
Su, Solucan ve Arılar: Mimarlıkta Post-Hümanist Dönüşüm
Su, Solucan ve Arılar: Mimarlıkta Post-Hümanist Dönüşüm
Mimarlık tarihi boyunca insan, doğanın efendisi olarak konumlandı. Peki ya mimarlık, mikropları, böcekleri, yabani otları ve nemi dışlayan steril dünyalar yaratmak yerine, onlarla işbirliği yaparsa? Mumbai merkezli mimar Aditya Mandlik, Designboom’daki denemesinde bu radikal soruyu soruyor ve disiplinin pedagojik ile felsefi temellerini yeniden düşünmeye çağırıyor.
İnsan Merkezli Tasarımdan Post-Hümanist Ütopyalara
Mandlik, Rosi Braidotti’nin (2013) eleştirdiği hümanist “İnsan” figürünün mimarlığın merkezinde durduğunu hatırlatıyor. Hijyen, kontrol ve okunabilirlik adına giderek sterilize edilen bir dünyada, insan-dışı aktörler tasarım süreçlerinden dışlanıyor. Oysa Mandlik’e göre “post-hümanist ütopyalar”, yapılı çevrenin geleceğini sorgulamak için verimli bir çerçeve sunuyor.