Zaha Hadid’in İlk Dijital Tasarımları: Parametrik Devrimin Kökleri
Mimar Daniel Oakley, Zaha Hadid Architects’te oluşturulan ilk 3D bilgisayar modellerinin videolarını yayınladı. Dezeen’in Parametricism serisi kapsamında özel olarak paylaşılan bu görüntüler, stüdyonun akışkan, parametrik mimarlıkla küresel çapta tanınmadan önceki dijital tasarım denemelerine nadir bir bakış sunuyor.
Dijitalin Öncüsü: Daniel Oakley ve Macintosh IIci
Oakley, Zaha Hadid’in ofisine bir tasarım bilgisayarı (Macintosh IIci) getiren ilk kişiydi. Rhode Island School of Design (RISD)‘da 3D modelleme ve animasyon deneyimi kazanan Oakley, Brown Üniversitesi Bilgisayar Yüksek Lisans Grafik Grubu’nda da çalışmıştı. Hadid ile ilk kez 1986’da, stüdyonun elle tasarım yaptığı dönemde Tomigaya Binası projesinde bir araya geldi. 1989’da Zaha Hadid Architects’te bilgisayar uygulamaları uzmanı olarak işe alındı.
Floppy Disklerden Günümüze: Kayıp Dijital Miras
Videolar, stüdyoda çalıştığı dönemde üzerinde çalıştığı yarışma tasarımlarının dijital turlarını içeriyor. Bunlar arasında Zollhof Media Park da yer alıyor. Dört yıl boyunca Studio 9 olarak adlandırılan ofiste Hadid ile yakın çalışan Oakley, 3D bilgisayar modellerinde tasarım olanaklarını test etti. Onlarca yıllık tasarımlar floppy disklerde saklıydı; Oakley bunları modern bilgisayarlarda izlenebilir hale getirdi.

“Zaha Hadid beni başka bir mimarlık ofisinden ayrılmaya teşvik edip Studio 9’un dijital teknolojiye yatırım yapacağına söz verdiğinde, uygulama içinde erken dönem hesaplamalı mimari çalışmaları geliştirmeye tamamen adadım kendimi. O zamanlar çok az ofis dijital tasarım, modelleme veya animasyonu ciddi şekilde araştırıyordu.” - Daniel Oakley
Şüpheciliğin Zaferi: Yarışma ve Dönüşüm
Oakley, stüdyonun başlangıçta kiralık bilgisayarlarla yapılan dijital modelleme teknolojisine şüpheyle yaklaştığını belirtiyor. Ancak Apple UK ve Paracomp Software tarafından düzenlenen bir yarışmayı kazanarak Macintosh IIci bilgisayarı ödülü almasıyla işler değişti. Bu araç, Zaha Hadid Architects’in dijital tasarıma geçişini hızlandırdı.
“Tomigaya ve Zollhof Media Park gibi projelerde yenilikçi sonuçlar elde etmemize rağmen, Zaha, Patrik Schumacher ve Studio 9’un çoğu başlangıçta dijital teknolojinin uzun vadeli rolü konusunda şüpheciydi; resim, çizim ve fiziksel temsile güvenmeye devam ettiler,” diyor Oakley.

Yarışmayı ‘Exploded World’ görseli ve 3D model çalışmasıyla kazandığını belirten Oakley, ödülün 5MB RAM ve 40MB sabit diskli Macintosh IIci olduğunu söylüyor. Bu bilgisayar, Studio 9’daki ilk büyük tasarım bilgisayarı oldu ve stüdyonun dijital üretime geçişini başlattı.
Oakley, Zaha Hadid Architects’in Studio 9 Londra ofisinde dört yıl geçirdi, ancak daha sonra da stüdyo için çalışmaya devam etti.
Editörün Yorumu: Bu haber, parametrik tasarımın köklerine dair büyüleyici bir arkeolojik kazı. Zaha Hadid’in cesur vizyonu ve Oakley’in teknik becerisi, mimarlık tarihinin en önemli dönüşümlerinden birini başlatmış. Özellikle floppy disklerden günümüze ulaşan bu görüntüler, dijital mirasın ne kadar kırılgan olduğunu da hatırlatıyor. Türkiye’de de benzer bir yaklaşım, örneğin İstanbul’daki genç mimarlık ofislerinin dijital araçları benimseme sürecinde yaşandı; ama bu kadar belgelenmiş bir geçiş hikayemiz maalesef yok. Oakley’in anlattığı şüphecilik, aslında her yeniliğin karşılaştığı evrensel bir direnç. Bu trend, önümüzdeki yıllarda yapay zeka ve parametrik tasarımın birleştiği noktada daha da derinleşecek; ancak insan dokunuşunun asla tamamen kaybolmayacağını da gösteriyor. Bence, Oakley’in bu videoları sadece birer belge değil, aynı zamanda yaratıcılığın teknolojiyle dansının ilk adımları. Peki bu neden önemli? Çünkü her büyük devrimin, floppy disklerde saklı kalmış bir başlangıcı var.
Kaynak: Dezeen | Yayın Tarihi: 20 Mayıs 2026