Ana Sayfa Haberler Endüstriyel Tasarım

Oyun ve Yaratıcılık: Edelkoort ile Fimmano’nun ‘İç Çocuk’ Sergisi

Lidewij Edelkoort ve Philip Fimmano, Stockholm'deki INNER CHILD sergisiyle tasarımda oyunun yaratıcılığa etkisini ve yeni bir zihniyeti keşfediyor.

· Piyon Haber · Designboom

Share:

Oyun ve Yaratıcılık: Edelkoort ile Fimmano’nun ‘İç Çocuk’ Sergisi

Bugünlerde neden bu kadar çok tasarımcı oyuncak benzeri nesneler üretiyor? Bu soru, Ekim ayında Stockholm’deki Artipelag müzesinde açılacak INNER CHILD: Playing with Design sergisinin merkezinde yer alıyor. Küratörler Lidewij Edelkoort ve Philip Fimmano, 100 tasarımcı ve sanatçıyı bir araya getiren sergide, hayvan benzeri mobilyalar, dokunsal malzemeler, el yapımı objeler ve çocuksu formların yükselişinin sadece estetik bir trend olmadığını savunuyor. Onlara göre bu, yaratıcılığa yönelik değişen bir tutumun kanıtı.

Oyun ve Yaratıcılık: Edelkoort ile Fimmano’nun ‘İç Çocuk’ Sergisi

“Çok zor bir zaman diliminde yaşıyoruz; panik, kaos, öfke ve korku dolu. Toplumun genel ruh hali oldukça karamsar. Bu nedenle iç çocuğunuza geri dönmek, biraz teselli bulmanıza yardımcı olabilir… belki de insanlığa ve kendinize olan inancınızı tazeler.” – Lidewij Edelkoort

Oyun, Nostalji Değil, Bir Zihniyet

Serginin başlığı “İç Çocuk” ilk bakışta nostalji veya çocukluk anılarına dair bir sergi izlenimi verse de küratörlerin aradığı başka bir şey: Onlar için ‘iç çocuk’, merak, sezgi ve hata yapma özgürlüğüyle yönlendirilen bir yaratıcılık yaklaşımı. Sekiz tematik bölüm boyunca mobilyalar, tekstiller, heykeller ve el sanatları bir hikaye kitabının sayfaları gibi düzenlenmiş; hayal gücünün ve elle yapmanın, politik belirsizlik, çevresel kaygı ve hızla gelişen teknolojilerle şekillenen bir anda nasıl yeniden yaratıcı araçlar haline geldiğini araştırıyor.

Oyun ve Yaratıcılık: Edelkoort ile Fimmano’nun ‘İç Çocuk’ Sergisi

Yüz Tasarımcı, Ortak Bir Dil

Sergideki yüz katılımcıya baktıklarında küratörler tekrar eden örüntüler fark etmiş. Bağımsız çalışmalarına ve farklı kıtalarda olmalarına rağmen birçoğu benzer üretim biçimlerine ulaşmış: küçük ölçekli üretim, el işçiliği, deney ve malzemelerle daha kişisel bir ilişki. Bu gözlem, serginin kendisini de şekillendirmiş; küratörler eserleri tekrar eden tutumlara göre gruplandırmış. Sergideki tasarımcılar atık karton, tahta artıkları, tekstil, yün ve kağıt gibi malzemelerle çalışıyor. Kimileri el yapımı ve deneyi benimserken, kimileri hayvan benzeri formlar yaratıyor.

Editörün Yorumu

Bu sergi, tasarım dünyasında oyunun sadece bir trend olmadığını, aksine derin bir zihniyet dönüşümünün parçası olduğunu gösteriyor. Özellikle pandemi sonrası belirsizlik ortamında, tasarımcıların el yapımına ve dokunsal malzemelere yönelmesi, dijitalleşmenin yarattığı soğukluğa bir panzehir arayışı olarak okunabilir. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımı, özellikle genç tasarımcıların atık malzemelerle yaptığı deneysel çalışmalarda görüyoruz; ancak bu hareketin henüz kurumsal bir sergiyle taçlandırılmamış olması üzücü. Edelkoort ve Fimmano’nun bu sergisi, oyunun yaratıcılık için vazgeçilmez olduğunu hatırlatırken, önümüzdeki yıllarda daha fazla tasarımcının bu yönde ilerleyeceğini öngörüyorum. Yine de serginin tamamen “oyuncak” objelere odaklanması, işlevselliğin ikinci plana atılmasına yol açabilir; bu da endüstriyel tasarımın temel prensipleriyle çelişebilir. Yine de, bu sergi tasarımın sadece problem çözme değil, aynı zamanda duygusal bir deneyim olduğunu hatırlatması açısından değerli.

Peki bu neden önemli? Çünkü oyun, yaratıcılığın en saf hali ve bu sergi, tasarımın yeniden insanileşmesine dair umut verici bir işaret.

Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×