#Endustriyel-Tasarim Etiketi

Bu etikete sahip 523 yazı bulundu

Koalisyon Tasarımı: Coalesse Co.Lab Chicago’da İşbirliğini Kutluyor

Koalisyon Tasarımı: Coalesse Co.Lab Chicago’da İşbirliğini Kutluyor

Piyon Haber |

Koalisyon Tasarımı: Coalesse Co.Lab Pop-Up’ı Chicago’da İşbirliğini Kutluyor

Geçtiğimiz ay Fulton Market Design Days sırasında Chicago sokakları tasarımcılar, mimarlar ve pop-up’larla doluydu. Ana bir aks üzerinde pembe konteynerler, yükselen tasarımcıların geçici oda büyüklüğündeki sergilerine ev sahipliği yapıyordu. Biraz ileride, Steelcase WorkLife Center’ın önündeki büyük ölçekli enstalasyon hemen göze çarpıyordu.

Coalesse Co.Lab: Zıtlıkların Uyumu

Coalesse Co.Lab pop-up’ı, zengin renklerden dokulara ve malzemelere kadar zıtlıklar üzerine kuruluydu. Dış cephesinde açık renkli kontrplak, kraliyet mavisi vurgular ve sokağa açılan dairesel kesiklerle kutu şeklinde bir siluet bir araya geliyordu. Her bir eleman kendi başına sağlam dururken, bir bütün olarak uyum içindeydi. Bu interaktif enstalasyon, kolektif enerji ve birlikte yaratma gücünü hayata geçiriyordu.

Haas Kardeşler’in ‘Uncanny Valley’i: Tuhafın Tasarımı New York’ta

Haas Kardeşler’in ‘Uncanny Valley’i: Tuhafın Tasarımı New York’ta

Piyon Haber |

Haas Kardeşler’in ‘Uncanny Valley’i: Tuhafın Tasarımı New York’ta

New York’un Museum of Arts and Design (MAD), 2026 Ağustos’una kadar ev sahipliği yapacağı Haas Brothers: Uncanny Valley sergisiyle, ikiz kardeşler Nikolai ve Simon Haas’ın kategorize edilmesi zor işlerini bir araya getiriyor. 2010’da Los Angeles’ta kurdukları stüdyodan bu yana, biyomorfik formları, antropomorfik mobilyaları ve binlerce antika Venedik cam boncuğuyla işlenmiş botanik heykelleriyle tanınıyorlar. Sergi, 2014-2025 arası 85 eseri (birkaç yeni parça dahil) kapsıyor ve oyunsu ama disiplinli yaklaşımlarının altında yatan sistemleri gözler önüne seriyor.

Mantar ve Alüminyumdan Kanoya: Tasarımcı Bloget’in Cesur Yorumu

Mantar ve Alüminyumdan Kanoya: Tasarımcı Bloget’in Cesur Yorumu

Piyon Haber |

Mantar ve Alüminyumdan Kanoya: Tasarımcı Bloget’in Cesur Yorumu

Fransa’daki Rhizome Association, yaratıcılara araştırma konaklamaları sunuyor. İşte bu programın mezunlarından endüstriyel tasarımcı Guillaume Bloget, derneğin çevresinden ilham alarak ‘Sharp’ adlı kanoyu yarattı. Peki bu kano neden konuşuluyor? Malzeme seçimi ve form diliyle.

Malzemenin Sessiz Gücü

Bloget’in kanosu, alüminyum gövde ve mantar döşeme kombinasyonuyla hem estetik hem de işlevsel. Alüminyum hafif ve dayanıklı; mantar ise doğal ve suya dirençli. Keskin hatlar ve minimalist görünüm, tasarıma modern bir hava katıyor.

