan titreşen bir alan sunuyor.

“Sanılanın aksine, uzay nesnelerle dolu bir şey değildir. Nesneler aslında uzayla doludur. Uzay akar. Hiçbir şey onu sınırlamaz.” – Jesús Rafael Soto, Hans Ulrich Obrist ile söyleşi, 2004
Doğayla Kucaklaşma
Heykel, Serpentine’in sergi programını galeri duvarlarının dışına taşıyarak, parkın doğal dokusuyla etkileşime giriyor. Ağaçlar, patikalar ve geçen kalabalıklar arasında yer alan sarı hacim, ziyaretçilerin hareketiyle sürekli değişiyor. Teller fırçalıyor, ayrılıyor ve tekrar kapanıyor; her adım, heykelin yoğunluğunu ve ritmini değiştiren küçük bir müdahale. Bu, Soto’nun 1967’de ilk Pénétrable ile başlattığı, izleyiciyi eserin hareketinin parçası yapma fikrinin açık havadaki en güzel örneklerinden biri.

Serpentine Yaz Kampüsü
Pénétrable BBL Jaune, LANZA atölyesinin 25. Serpentine Pavyonu ve bir arşiv sergisiyle birlikte, sanat, mimari ve canlı programlardan oluşan bir yaz kampüsü oluşturuyor. Bu üçlü, ziyaretçilere farklı ölçeklerde ve disiplinlerde deneyimler sunmayı hedefliyor.

Editörün Yorumu: Tellerin Ardındaki Sessiz Felsefe
Soto’nun bu eseri, beni en çok etkileyen kinetik heykellerden biri. Tellerin arasında yürürken, hem görsel bir titreşim hem de bedensel bir hafiflik hissediyorsunuz. Ancak, bu kadar büyük bir yapının doğal bir parkta ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusu akıllara geliyor. PVC malzeme, çevresel etkileri düşündürüyor. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, örneğin İstanbul’un parklarında geçici enstalasyonlarla denenebilir. Önümüzdeki yıllarda, kinetik sanatın kamusal alanlarda daha fazla yer bulacağını ve malzeme seçimlerinin çevre dostu olmaya evrileceğini öngörüyorum. Soto’nun ‘uzay akar’ sözü, tasarımın sınırlarını sorgulatan güçlü bir manifesto.


Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 16 Haziran 2026
