Ana Sayfa Haberler Endüstriyel Tasarım

UAL’ın Yaşayan Arşivi: Öğrenci Tasarımları Misafirhanede

Londra Sanat Üniversitesi, misafir dairesini öğrenci tasarımlarıyla dolu yaşayan bir arşive dönüştürdü. Sürdürülebilirlik ve koleksiyon kültürüne dair ilham verici bir adım.

· Piyon Haber · Dezeen

Share:

UAL’ın Yaşayan Arşivi: Öğrenci Tasarımları Misafirhanede

Londra Sanat Üniversitesi (UAL), Chelsea Sanat Koleji kampüsündeki sıradan bir misafir dairesini, öğrenci ve mezun tasarımlarının sergilendiği renkli bir yaşam alanına dönüştürdü. Atterbury Flat adı verilen iki yatak odalı daire, 2005’ten beri ziyaretçi profesörleri ağırlıyordu. Ancak UAL öğretim görevlisi Zoë Tynan-Campbell, bu mekânı üniversitenin uzun süredir toplamadığı öğrenci işlerinden oluşan “yaşayan bir arşive” çevirme fırsatı gördü.

Öğrenci Emeğiyle Şekillenen Bir Ev

Tynan-Campbell, mezunlar Abigail Rigby ve Bhairavi Yogasivam ile birlikte 58 farklı bölümden 400’den fazla öğrenci ve mezunu sürece dahil etti. İlk etapta 117 eser satın alındı. Bunlar arasında mezuniyet sergilerinde dikkat çeken renk değiştiren sandalye ve 160 kilogram istiflenmiş kâğıttan yapılmış kavramsal sehpa gibi fantastik parçaların yanı sıra, UAL mezunlarının kurduğu şirketlerin ürünleri de var: Blackmarket’in doldurulabilir sabunu, Easy Hang’in katlanabilir askıları ve Tiipoi’nin Hint nehri çamurundan elle şekillendirilmiş pişirme kapları.

UAL’ın Öğrenci Tasarım Arşivi: Yaşayan Bir Sergi

Birçok eser özellikle bu daire için üretildi. Seramik sanatçısı Emma Louise Payne’in yeşil tonlarında degrade banyo fayansları ve lavabosu, çok disiplinli tasarımcı Neha Ratanchand’ın misafir defterini imzalamak için dev bir kalemi bunlardan bazıları. Makas, tarot kartları, havlu ve geri dönüştürülmüş poşetlerden yapılmış bir çöp torbası bile koleksiyonda yerini buldu. Bazı sıradan mobilyalar ise arşiv genişledikçe değiştirilmeyi bekliyor.

“Neyi topladığımız ve neye değer verdiğimiz üzerine sorular sormak istiyoruz. Çünkü bir kurum olarak güzel sanatlar koleksiyonumuz var… ama çoğu resim, fotoğraf ve 2D işler. Altı üniversitemiz ve birçok farklı disiplinimiz varken neden sadece güzel sanatlar koleksiyonluk? Diğer bölümlerin ürettiği anlatıları, hikâyeleri, nesneleri neden toplamıyoruz?” — Zoë Tynan-Campbell

UAL’ın Öğrenci Tasarım Arşivi: Yaşayan Bir Sergi

Sürdürülebilirlik ve Koleksiyon Kültürü

Atterbury Flat, geçtiğimiz hafta Londra Tasarım Festivali’nde tanıtıldı ve etkinlik sonrası ziyaretçi profesörlere ev sahipliği yapmaya devam edecek. Proje, tasarımın sadece sergi salonlarında değil, günlük yaşamın içinde var olabileceğini gösteriyor. Ayrıca üniversitenin koleksiyon politikasına da eleştirel bir bakış getiriyor: Neden sadece güzel sanatlar değerli? Endüstriyel tasarım, moda, grafik gibi alanların üretimleri neden arşivlenmiyor?

Mekânın bir “yaşayan arşiv” olması, eserlerin dokunulabilir, kullanılabilir ve deneyimlenebilir olması açısından önemli. Bu yaklaşım, tasarımın işlevselliğini ve estetiğini bir arada sunuyor. Öte yandan, bazı parçaların özellikle sergi için üretilmesi, arşivin organik bir koleksiyondan ziyade küratöryel bir projeye dönüşme riskini taşıyor. Yine de UAL’ın bu cesur adımı, tasarım eğitimi veren kurumlar için ilham verici.

UAL’ın Öğrenci Tasarım Arşivi: Yaşayan Bir Sergi


Editörün Yorumu:

UAL’ın Öğrenci Tasarım Arşivi: Yaşayan Bir Sergi

Bu projeyi ilk duyduğumda “Neden daha önce kimse yapmadı?” diye düşündüm. UAL gibi prestijli bir kurumun, öğrenci işlerini bir depoda çürümeye bırakmak yerine onları yaşayan bir arşive dönüştürmesi takdire şayan. Özellikle “güzel sanatlar dışındaki disiplinler neden koleksiyonluk değil?” sorusu, Türkiye’deki tasarım okulları için de çok tanıdık bir eleştiri. Bizde de genellikle resim ve heykel bölümleri arşivlenirken, endüstriyel tasarım veya grafik tasarım ürünleri atölyelerde kaybolup gidiyor. Keşke bizde de benzer bir “misafirhane arşivi” projesi hayata geçse; hem öğrenci motivasyonu hem de kurumsal hafıza için büyük bir kazanım olurdu. Peki bu neden önemli? Çünkü tasarım, sadece üretildiği anda değil, saklandığı, paylaşıldığı ve yeniden yorumlandığı sürece değer kazanır. UAL’ın bu adımı, tasarımın yaşayan bir kültür olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Kaynak: Dezeen | Yayın Tarihi: 21 Eylül 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×