Teresa van Dongen: Canlı Sistemlerle Tasarımın Geleceği

Teresa van Dongen: Canlı Sistemlerle Tasarımın Geleceği

Piyon Haber |

Teresa van Dongen: Canlı Sistemlerle Tasarımın Geleceği

Geçtiğimiz yüzyılda tasarım, dünyayla ilişkisini kökten değiştirdi. Eskiden bir nesne – mesela bir gaz lambası – büyük ölçüde kendi başına çalışmak zorundaydı. Ancak elektriğin gelmesiyle birlikte nesneler, fiziksel sınırlarının çok ötesine uzanan görünmez ağlara bağımlı hale geldi. Bir lamba artık sadece bir lamba değil; bir elektrik şebekesine, santrallere, kablolara, bakım işçilerine, politikaya, madenciliğe ve yüzlerce kilometre uzaktaki manzaralara bağlı.

Çoğumuz için, özellikle de temel altyapının güvenilir olduğu toplumlarda, bu sistemler o kadar sorunsuz çalışıyor ki gözden kayboluyorlar. Elektriği, sanki düğmeye basmakla üretiliyormuş gibi, anında ulaşılabilir bir şey olarak deneyimleme eğilimindeyiz. Stüdyomda ışığı yaktığımda, sanki ışığı kendim üretiyormuşum gibi geliyor. Peki gerçekten öyle mi? Bir yerlerde kömür yakılıyor, rüzgar hasat ediliyor, kablolar bakımdan geçiyor, piyasalar dalgalanıyor ve ekosistemler etkileniyor. Oysa ben sadece anahtarın tatmin edici tık sesini duyuyorum. Basit bir nesne gibi görünen şey, aslında devasa bir ilişkiler ağının, gündelik hayatımızı sessizce sürdüren karmaşık bir bağımlılıklar sisteminin parçası.

Charlotte Kingsnorth: Sandalyeler Canlanıyor, Kürkleniyor

Charlotte Kingsnorth: Sandalyeler Canlanıyor, Kürkleniyor

Piyon Haber |

Charlotte Kingsnorth: Sandalyeler Canlanıyor, Kürkleniyor

Charlotte Kingsnorth’un Londra’daki stüdyosunda, atılmış sandalyeler tuhaf bir dönüşüm geçiriyor. Kimi orta yüzyıl iskeletini korurken, kimi şişkin döşemelerin altında kayboluyor. Tasarımcı, tanıdık mobilyaları isimlendirmesi güç yaratıklara dönüştürüyor: Kollardan tüyler fışkırıyor, gövdeler şişiyor, iskeletler yutuluyor.

Hi!breed Serisi: Bir Dönüşüm Hikayesi

Kingsnorth’un Hi!breed serisi, 2011’de Brompton’da boş bir dükkandaki atölye çalışmasıyla başladı. İlk sandalye, yerde zımba ve dikişle bir araya getirildi. Seri, önceden kullanılmış sandalyeleri temel alıyor: Kingsnorth, çöpe atılmış ya da hasar görmüş iskeletleri topluyor, her birinin karakterini çizimlerle analiz ediyor, ardından köpük ve kumaşla yeni bir beden inşa ediyor.

Atık Ağlardan Denizin Hafızasını Taşıyan Işığa

Atık Ağlardan Denizin Hafızasını Taşıyan Işığa

Piyon Haber |

Atık Ağlardan Denizin Hafızasını Taşıyan Işığa

Bazı nesneler evlerimize kusursuz yüzeylerle ve cilalanmış bir sessizlikle gelir. Tides Rewoven Light ise tam tersini yapıyor: geçmişini görünür kılıyor. Lifleri denizi hatırlıyor, dokusu kullanım izlerini taşıyor ve formu, yeniden icat etmekten çok kurtarma hikâyesi anlatıyor.

Wengzi Balıkçı Limanı’ndan toplanan terk edilmiş balık ağları ve plastik deniz atıklarıyla üretilen bu proje, temizleme, ayırma, dokuma, onarma ve yeniden şekillendirme süreçleriyle atığı işlevsel bir aydınlatma nesnesine dönüştürüyor. Ancak projenin etkileyici yanı sadece malzemeyi geri dönüştürmesi değil; malzemenin tarihini silmeyi reddetmesi.

