#Bauhaus Etiketi

Bu etikete sahip 5 yazı bulundu

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

Piyon Haber |

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

Tasarım tarihi denince aklınıza kimler geliyor? Çoğu zaman erkek isimleri. Oysa Bauhaus’un gölgesinde, kitap tasarımından tipografiye, illüstrasyondan ambalaj tasarımına kadar pek çok alanda kadınların imzası var. UN/SEEN—Women işte bu boşluğu doldurmak için yola çıkan, Slanted Publishers editörlüğünde hazırlanan kapsamlı bir arşiv yayını.

On Bölümde Kayıp Tarih

Yayın, on tematik bölüm halinde yapılandırılmış. Her bölüm, güncel araştırma bulguları ve tarihi örneklerle erken dönem kadın tasarımcıların mesleki rollerini ve üretimlerini belgeliyor. Kitap, yalnızca bir derleme değil; aynı zamanda grafik tasarımın geleneksel olarak belgelendiği çerçeveleri sorgulayan eleştirel bir okuma sunuyor.

Ahşap Geçmeli Mobilya: Bauhaus’tan Doğal Montaj Devrimi

Ahşap Geçmeli Mobilya: Bauhaus’tan Doğal Montaj Devrimi

Piyon Haber |

Ahşap Geçmeli Mobilya: Bauhaus’tan Doğal Montaj Devrimi

Endüstriyel tasarımcı Michael Mahle, Bauhaus Üniversitesi’nde öğrenciyken geliştirdiği tamamen ahşap geçmeli bağlantı sistemiyle mobilya dünyasında yeni bir sayfa açıyor. Hiç metal vida veya tutkal kullanılmadan monte edilebilen bu sistem, şimdi Almanya merkezli nurholz şirketiyle seri üretime geçti. Peki, sıfır vida ve sıfır tutkalla monte edilen bir mobilya ne kadar sağlam olabilir?

Bir Öğrenci Projesinin Endüstriyel Yolculuğu

Geçen yıl ilk teaser videosuyla dikkatimizi çeken Mahle, şimdi Almanya’nın Dettenhausen kentindeki bir kafenin 10 katlanır bank ve 5 katlanır masa siparişini başarıyla tamamladı. Bu, sistemin ilk büyük ölçekli ticari kullanımı oldu.

Mobilyanın Gücü: Modernizm Evimize Nasıl Sızdı, Yaşamı Dönüştürdü?

Mobilyanın Gücü: Modernizm Evimize Nasıl Sızdı, Yaşamı Dönüştürdü?

Piyon Haber |

Modernizmin Sessiz İstilası: Mobilyayla Gelen Yaşam Devrimi

Evlerimize sızan modernizm, çoğu zaman bir binanın devasa siluetinden önce, sandalyemizin keskin hattında, raflarımızın fonksiyonelliğinde kendine yer buldu. Modernizmi düşündüğümüzde aklımıza genellikle ikonik binaların silüetleri, geometrik cepheler, şemalaşmış planlar ve beton manifestolar gelirken, birçok insan için modernizmle ilk tanışma, çok daha kişisel ve doğrudan bir deneyimdi: Ofisteki bir sandalye, oturma odasındaki bir raf ya da oturma, depolama veya uyuma biçimimizi yeniden düzenleyen kompakt bir ünite. Büyük ölçekli modern mimari projeleri yaygınlaşmadan çok önce, günlük yaşam alanlarımıza sızan mobilyalar oldu; beraberlerinde yepyeni bir yaşam mantığı getirdiler. Modernizmin hayatı dönüştürme vaadi, çoğu zaman bu daha küçük, tekrarlanabilir nesneler aracılığıyla yerine getirildi.

Gropius Evi’ne Bauhaus Dokunuşu: Strauss’tan Zamansız Bir Tuvalet

Gropius Evi’ne Bauhaus Dokunuşu: Strauss’tan Zamansız Bir Tuvalet

Piyon Haber |

Mirasla Dans: Strauss’un Gropius Evi’ne Modern Yorumu

Massachusetts’in kalbinde, mimarlık tarihinin en parlak yıldızlarından Walter Gropius’un kaleminden çıkmış ikonik bir yapı duruyor: Gropius Evi. Nazi Almanyası’ndan kaçtıktan sonra ailesi için 1938’de tasarladığı bu şaheser, Bauhaus’un radikal düşüncelerinin yaşayan bir kanıtı. Yıllar içinde ziyaretçilere kapılarını açsa da, evin önemli bir eksiği vardı: ziyaretçiler için yeterli kamusal tuvalet tesisleri. İşte tam da bu noktada, Historic New England kuruluşu tarafından açılan uluslararası tasarım yarışması devreye girdi. Yarışmanın galibi ise, mimari tasarımcı Isabel Strauss’un “One Bathroom After Another” (Ardışık Banyolar) adlı projesi oldu. Yüzlerce başvuru arasından sıyrılarak birinci seçilen Strauss’un tasarımı, Gropius’un felsefesi ile çağdaş bir estetiği ustaca harmanlıyor.

YAWN: Bauhaus Estetiğiyle Kişilik Kazanan Beton Gece Lambası

YAWN: Bauhaus Estetiğiyle Kişilik Kazanan Beton Gece Lambası

Piyon Haber |

YAWN: Kişilik Krizindeki Gece Lambasıyla Tanışın

Gece lambaları genellikle var olmamak üzere tasarlanır. Küçük, yumuşak, fark edilmeyen, 3’te ayak parmağınızı bir yere çarpmamanız için yeterince ışık saçan, duvara takılan ufak şeylerdir. Onlardan kişilik sergilemeleri beklenmez. Hele ki size geri bakmaları kesinlikle beklenmez. Ancak tasarımcı Roger Reutimann’ın heykelsi beton gece lambası YAWN, tüm bu beklentileri altüst ediyor.

YAWN, ışık saçıyor. Size bakıyor. Ve iki reçine gözle donatılmış katı bir beton blok olmasına rağmen, başucumuzdaki birçok akıllı gadget’tan daha canlı hissetmeyi başarıyor. Bu, sadece bir aydınlatma aracı değil; tasarım dünyasına meydan okuyan, düşündüren ve ilham veren bir obje.

Diğer Etiketler