#Deneyimsel-Tasarim Etiketi

Bu etikete sahip 9 yazı bulundu

Vollebak’ın ‘Sonic Jacket’: Sesle Beden, Zihin ve Tasarımın Sınırları

Vollebak’ın ‘Sonic Jacket’: Sesle Beden, Zihin ve Tasarımın Sınırları

Piyon Haber |

Bedenin Fısıltısı: Vollebak’ın Sesle Değişen Deneyimi

Vücudunuzla konuşan bir giysi hayal edin. Vollebak, işte bu fütüristik vizyonu gerçeğe dönüştürüyor: 180 adet içe dönük hoparlörle donatılmış “Sonic Jacket” prototipi, ses dalgalarını doğrudan bedene aktararak beyin ve fiziksel durumu değiştirmeyi hedefliyor. Bu, yalnızca bir tasarım harikası değil, aynı zamanda giyilebilir terapinin ve kişisel deneyimlerin yeni çağının müjdecisi. Sen Piyon dergisi olarak, bu cesur adımı yakından inceliyoruz.

Sınırları Zorlayan Bir Felsefe: Sesle Bedenin Rezonansı

Vollebak kurucu ortağı Nick Tidball’ın bu projeye dair felsefesi, tasarım dünyasında yeni bir düşünce kapısı aralıyor. Tidball, konsepti şu çarpıcı sözlerle ifade ediyor:

Bienal’de Sessizliğin Yankısı: Kazakistan’ın Qoñyr Pavyonu

Bienal’de Sessizliğin Yankısı: Kazakistan’ın Qoñyr Pavyonu

Piyon Haber |

Sessizliğin Gücü: Kazakistan Pavyonu’ndan Belleğe Bir Davet

Venedik Bienali’nde, her köşeden gelen seslerin arasında bir fısıltı yükseliyor: Kazakistan’ın “Qoñyr: Sessizliğin Arşivi” başlıklı ulusal pavyonu. Ziyaretçileri, belleğin ve duyusal algının derinliklerine inen sürükleyici bir meditasyona davet eden bu çarpıcı sergi, Bienal’in 61. Uluslararası Sanat Sergisi’nde özel bir yer ediniyor. Arsenale girişine yakın Museo Storico Navale’de sergilenen pavyon, ülkenin Bienal’e üçüncü katılımını simgelerken, bir ilke de imza atıyor: Orta Asya’dan hem küratör hem de sanatçılar için uluslararası açık çağrı sistemiyle seçilen ilk proje. Bu demokratikleşme adımı, sanatsal ifadeye yeni bir soluk getiriyor.

KinderKunstLabor: Çocukların Hayal Gücünü Ateşleyen Bir Sanat Deneyimi

KinderKunstLabor: Çocukların Hayal Gücünü Ateşleyen Bir Sanat Deneyimi

Piyon Haber |

Geleceğin Sanatçıları İçin Bir Kuluçka: KinderKunstLabor

Çocukların dünyayı algılayış biçimleri, yetişkinlerden çok daha farklı ve özgündür; peki ya mimarlık, bu farklılığı ne kadar kucaklıyor? Viyana’daki KinderKunstLabor projesi, işte bu soruya radikal bir yanıt veriyor. Schenker Salvi Weber Architekten imzasını taşıyan bu eşsiz yapı, küresel çapta çocuklara yönelik mekan tasarımına yepyeni bir soluk katıyor. Burada, mimari sadece bir fon olmaktan çıkıp, çocukların kendi yaratıcılıklarını keşfetmeleri için adeta yaşayan bir tuvale dönüşüyor.

Milano Tasarım Haftası: Paf atelier’den Düşlerin Zamansız Sineması

Milano Tasarım Haftası: Paf atelier’den Düşlerin Zamansız Sineması

Piyon Haber |

Milano Tasarım Haftası: Paf atelier’den Düşlerin Zamansız Sineması

Milan Design Week 2026’da tasarımın sınırları yeniden çiziliyor! Bu yıl, Fransız tasarım stüdyosu Paf atelier, ME Milan Il Duca otelindeki ‘ROOM FOR DREAMS’ etkinliği kapsamında ‘Düşlerin Sineması’ adını taşıyan benzersiz bir enstalasyonla ziyaretçilerini eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Designboom ile yapılan bu heyecan verici iş birliği, tasarımcı Christopher Dessus ve stüdyosunun vizyonunu hayata geçiriyor. Proje, sinemayı yalnızca bir içerik tüketim aracı olmaktan çıkarıp, imgelerle, bedenlerle ve hayal gücüyle kesişen, yepyeni bir mekansal deneyim olarak yeniden tanımlıyor.

Samsung Design: Dijital Müziğe Dokunsal Ritmi Geri Getiriyor

Samsung Design: Dijital Müziğe Dokunsal Ritmi Geri Getiriyor

Piyon Haber |

Hafızalarınızda canlanan o anlar… Bir plağın köşesinden yayılan toprak kokusu, kasetin makara sesi, CD kapağının o pırıl pırıl yansıması. Müzik dinleme deneyimi, bir zamanlar sadece kulaklarımızla değil, parmak uçlarımızla da hissettiğimiz somut bir ritüeldi. Oysa dijital akışın hızı ve kolaylığı, tüm bu dokunsal ve görsel zenginliği sessizce alıp götürdü. Tıpkı bir zamanlar gözden kaybolan el yazması gibi, müziğin fiziksel varlığı da soyut bir dalgaya dönüştü. Ancak Samsung Design, Milan Tasarım Haftası 2026’da “Visual Audio” adını verdiği konsept koleksiyonuyla bu “kayıp melodi"ye yeniden hayat vermeyi hedefliyor. LP’lerin, kasetlerin ve CD çalarların ikonik formlarını dijital dünyaya taşıyan bu sergi, müziğin sadece dinlenilmekle kalmayıp, aynı zamanda hissedilip izlenebileceğini fısıldıyor.