Atık Alüminyumdan Vazo: Endüstriyel Artıkların Şiirsel Dönüşümü

Atık Alüminyumdan Vazo: Endüstriyel Artıkların Şiirsel Dönüşümü

Piyon Haber |

Atık Alüminyumdan Vazo: Endüstriyel Artıkların Şiirsel Dönüşümü

Vazolar, ürün tasarımının en sıkışık köşelerinden biridir. Çoğu, işlevsel ve dekoratif arasında takılıp kalır. Seramik olanlar gelenek taşır, cam olanlar renge yaslanır, yenilikçi olanlar heykelsi olmaya çalışır ama inandırıcılıktan yoksundur. İşte bu kalabalıkta, Raphael Klug’un Offcut Alüminyum Vazosu bambaşka bir soruyla başlıyor: Ya bir vazonun formu, bir vazo çizmekten değil de, endüstriyel bir malzeme yığınının ucuna bakmaktan doğarsa?

Bir Profil Yığınının Sıradışı Güzelliği

Klug, vazonun formunu bulmak için alüminyum profillerin, boruların ve kesitlerin bir rafın ucundaki görüntüsüne odaklanmış. O genelde kimsenin fark etmediği üstten görünüm, bir demet halindeki profillerin kesit deseni, tüm tasarımın çıkış noktası olmuş. Bu, alışılmışın dışında bir yaklaşım: form, işlevden değil, malzemenin kendi dilinden doğuyor.

Çin’deki Lunaparklarda Hava Yastıkları: İnsan Topu Güvenli

Çin’deki Lunaparklarda Hava Yastıkları: İnsan Topu Güvenli

Piyon Haber |

Çin’deki Lunaparklarda Hava Yastıkları: İnsan Topu Güvenli

Hiç düşündünüz mü, bir insan topu gibi havada uçup güvenle yere inmek nasıl bir his? Çin’deki kapalı lunaparklarda bu hayal gerçeğe dönüşüyor. Karşımızda “zıplama hava yastıkları” (jump air bags) var; bu sistem, eski “insan topu” gösterilerinin güvenli bir versiyonu. Aslında bu yastıklar, dublörlerin düşüşlerini yumuşatmak için kullandığı hava yastıklarının aynısı. Dev bir plastik brandanın akıllıca yeniden kullanımı.

Tasarımın Arkasındaki Mantık

Avrupa ve ABD’de hava yastıkları, kaydıraklar ve zıplamalarla heyecanı artırmak için kullanılıyor. Köpük bloklara kıyasla çok daha güvenli; çünkü köpükte kullanıcı blokların arasına saplanıp yaralanabiliyor, ayrıca zamanla köpük bozulup toz oluşturarak solunum sorunlarına yol açabiliyor. Hava yastıkları bu sorunları ortadan kaldırıyor.

Dumanı Kaynağında Yakalayan Robot Hava Temizleyici: Omnipure

Dumanı Kaynağında Yakalayan Robot Hava Temizleyici: Omnipure

Piyon Haber |

Dumanı Kaynağında Yakalayan Robot Hava Temizleyici: Omnipure

Hava temizleyiciler evlerimizin sessiz kahramanları; bir köşede oturur, otomatik modda çalışır ve pek fark edilmezler. Ancak tüm sabit modellerin ortak varsayımı şudur: Kirli hava yeterince beklersen filtreden geçer. Bu tamamen yanlış değil, ama cihaz her zaman yayılmış kirliliğe tepki verir, kaynağında yakalamaz. Omnipure işte bu varsayımı tersine çeviriyor.

Otonom Tasarım: Kirlilik Peşinde Bir Robot

Güney Koreli tasarımcı Kyuhong Kim’in konsepti Omnipure, bir köşede oturup havanın gelmesini beklemek yerine evi haritalıyor, kullanıcının rutinlerini öğreniyor ve kirlilik yayılmadan kaynağına doğru hareket ediyor. Örneğin, ocakta yemek pişirirken çıkan dumanı odanın her yerine yayılmadan önce yakalamak, cihazı marjinal olmaktan çıkarıp gerçekten kullanışlı hale getiriyor.

