#Cagdas-Sanat Etiketi

Bu etikete sahip 10 yazı bulundu

Cecilia Vicuña’nın Dev Quipu’su: Kaybolan Buzullara Ağıt

Cecilia Vicuña’nın Dev Quipu’su: Kaybolan Buzullara Ağıt

Piyon Haber |

Cecilia Vicuña’nın Dev Quipu’su: Kaybolan Buzullara Ağıt

Şilili sanatçı, şair ve aktivist Cecilia Vicuña, İtalya’daki ilk solo müze sergisinde tarihi bir galeriyi dev bir quipu ile dönüştürüyor. Castello di Rivoli’nin yüksek tavanlı Manica Lunga mekânında sergilenen El glaciar ido (Kaybolan Buzul) adlı enstalasyon, yüz metreyi aşan bir uzunluğa sahip. Bambu ve ham yünden örülmüş bu dev yapı, And Dağları’nın kadim düğümleme sistemini günümüze taşıyor.

Quipu: Sadece Bir İletişim Aracı Değil

Quipu, İspanyol öncesi And uygarlıklarında bilgi kaydetmek için kullanılan bir sistemdi. Renkli ipler, düğümler ve liflerle oluşturulan bu düzenek, sayısal ve anlatısal verileri saklıyordu. Vicuña, quipu’yu sadece tarihi bir obje olarak değil, yaşayan bir bilgi sistemi olarak görüyor. Ona göre quipu, sömürgeci tarihin bastırmaya çalıştığı kültürel pratikleri yeniden canlandırıyor.

Kayıp Bahçelerin İzinde: Iacurci’nin Milano’daki Botanik Takımadaları

Kayıp Bahçelerin İzinde: Iacurci’nin Milano’daki Botanik Takımadaları

Piyon Haber |

Kayıp Bahçelerin İzinde: Agostino Iacurci’nin Milano’daki Botanik Takımadaları

Tarihi bahçeler genellikle gözle görülen güzellikleriyle hatırlanır: parlak çiçekler, zengin yeşillikler ve dolambaçlı patikalar. Peki ya kaybolanlar? Milano’nun eski Başpiskoposluk Ruhban Okulu’nda hizmet veren lüks otel Portrait Milano’da, İtalyan sanatçı Agostino Iacurci’nin Arcipelago Botanico (Botanik Takımadalar) adlı enstalasyonu, işte bu kaybolanın izinden gidiyor. Mekana özgü bu enstalasyon, otelin 16. yüzyıldan kalma merkez meydanını, sekiz anıtsal heykelin çevrelediği rüya gibi bir ortama dönüştürüyor.

Mies’in Heykel Bahçesinde Sis: Nakaya’nın Geçici Müdahalesi

Mies’in Heykel Bahçesinde Sis: Nakaya’nın Geçici Müdahalesi

Piyon Haber |

Mies’in Heykel Bahçesinde Sis: Nakaya’nın Geçici Müdahalesi

Mies van der Rohe’nin Berlin’deki Neue Nationalgalerie’si, Japon sanatçı Fujiko Nakaya’nın sis heykeliyle yeniden yorumlanıyor. 25 Ekim 2026’ya kadar sürecek enstalasyon, 90 metrelik heykel bahçesini saf su buharı bulutlarıyla dolduruyor. Bu bulutlar ağaçlar, heykeller ve Mies’in ikonik cam cephesi arasında süzülüp kayboluyor; her an bir öncekinden farklı.

Atmosferi Malzeme Olarak Kullanan Sanatçı

Nakaya, 1970 Osaka Expo’sundan bu yana havayı heykelsi bir malzeme olarak ele alıyor. Enstalasyonları asla sabit değil; rüzgar, nem, sıcaklık ve ziyaretçilerin hareketleri sürekli şeklini değiştiriyor. Burada da aynı prensip işliyor: sis, bahçede yavaşça hareket ediyor, yoğunlaşıp inceliyor ve Mies’in keskin geometrisini geçici olarak bulanıklaştırıyor.

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Piyon Haber |

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Rönesans Avrupası’nda zenginlik ve bilginin gösterişli bir simgesi olarak ortaya çıkan wunderkammer’lar (merak kabineleri), doğal nesnelerden egzotik eserlere kadar her şeyin özenle biriktirildiği mekânlardı. Prenslerin, aristokratların ve bilim insanlarının ayrıcalığı olan bu ansiklopedik koleksiyonlar, zamanla odalardan dolaplara indirgenerek daha mahrem bir hâl aldı. İşte Belçikalı çok disiplinli sanatçı Katrien Van Der Schueren, bu kadim geleneği günümüze taşıyor.