Carsten Höller: Rüya, Mahremiyet ve Kolektif Bilincin Sınırları

Carsten Höller: Rüya, Mahremiyet ve Kolektif Bilincin Sınırları

Piyon Haber |

Carsten Höller: Kolektif Düşlerle Mahrem Alanlara Meydan Okuyor

Rüya, her zaman en kişisel, en korunaklı sığınağımız olmadı mı? Belçikalı sanatçı Carsten Höller, MIT Müzesi’ndeki ‘Lighten Up! On Biology and Time’ sergisinde bu varsayımı kökten sarsıyor. ‘Hotel Room #2: Communal Dreams’ adlı enstalasyonuyla Höller, genellikle tamamen kişisel ve erişilemez kabul ettiğimiz rüya görme deneyimini kolektif bir alana taşıyor. Bu çalışma sadece izlenecek bir eser değil; ziyaretçilerin içine girip uzanarak, diğer katılımcılarla birlikte uykuya dalacakları, düşler âlemini paylaşacakları heykelsi bir ortam.

Michael Jantzen’dan Dev Sanat: Mekanı Dönüştüren Sandalyeler

Michael Jantzen’dan Dev Sanat: Mekanı Dönüştüren Sandalyeler

Piyon Haber |

Sanatın Yeni Boyutu: Michael Jantzen’dan Mekanı Dönüştüren Devasa Enstalasyonlar

Bir sanat eseriyle karşılaştığınızda aklınızdaki ilk şey ne olur? Genellikle uzaktan izler, belki bir fotoğraf çeker ve sonra yolumuza devam ederiz. Peki ya sanat, sadece izlemekle kalmayıp, içine girilebilen, deneyimlenebilen bir yapıya bürünseydi? Bu, uzun yıllardır süregelen bir gelenek olsa da, günümüzde kamusal alanı sadece işgal etmekle kalmayıp, o mekanın içinde gerçekten “bir şeyler yapan” enstalasyonlara (yerleştirme sanatı) yönelik artan bir talep var. Mimar ve tasarımcı Michael Jantzen, yıllardır bu gerilimi keşfetmeye adanmış bir kariyere sahip. Onun vizyonu, sanatı bir gözlem nesnesinden çıkarıp, fiziksel bir deneyim alanına dönüştürmek üzerine kurulu.

Sıradanlığa Meydan Okuyan Heykel: Jantzen’dan Yürünebilir Geometri

Sıradanlığa Meydan Okuyan Heykel: Jantzen’dan Yürünebilir Geometri

Piyon Haber |

Sıradanlığa Meydan Okuyan Heykel: Jantzen’dan Yürünebilir Geometri

Kamusal alanlarda karşımıza çıkan heykellerle kurduğumuz ilişki genellikle tek yönlüdür: uzaktan seyreder, fotoğraf çeker ve yolumuza devam ederiz. Peki ya bir heykel sizi sadece izlemeye değil, içine çekmeye çağırsa? Michael Jantzen’ın “Five Fragmented Cubes” (Beş Parçalanmış Küp) adlı, boyalı çelikten devasa interaktif heykeli, bu alışılagelmiş algıyı baştan aşağı yeniden yazıyor. Zira bu eser, özellikle içine girilmek, tırmanılmak ve içinden geçilmek üzere inşa edildi; böylece bakmaya geldiğiniz şey, sizi her yönden sarıp sarmalıyor, adeta bir deneyimin parçası olmanızı istiyor.

Superflux: Yarını Bugünden Deneyimle, Değişim İçin Harekete Geç

Superflux: Yarını Bugünden Deneyimle, Değişim İçin Harekete Geç

Piyon Haber |

Superflux: Yarını Bugünden Deneyimle, Değişim İçin Harekete Geç

Gelecek, sadece tahminlerden ibaret değil; Superflux’a göre onu bugünden deneyimlemek mümkün. Londra merkezli bu öncü stüdyo, Anab Jain ve Jon Ardern liderliğinde, spekülatif tasarımlar aracılığıyla bugünün eylemlerini şekillendirmeyi hedefliyor. On beş yıldır süregelen pratikleri tek bir temel etik üzerine kurulu: İnsanların bugün yaptıklarını değiştirmenin en etkili yolu, onlara yarının nasıl olabileceğini yaşatmaktır.

Bilmek Yetmez: Geleceği Hissederek Harekete Geçmek

Superflux, veriler, bilimsel gerçekler ve sağlam bilgilerle desteklenen detayları hayata geçirerek, hayal ettikleri geleceklerin sadece teoriler olarak kalmamasını, aksiyon alınabilir yöntemlere dönüşmesini sağlıyor. Tahminler mevcut verilerden yola çıkarken, spekülatif tasarım araştırmalarla desteklenen güçlü bir hayal gücünden beslenir. Superflux’ın bu yaklaşımının meyveleri, okunacak bir rapor değil; tıpkı eserlerinde görüldüğü gibi, içine girilecek bir oda, izlenecek bir film ya da henüz kaynağını anlamadan izleyiciye ulaşan etkileyici bir koku olabilir.

Diğer Etiketler