Beş Yıllık Takıntıdan Doğan Kase: Vazgeçmeyen Tornacı

Beş Yıllık Takıntıdan Doğan Kase: Vazgeçmeyen Tornacı

Piyon Haber |

Beş Yıllık Takıntıdan Doğan Kase: Vazgeçmeyen Tornacı

Çoğumuz bir projeyi birkaç haftalık hayal kırıklığının ardından terk ederiz. Olivier Gomis ise bir fikri beş yıl boyunca rafa kaldırdı, sonra geri döndü ve bitirdi. Bowl Curved Pursuit, Gomis’in son çalışması: ilk bakışta bir atölyede iki elle değil de algoritmik bir tasarım yazılımıyla üretilmiş gibi görünen, el yapımı bir tornalama işi. Kıvrımlar öyle bir dönüyor ki neredeyse matematiksel bir kesinlik hissi veriyor; her ahşap segment bir öncekini takip ederek kase gövdesi etrafında zarifçe spiral çiziyor. Bu, sizi iki kere, hatta üç kere baktıran, “Nasıl yapılmış bu?” diye düşündüren türden bir obje. İşte amaç da bu zaten.

Ölü Motorlardan Doğan Gitarlar: Endüstriyel Tasarımın Ham Sesi

Ölü Motorlardan Doğan Gitarlar: Endüstriyel Tasarımın Ham Sesi

Piyon Haber |

Ölü Motorlardan Doğan Gitarlar: Endüstriyel Tasarımın Ham Sesi

Günlerdir aklımdan çıkmıyor bu konu. Slovenyalı zanaatkar Vlado Plateis, çöpe atılmış araba motor kapaklarını (engine head) tamamen çalınabilir elektro gitarlara dönüştürüyor. Her fotoğrafa baktığımda, bir müzik aletine mi yoksa bir heykele mi baktığıma karar veremiyorum. Belki de mesele tam olarak bu.

Hamlığa Saygı: Dürüst Tasarım

Plateis’in tasarım mantığı aldatıcı derecede basit: motor kapağını gitarın gövdesi olarak al, endüstriyel formunu koru ve onun etrafında inşa et, ona rağmen değil. Hiçbir şey parlatılmıyor, zımparalanmıyor veya gizlenmiyor. Döküm metal, işlenmiş kenarlar, cıvata delikleri ve yanma odası boşluklarıyla birlikte geliyor ve hepsi olduğu gibi kalıyor. Orijinal parçanın görünür izleri ve geometrisi, bitmiş enstrümanın görsel dili haline geliyor. Bu kısıtlama bir tasarım kararı ve cesur bir karar. Çoğu üretici rafine etmeye meyillidir. Plateis bu dürtüye tamamen direniyor.

24 Gramlık Katlanan Makas: CW&T’nin Tasarım Harikası

24 Gramlık Katlanan Makas: CW&T’nin Tasarım Harikası

Piyon Haber |

24 Gramlık Katlanan Makas: CW&T’nin Tasarım Harikası

Brooklyn merkezli tasarım stüdyosu CW&T, “sonsuza dek dayanacak nesne” serisine yeni bir halka ekledi: These Little Scissors. Bu minik katlanabilir makas, yalnızca 24 gram ağırlığında ve cepte taşınacak kadar kompakt. Peki bu küçük dev, tasarım dünyasında neden bu kadar ses getiriyor?

Tasarım Felsefesi: Küçük Ama Güçlü

CW&T’nin hedefi, “rahatça kesebilecek büyüklükte, katlanınca küçücük olacak” bir araç yaratmaktı. Bunun için sapları işlenmiş titanyum, bıçakları ise VG-10 çeliği (Japon mutfak bıçaklarında kullanılan yüksek kaliteli paslanmaz çelik) kullanılmış.

Masa Ayaklarında Devrim: Yay Germe Tekniğiyle Birleştirme

Masa Ayaklarında Devrim: Yay Germe Tekniğiyle Birleştirme

Piyon Haber |

Masa Ayaklarında Devrim: Yay Germe Tekniğiyle Birleştirme

Avusturyalı mobilya firması RIOF, OakShock adını verdikleri masalarında sıra dışı bir birleştirme yöntemi kullanıyor: Masa ayakları, geleneksel ahşap birleştirme veya vidalar yerine yay gerginliği ile sabitleniyor. Peki bu sistem nasıl çalışıyor ve neden bu kadar heyecan verici?

