Tokyo’nun Düşen Dallarından Mobilya: Uneri Koleksiyonu
Doğadan ilham aldığını iddia eden mobilyaların çoğu, bir kavisli çizgi, bir ahşap dokusu ve bir sürdürülebilirlik basın bülteninden ibaret. Ama Tokyo merkezli Sotanaka stüdyosunun Uneri koleksiyonuna denk geldiğimde kaydırmayı durdurdum. Çünkü ilk fark ettiğiniz şey neyden yapıldığı değil, hâlâ canlıymış gibi görünmesi.
Koleksiyon beş parçadan oluşuyor: alçak oval bir sehpa, bir yan sehpa, daha uzun bir tabure, ikinci bir yan sehpa ve bir sandalye. Her biri tamamen mat siyah emaye ile kaplanmış. Bu, üzerinde konuşmaya değer ilk cesur tasarım kararı. Siyah, ham ve budaklı dalları tek bir tutarlı görsel dilde birleştiriyor, ama ne olduklarını silmiyor. Aksine, koyu yüzey dokuyu daha okunabilir kılıyor. Her düğüm, her çatal, her düzensiz çıkıntı, Sotanaka’nın fotoğrafladığı beyaz arka planlarda net bir şekilde okunuyor. Malzemeyi tüm çıplaklığıyla görüyorsunuz.

Dal Karmaşasının Üzerinde Sessiz Noktalama İşaretleri
Her parçadaki kontrast, Uneri’yi görsel olarak bu kadar çarpıcı kılan şey. Üst kısımlar -ister koltuk, ister masa yüzeyi, isterse sandalyenin küçük yuvarlak sırtlığı olsun- pürüzsüz, düz ve geometrik. Sanki bir dal karmaşasının üzerinde sessiz noktalama işaretleri gibi duruyorlar. Yukarıdaki cilalı yüzey ile aşağıdaki vahşi yapı arasındaki bu gerilim bilinçli ve olağanüstü iyi çalışıyor. Düz yüzeyler gözünüze dinlenme alanı veriyor; dallar ise dolaşacak bir yer.
“Doğa, kontrol edilemeyeni kucakladığınızda en iyi tasarım ortağınız olur.”

Alçak sehpaya yakından baktığınızda, Sotanaka’nın arkasındaki tasarımcı Soichiro Tanaka’nın aslında ne kadar karmaşık bir yapı inşa ettiğini anlıyorsunuz. Oval üst kısmın altındaki dal iskeleti basit dört ayaklı bir taban değil. Kafur ve Zelkova dallarından oluşan bir ağ; birbirini kesen, üst üste binen ve farklı yönlere açılan dallar. Bazı dallar yatay olarak çapraz bağlantı görevi görüyor. Diğerleri yukarı kıvrılarak üst yüzeye buluşuyor. Kesişme noktaları elle kesilmiş geçmeler; her biri o dalın tam eğrisine uyacak şekilde törpülenmiş ve yontulmuş. İki dal aynı olmadığı için iki geçme de aynı değil. Yapı uzaktan kaotik görünüyor, yakından ise neredeyse imkansız bir hassasiyetle.
Sandalye: Koleksiyonun En Cesur Parçası
Sandalye, koleksiyonun en iddialı parçası olabilir. Profilden bakıldığında, sandalyenin arka ayağını oluşturan dal, küçük yuvarlak sırtlığı kucaklamak için ayrılmadan önce tek bir süpürme çizgisi halinde yukarı devam ediyor. Bu, bir inşa yönteminden çok bir jest gibi okunuyor; sanki dal kendi kendine sandalye olmaya karar vermiş. Önden bakıldığında, oturma yerinin oval kontrplak paneli, bacakları ve alt çerçeveyi oluşturan çapraz dallardan oluşan bir kafesin üzerinde süzülüyor. Emaye kaplama, ışığı kıvrımlar boyunca farklı yakalayarak yapıya fotoğrafların tam olarak yakalayamadığı ama güçlü bir şekilde ima ettiği sessiz bir derinlik katıyor.

Uneri ismi Japoncadan dalgalanan, yükselen dalga olarak çevriliyor. Bu ismi duyduğunuzda, her bir parçadaki organik hareketi daha iyi anlıyorsunuz.

Editörün Yorumu
Uneri koleksiyonu, doğayı romantize etmek yerine onunla işbirliği yapmanın nadir örneklerinden. Tanaka’nın dalları olduğu gibi kabul edip onlara saygı duyması, ama aynı zamanda onları modern bir dilde yeniden yorumlaması takdire şayan. Ancak bu kadar emek yoğun bir sürecin seri üretime geçmesi zor görünüyor; koleksiyon daha çok bir sanat eseri ya da sınırlı sayıda üretilecek bir lüks obje olarak kalacak gibi. Türkiye’de benzer bir yaklaşım, özellikle zeytin ağacı gibi atık dalların değerlendirilmesiyle ilham verici olabilir. Sektörel öngörüm: Doğal malzemelerle kişiselleştirilmiş, zanaat odaklı mobilyalar önümüzdeki yıllarda daha da değer kazanacak. Uneri, bu trendin mükemmel bir habercisi.
Peki bu neden önemli? Çünkü Uneri, tasarımın malzemeyle kurduğu ilişkiyi sorguluyor. Kontrol etmek yerine işbirliği yapmanın, kusurları gizlemek yerine onları vurgulamanın gücünü gösteriyor. Bu, sadece bir mobilya koleksiyonu değil, aynı zamanda bir tasarım felsefesi manifestosu.
Kaynak: Yanko Design | Yayın Tarihi: 11 Temmuz 2026


