Grafik Tasarımda Biyofilik Yaklaşım: Doğanın Dijital Dönüşümü
Doğa ile teknolojinin kesiştiği noktada, grafik tasarımcılar biyofilik prensipleri kullanarak daha etkileyici ve sürdürülebilir görsel kimlikler yaratıyor.
Doğa ile teknolojinin kesiştiği noktada, grafik tasarımcılar biyofilik prensipleri kullanarak daha etkileyici ve sürdürülebilir görsel kimlikler yaratıyor.
İskandinav tasarımı, 20. yüzyıl ortalarında gelişen çok yönlü bir tasarım paradigmasıdır. Sadelik, işlevsellik ve insan odaklılık temel taşları olan bu yaklaşım, demokratik tasarım kavramını doğurmuştur.
İlk olarak yapay zekayı, zihinlerimizde tanımladığımız şekle bakacak olursak insan benzeri bilişsel yetilere sahip ve bu yetileri ile hayatımızı kolaylaştıran bilgisayarlar olarak genel bir kanıya varmaktayız ki işin içerisine sanat kavramını kattığımızda kafamızdaki bu tanım bir miktar yetersiz kalmaktadır. Günümüzde sanat dünyası ve ana akımdaki belli başlı taraflarca yapay zekâ üretimi sanata, çağdaş sanatın geldiği son nokta şeklinde yaklaşılsa da bu özerk eserleri veya deneyimleri tanımlamak için biraz daha ortalığı alt üst etmek gerekecektir.
İnsan göçü; kişinin ya da bir grubun kalıcı olarak yaşadıkları yeri değiştirmesidir. “İnsan göçü”, göçebeliği (mevsimsel göçü), mevsim işçiliğini, keyfi seyahatleri kapsamaz. İnsan göçü; göç edenlerin hayat standartlarını yükseltmek; savaş, açlık, işsizlik veya siyasi baskı gibi olumsuzluklardan kaçmak adına yaptıkları; zorunlu veya zorunlu olmayan hareketliliktir. Göç, olağan bir insan davranışıdır. Evrimsel olarak kendini korumaya ve hayatta kalmaya çalışmak insan doğasının bir parçasıdır.
Emergency Tent afet sonrası geçici barınma alanlarına kadar ki sürede insanların barınabileceği yaşam ünitesidir. Birim başına tek kişiliktir. İstenildiğinde portatif yatak sayesinde iki kişinin barınabileceği hale gelir. Körüklü makas mekanizması sayesinde kolay kurulumu sağlar. Pek çok çadır veya şişirme barınakların aksine sağlamdır. Kullanıldıktan sonra tekrar kullanılabilir.
Eve gelen kargoların çevreye verdiği zararın farkında mısınız? Bu yazıda, kargolama paketlerine alternatif olarak kullanabileceğiniz bazı çevre dostu paketleme yöntemlerini öğreneceksiniz. Bu yöntemler arasında geri dönüştürülmüş ya da geri dönüştürebilir malzemeler, geri dönüştürülmüş plastik, çevre dostu doldurma malzemeleri ve organik malzemeler bulunuyor. Bu malzemeler hem doğayı hem de insan sağlığını koruyor ve sürdürülebilir bir üretim sağlıyor. Çevre dostu paketleme yaparak hem kendinize hem de gezegenimize bir iyilik yapmış olursunuz.
Bauhaus balesi (Triadische Ballet) 1920’li yıllarda Almanya’da ki Bauhaus okulunun bir parçası olan Bauhaus Tiyatrosu için yazılmıştır. Bu alışılagelmişin dışında olan modern dans türü geometrik şekiller, desenler ve kostümleriyle oldukça ilgi çekmiştir. Tasarımcısı Oskar Schlemmer gösteriyi ‘ Geleneklerin yükü’ olarak tasvir etmiştir. Bu renkli balenin kostümleri hareket etmeyi kısıtlıyacak ve dansçıları neredeyse bir kukla gibi göstericek şekilde tasarlanmıştır. Burda ortaya konulmaya çalışılan fikir dansçıların üstlerinde bulunana tasarımlar ne kadar izin veriyorsa o kadar hareket edebilmeleridir.
Moda tasarımı, sadece giyim kuşam değil, aynı zamanda bir iletişim aracıdır. Moda tasarımı, bireylerin ve toplulukların değerlerini, inançlarını, tutumlarını ve ideallerini yansıtan bir görsel dildir. Moda tasarımı, hem bireysel hem de kolektif bir ideolojik ifade biçimi olarak tanımlanabilir. İdeolojik ifade, bir bireyin veya bir grubun dünya görüşünü, siyasi eğilimlerini, toplumsal konumlarını veya kültürel kimliklerini ortaya koyan bir söylem veya eylemdir.
İnsan uçuşunu sağlamak için kuşların incelenmesi biyomimikrinin erken örneklerinden biridir. Uçan bir makine yaratmakta başarılı olamasa da, Leonardo da Vinci (1452–1519) kuşların anatomisi ve uçuşunu dikkatle gözlemleyen ve gözlemleriyle ilgili çok sayıda not ve çizim yapan biriydi. 1903’te ilk daha ağır havadan uçak uçurmayı başaran Wright Kardeşler de güvercinlerin uçuşundan ilham almışlardı. Kuşların şekli, kanatları ve kuyrukları, hava akımına karşı direnç göstermeden kaldırma kuvveti sağlayan aerodinamik tasarımlara yol açmıştır.
İnsanoğlu kültürel kariyerine keskin bir kesici kenar elde etmek için çok geçici bir girişimle başladı. Evrim yoluyla köpek dişlerini ve güçlü tırnaklarını kaybetmesi, çevresel yardım aramasını gerekli kılmıştır. Kanıtlar, geçici başlangıcın onu yavaş yavaş etkisi altına aldığını göstermektedir. Çevresinden aldığı belirli bir hammaddeyle çalışmayı standartlaştırmakla kalmadı, yavaş yavaş farklı hammaddelerle denemeler yaptı.