Nasıl Çalışıyor?

Sistem oldukça basit: İki adet L şeklinde parça, ayakları germek için kullanılıyor. Bu parçalar sayesinde ayaklar, masa tablasına yaylar aracılığıyla tutunuyor. Kullanıcı, ayakları monte etmek için bu L parçaları çevirerek yayları sıkıştırıyor ve ayaklar yerine oturuyor. Bu yöntem, hem montajı kolaylaştırıyor hem de söküp takmayı pratik hale getiriyor.

Halfbike Pro: Sele Yok, Macera Bol

Halfbike Pro: Sele Yok, Macera Bol

Piyon Haber |

Halfbike Pro: Sele Yok, Macera Bol

Halfbike, ilk bakışta bir bisikletten çok bir spor aletini andırıyor. Seleyi tamamen ortadan kaldıran bu tuhaf tasarım, aslında bir mimarın küçük evine sığma çabasından doğmuş. Bulgar mimar Martin Angelov, dar alanında yol bisikletini depolamakta zorlanınca, katlanabilir ve sele gerektirmeyen bir alternatif geliştirmiş.

Tasarımın Evrimi

İlk Halfbike, 2012’de Kickstarter’da başarılı bir kampanyayla hayata geçti. O günden bu yana dört nesil geçiren araç, son versiyonu Halfbike Pro ile alüminyum gövdeye ve ikiye katlanma özelliğine kavuşmuş. Bu sayede bir dolaba sığacak kadar kompakt hale gelmiş.

Çiniden Kağıda: Seramikte Düzleşen Hacim ve Yanılsama

Çiniden Kağıda: Seramikte Düzleşen Hacim ve Yanılsama

Piyon Haber |

Çiniden Kağıda: Seramikte Düzleşen Hacim ve Yanılsama

Çömlekçi çarkı, insanlığın en eski seri üretim aracı. Dönen bir disk, ustanın öğle yemeğinden önce düzinelerce neredeyse aynı kâse çıkarmasını sağlıyordu. Ancak bu nimetin bir bedeli var: Fiziğin kendisi. Çarkta şekillendirilen her şey, bir eksen etrafında dönen bir profilden ibaret. Tıpkı torna tezgâhında kesilen bir biçim gibi. Kâseler, fincanlar, vazolar, tabaklar… Hepsinde aynı radyal genetik kod var. Bu yüzden yuvarlaklık, çamura dokunan her uygarlıkta sessizce sofralara hükmediyor.

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

Piyon Haber |

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

1970’lerin iki ikonik trendi – konuşma çukurları ve brütalist mimari – bugün Milan’ın merkezinde, Nick Maltese Studio’nun elinde yeniden hayat buluyor. Dört katlı, neredeyse akromatik bu ev, betonun ham gücünü konuşma çukurlarının samimiyetiyle harmanlıyor. Bu bir evden çok, yaşayan bir sanat eseri.

Brutalist Bir Ev, Milanlı Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

“Brütalizmin özü, malzemenin ham gücünü kucaklamaktır. Bu projede beton ve çelik, birer sanat nesnesine dönüşüyor.”

Hans Wegner’ın PP130 Circle Chair’i: Tasarımın Zamansız Dairesi

Hans Wegner’ın PP130 Circle Chair’i: Tasarımın Zamansız Dairesi

Piyon Haber |

Hans Wegner’ın PP130 Circle Chair’i: Tasarımın Zamansız Dairesi

Bir sandalye, bir daireden ibaret olabilir mi? Hans J. Wegner, kariyerinin son döneminde, tam 72 yaşında bu soruya cevap verdi: PP130 Circle Chair. Buharla bükülmüş bir çemberin üzerine sıkıca gerilmiş jüt ipliği ağı, beklenmedik bir yapısal bütünlük sunuyor. Bu sandalye, yaşın değil vizyonun tasarımı nasıl şekillendirdiğinin kanıtı.

Bir Fikrin Olgunlaşması

Wegner’ın yıllardır bir sandalyeye daireyi dahil etmek istediği söylenir, ancak üretici PP Møbler’in üretim inceliklerini çözmesi yıllar aldı. 1986’da piyasaya sürülen sandalye, hâlâ üretimde. Bu, sadece bir mobilya değil; bir manifestodur.

