Rotterdam’da Halı Kaplı Galeri: Space Popular’dan Sıcak Bir Müdahale
Mimarlık ve tasarım stüdyosu Space Popular, Rotterdam’daki Nieuwe Instituut için renkli, halı kaplı bir galeri alanı tasarladı. Müzenin uzun ve dar bir bölümünü kaplayan Koleksiyon Galerisi, Hollanda mimarlık tarihini belgeleyen fiziksel ve dijital koleksiyonu sergilemek üzere kalıcı bir mekân olarak hizmet verecek.
Alışılmadık Bir Galeri Deneyimi
Galeri, neredeyse tamamen yumuşak döşemelerle kaplanmış durumda. Space Popular, ziyaretçilere tipik çağdaş galerilerin “parlak minimalizmine” karşı samimi bir alternatif sunmayı amaçlamış. Stüdyo, Dezeen’e yaptığı açıklamada, “Galeri mekânlarının olağan parlak minimalizminin tam tersi bir şey yaratmak ve daha çok bir kulüp veya dinlenme salonu gibi hissettiren bir mekân oluşturmak istedik” diyor. “İnsanların bir galeride genellikle harcadıklarından daha fazla zaman geçirecekleri bir alan yaratmak istedik.” diye ekliyor.

Koyu tonlar ve yumuşak geçişler, ziyaretçileri yavaşlamaya, oturmaya ve halının yumuşaklığını, renklerin sıcaklığını hissetmeye davet ediyor. Grafik tasarımcı Mariana Lobão ile birlikte çalışan Space Popular, tüm galeriyi dijital olarak basılmış bir halının ızgara deseni üzerine yerleştirmiş. Halının tasarımı hem 50’ye 50 santimetrelik bir ızgarayı hem de koleksiyonu beş tematik bölüme ayıran renk kodlu kısımları içeriyor.
Stüdyo, “Nieuwe Instituut’taki küratör ekibinin oluşturduğu beş tematik hikâyeyi deneyimlemek ve onlarla etkileşime geçmek için doğrusal olmayan ve çoklu ziyaretçiye uygun bir yol yarattık” diyor. Her bölümün içinde, Rob den Dulk tarafından üretilen ahşap podyumlar renk kodlu ve benzer şekilde halı kaplı yüzeylerle bitirilmiş. Bunların üzerinde koleksiyonun fiziksel maketlerinin sergilendiği cam vitrinler yer alıyor. Mekândaki diğer ahşap dolaplar ise ziyaretçiler için etkileşimli ekranlar olarak hizmet ediyor. Serginin tamamını çevreleyen 40 metre uzunluğundaki beton duvar, aynı zamanda projeksiyon duvarı olarak da kullanılıyor.

Stüdyo, “Halı, galeriyi yumuşak, daha yavaş bir alan olarak çerçeveliyor; 50’ye 50 cm’lik ızgarası ise içindeki her şeyi düzenliyor” diyor. “Her podyum ve koleksiyon nesnesi bu ızgarayı takip ediyor. Mekândaki her şeyi kapsayan geometrilerin olumlu bir niteliği olduğunu düşünüyoruz” diye ekliyor.
Space Popular’ın galerisi, Nieuwe Instituut’ta Mayıs 2029’a kadar açık kalacak ve “güncel olayları yansıtmayı” amaçlayan sürekli gelişen bir sergi sunacak. Stüdyonun önceki müdahaleleri arasında Roma’daki MAXXI müzesinde Aldo Rossi’nin mimarlık teorilerini metaverse için yeniden yorumlayan renkli bir enstalasyon yer alıyor. Fotoğraflar: Special Thanks Studios.

Malzemenin Sessiz Gücü: Tasarım Detayları
- Halı Tasarımı: 50x50 cm ızgara, beş tematik bölüm için renk kodları
- Podyumlar: Rob den Dulk tasarımı, ahşap, halı kaplı, cam vitrinli
- Etkileşimli Ekranlar: Ahşap dolaplar
- Projeksiyon Duvarı: 40 metre uzunluğunda beton duvar
- Süre: Mayıs 2029’a kadar açık
“Galeri mekânlarının olağan parlak minimalizminin tam tersi bir şey yaratmak ve daha çok bir kulüp veya dinlenme salonu gibi hissettiren bir mekân oluşturmak istedik.” — Space Popular

Editörün Yorumu
Space Popular’ın bu tasarımı, galeri deneyimini kökten değiştirme cesareti gösteriyor. Halı kaplı bir galeri fikri ilk bakışta alışılmadık gelse de, aslında ziyaretçiyi içine çeken, sıcak ve davetkâr bir ortam yaratma amacı çok değerli. Özellikle pandemi sonrası dünyada, insanların fiziksel mekânlarda daha fazla zaman geçirmek istemesiyle örtüşüyor. Türkiye’de ise müzecilik ve galeri tasarımı genellikle daha muhafazakâr bir çizgide ilerliyor. İstanbul Modern’in yeni binası gibi örneklerde bile “parlak minimalizm” hâkim. Oysa Anadolu’nun dokuma geleneği, halı ve kilim kültürü göz önüne alındığında, Türk tasarımcılar için bu tür samimi, dokunsal mekânlar yaratmak aslında çok daha doğal olabilir. Yerel malzemelerle, yerel dokularla deney yapmak, uluslararası trendleri takip etmekten daha özgün sonuçlar doğurabilir. Space Popular’ın bu projesi, tasarımcılara “neden olmasın?” dedirten türden. Peki bu neden önemli? Çünkü galeriler sadece sanatı sergilemez; ziyaretçinin sanatla kurduğu ilişkiyi de şekillendirir. Halı, bu ilişkiyi yumuşatıyor, insanileştiriyor.
Kaynak: Dezeen | Yayın Tarihi: 4 Ekim 2026