El Oyması Parçalardan Oluşan Bir Dünya

Van Der Schueren’in The Ark of Us adlı yeni duvar heykel serisi, geleneksel merak kabinesini hem yüceltiyor hem de dönüştürüyor. Sanatçının kendine özgü, el oyması parçalarla oluşturduğu bu puzzle benzeri rölyefler, maksimalist bir estetikle gizli bölmeler barındırıyor. Her bir parça, farklı bir yaşanmışlığı temsil ederek duvarı adeta bir portreye dönüştürüyor.

Lilla Tabasso: Murano Camıyla Solan Bitkilerin Hüznünü Ölümsüzleştiriyor

Lilla Tabasso: Murano Camıyla Solan Bitkilerin Hüznünü Ölümsüzleştiriyor

Piyon Haber |

Lilla Tabasso: Murano Camıyla Solan Bitkilerin Hüznünü Ölümsüzleştiriyor

Venedik’teki Fondazione Dries Van Noten’ın açılış sergisi “The Only True Protest Is Beauty"de Lilla Tabasso’nun enstalasyonu ilk bakışta canlı bir bahçeyi andırıyor. Toprak yığınlarından fışkıran yabani çiçekler, kendi ağırlığıyla bükülen saplar ve toprağın altına yayılmış kökler… Ancak yakından bakıldığında hiçbir şeyin canlı olmadığı anlaşılıyor: Her taç yaprağı, yaprak, sap ve kök, Murano camından titizlikle şekillendirilmiş.

Doğanın Solgun Anlarına Odaklanmak

Tabasso için güzellik, mükemmeliyette değil. Sanatçı, yaşam döngüsünün sonundaki çiçeklere yöneliyor: yere eğilen bir lale, zamanla morarmış bir taç yaprağı, kuruyup kıvrılmaya başlayan bir yaprak. Bu küçük dönüşümler, onun karmaşık cam heykellerinin konusu haline geliyor ve izleyiciyi genellikle gözden kaçan anlara odaklanmaya davet ediyor.

Venedik Bienali’nde Hindistan: Zanaatla ‘Ev’i Hatırlamak

Venedik Bienali’nde Hindistan: Zanaatla ‘Ev’i Hatırlamak

Piyon Haber |

Venedik Bienali’nde Hindistan: Zanaatla ‘Ev’i Hatırlamak

Venedik Bienali’nin 61. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Hindistan Pavyonu, en eski malzemeleri kullanarak mesafe deneyimine odaklanıyor. “Geographies of Distance: remembering home” başlıklı sergi, Alwar Balasubramaniam, Sumakshi Singh, Ranjani Shettar, Skarma Sonam Tashi ve Asim Waqif’in eserlerini bir araya getiriyor. Toprak, iplik, bambu, doğal lifler ve kâğıt hamuru gibi malzemeler, hafıza, göç, aidiyet ve değişim üzerine düşüncelere dönüşüyor.

Kırık Manzaralar ve Askıdaki Yapılar

Arsenale’nin Isolotto bölümünde yer alan sergi, kırık manzaralar, askıdaki yapılar, yerel konutlar ve değişen çerçevelerle şekilleniyor. Eserler, evin sürekli olarak hafıza, ritüel ve üretim yoluyla yeniden inşa edildiğini öne sürüyor. Küratör Amin Jaffer için zanaat, projenin kavramsal ve maddi temelini oluşturuyor.

Marie Watt: Geri Kazanılmış Battaniyelerle Atalardan Kalma Zanaat

Marie Watt: Geri Kazanılmış Battaniyelerle Atalardan Kalma Zanaat

Piyon Haber |

Marie Watt: Geri Kazanılmış Battaniyelerle Atalardan Kalma Zanaat

Bir iğnenin yünü delip geçerken çıkardığı o hafif ses, Marie Watt’ın işlerinin başlangıcıdır. Mekan fark etmez: müze, okul, topluluk alanı ya da stüdyosu. Önemli olan, ellerin bir araya gelmesi ve hikayelerin dikiş çizgileri boyunca akması. Watt, zanaatı sadece estetik bir uğraş değil, toplumsal bir ritüel olarak görüyor.