Kontrolü Kaybetmenin Estetiği: Emmanuel Boos’un Porselen İsyanı

Kontrolü Kaybetmenin Estetiği: Emmanuel Boos’un Porselen İsyanı

Piyon Haber |

Kontrolü Kaybetmenin Estetiği: Emmanuel Boos’un Porselen İsyanı

New York’taki Raisonné galerisinde Emmanuel Boos, “Noir C’est Noir” sergisinde bizi adeta asi bir seramik ekibiyle tanıştırıyor. Masalar, tabureler, vazolar ve tuğla benzeri modüller… Hepsi porselenin disiplinini taşıyor, ama aynı zamanda disiplinin yerini teslimiyete bıraktığı anların izlerini de barındırıyor.

Porselenin Hafızası

Boos için porselen asla kontrol edilmeyi bekleyen boş bir yüzey değil. “Porselen çok zor ve yanıltıcı bir malzeme. Bazıları onun yaşadığını söyler, çünkü kendi aklı vardır ve kendi bildiğini okur. Gerçekten de öyle. Bir hafızası var.” diyor. Şekillendirme sırasında uygulanan küçük bir baskı, düzeltilmiş gibi görünse bile pişirim sonrası tekrar ortaya çıkabiliyor. Boos, bu geri dönüşleri gizlenecek hatalar olarak değil, nesnenin nihai varlığının bir parçası olarak kabul ediyor.

Nóema Zanaat Ödülü: Atina’da Geleneksel Zanaatın Dönüşümü

Nóema Zanaat Ödülü: Atina’da Geleneksel Zanaatın Dönüşümü

Piyon Haber |

Nóema Zanaat Ödülü: Atina’da Geleneksel Zanaatın Dönüşümü

Atina’nın kalbinde, eski Tütün Fabrikası’nda açılan ilk Nóema Zanaat Ödülü sergisi, zanaatı sadece bir geçmiş mirası değil, aynı zamanda geleceğin tasarım dili olarak konumlandırıyor. 15 finalistin işleri, miras teknikleri yeniden yorumlayarak kimlik, ekoloji, malzeme deneyleri ve toplumsal değişim gibi konuları cesurca ele alıyor.

Ödül Sahibi ve Özel Mansiyonlar

Jüri, Kostas Lambridis’in It’s Not Enough adlı eserini birinciliğe layık gördü. Bu büyük ölçekli çalışma, mermer, granit, seramik, mineraller, çelik, alüminyum, pirinç, bakır, ahşap ve plastiği kasıtlı olarak açık bir yapıda birleştirerek geleneksel malzeme hiyerarşilerine meydan okuyor. Özel mansiyonlar ise Dimitra Konstantinidi’ye (Mother’s Hug, 5+1 Stories Spoken Through the Caryatids) ve Shekine Naidi’ye (Meteorite) verildi.

Node ve Loft: Gündelik Nesnelere Esnek Kablosuz Şarj

Node ve Loft: Gündelik Nesnelere Esnek Kablosuz Şarj

Piyon Haber |

Node ve Loft: Gündelik Nesnelere Esnek Kablosuz Şarj

Cihazlarımızı şarj etmek günlük hayatın en sıradan ritüeli. Peki ya bu sıradanlığı kıran, şarjı bir objeye dönüştüren bir sistem olsaydı? İngiliz tasarım ofisi Layer, Daily Objects iş birliğiyle Node ve Loft’u tam da bu düşünceyle yaratmış.

Sistemin Anatomisi: Loft ve Node

Sistem iki veya üç portlu Loft dock’tan ve bu portlara takılabilen Node modüllerinden oluşuyor. Her Node, telefon, kulaklık veya Apple Watch gibi cihazları şarj edebiliyor. Asıl oyun değiştirici özellik: Node’lar dock’a bağlı kalmak zorunda değil. Dahili bataryaları sayesinde bağımsız hareket edebiliyor, şarjı ihtiyacınız olan her yere götürebiliyorsunuz.

Diğer Etiketler