Zanaatın Sınırlarında Bir Yolculuk

Seattle doğumlu sanatçı, Seneca Ulusu’nun Kaplumbağa Klanı üyesi. Baskıresim, resim, tekstil ve heykel alanlarında çalışıyor. Yüzyıllardır süregelen anaerkil Haudenosaunee protofeminizminden ve Yerli öğretilerinden beslenirken, topluluk ve hikaye anlatıcılığı arasındaki buluşma noktalarını araştırıyor. Miras alınan malzemelerle çağdaş formlar arasında gidip geliyor.

Venedik Bienali’nde Fas Rüzgarı: Asǝṭṭa ile Eşiğin Dönüşümü

Venedik Bienali’nde Fas Rüzgarı: Asǝṭṭa ile Eşiğin Dönüşümü

Piyon Haber |

Venedik Bienali’nde Fas Rüzgarı: Asǝṭṭa ile Eşiğin Dönüşümü

Bu yıl Venedik Bienali, sanat ve mimarlık dünyasına Fas Krallığı’nın ilk ulusal pavyonunu sunarak tarihe not düşüyor. Arsenale’deki Artiglierie bölümünde ziyaretçilerini ağırlayan pavyon, çok disiplinli sanatçı Amina Agueznay’ın imzasını taşıyan “Asǝṭṭa” adlı anıtsal enstalasyonla, geleneksel zanaatların ve ortak hafızanın derinliklerine doğru eşsiz, düşündürücü bir yolculuğa çıkarıyor. Agueznay, Designboom’a verdiği demeçte projesini, “ikinci bir deri veya bir membran gibi açılan, tamamen sürükleyici bir enstalasyon” olarak tarif ediyor; Fas’ın köklü kültürel kimliğini modern sanatın evrensel diliyle ustaca birleştiriyor.

Róng Müzesi: Ole Scheeren’den Shenzhen’e Parıldayan Sanat İkonu

Róng Müzesi: Ole Scheeren’den Shenzhen’e Parıldayan Sanat İkonu

Piyon Haber |

Shenzhen’in Yeni Kültür Durağı: Büro Ole Scheeren’den Róng Müzesi

Shenzhen, dur durak bilmeyen teknoloji rüzgarının yanı sıra, şimdi de kültürel bir ikonla yükselişini sürdürüyor: Büro Ole Scheeren’in imzasını taşıyan Róng Sanat Müzesi. Nanshan Bölgesi’nin kalbinde, geniş bir kentsel kampüsün merkezinde konumlanan bu etkileyici yapı, basit bir sergi salonundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Şehrin teknolojik ilerlemesini sanatsal bir dönüşüme çeviren müze, organik hatları ve parıldayan cephesiyle adeta nefes kesiyor. 20. ve 21. yüzyıl görsel kültürünü eksenine alan Róng Müzesi, sanat, mimari, tasarım ve film gibi farklı disiplinler arasında sağlam bir köprü kuruyor. Designboom tarafından da özellikle vurgulanan görsel estetiği ve işlevsel kurgusuyla, çağdaş mimarinin sınırlarını zorlayan ilham verici bir tasarım örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Whitney Bienali 2026: Amerikan Sanatının Kimliği Yeniden Sorgulanıyor

Whitney Bienali 2026: Amerikan Sanatının Kimliği Yeniden Sorgulanıyor

Piyon Haber |

Whitney Bienali 2026: Amerikan Sanatının Tanımını Yeniden Çizmek

Whitney Bienali, Amerikan sanatının nabzını tutan ve her zaman dönüştürücü sorular soran prestijli bir platformdur. 2026 edisyonu da geleneğini sürdürerek, çağımızın en çetrefilli sorularından birini merkeze alıyor: ‘Amerika Birleşik Devletleri’nde çağdaş sanatı şekillendiren nedir ve bu kategori kimi kapsıyor?’ Yıllar geçtikçe, sanatçılar bölgeler, diller ve kültürel tarihler arasında köprüler kurdukça bu sorunun cevabı da sürekli evrildi. Bu yılki sunum, ‘Amerikan sanatı’ fikrine birçok farklı yönden yaklaşan sanatçı grubu aracılığıyla bu diyalogu daha da ileri taşıyor.

Diğer Etiketler