#Hayal-Gucu Etiketi

Bu etikete sahip 3 yazı bulundu

Sade ve Etkili: Tuminy Ahşap Kamyonetle Çocukların Hayal Gücü

Sade ve Etkili: Tuminy Ahşap Kamyonetle Çocukların Hayal Gücü

Piyon Haber |

Sade ve Etkili: Tuminy Ahşap Kamyonetle Çocukların Hayal Gücü

Tabletlerin Gölgesinde Bir İtiraz

Tabletler ve akıllı oyuncaklar arasında büyüyen çocuklara sakin bir itiraz var: ahşap, mekanik ve sessiz. Tuminy, bu itirazın en sevimli temsilcilerinden. Japon markası Comomg’ün ürettiği bu ahşap kamyonet, çocuklara yükle-boşalt oyunuyla hem el becerisi hem de hayal gücü kazandırıyor. Üstelik tek bir elektronik parça bile yok. Peki, bu sadelik neden bu kadar etkili?

Küçük Kamyonetin Büyük Mekanizması

Tuminy, fiziksel bir yük indirme deneyimi sunan kompakt bir ahşap oyuncak. Kamyonetin kasası, bir kol kullanılarak kaldırılıp indirilebiliyor; böylece çocuklar, içindeki parçaları farklı bir yüzeye boşaltarak el-göz koordinasyonunu geliştiriyor. Tasarım, sade ama etkili. Ahşap yüzeyler, çocukların küçük ellerine uyumlu pürüzsüz hatlara sahip. Kamyonetin altındaki tekerlekler, herhangi bir ses çıkarmadan kayıyor; bu da oyun deneyimini doğal ve sakin tutuyor.

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Piyon Haber |

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Oyuncaklar yalnızca çocuklara mı? Luca Boscardin bu soruya net bir “hayır” diyor. Venedik’te mimarlık okuyup grafik tasarıma geçen, bugünse Palazzo Grassi, La Triennale, Arte Sella ve Museo Pecci gibi kurumlarla çalışan Boscardin için oyun; bir eğlence değil, hayal gücünün özgürleştiği bir düşünme biçimi. Oyuncaklar, oyun alanları, kitaplar ve kamusal enstalasyonlarda bu düşünceyi somutlaştırıyor. İllüstratör ve eğitimci kimliğiyle de oyunbaz tasarımın eğitimden kentsel tasarıma kadar uzanan etkisini araştırıyor.

Dijital Mimarlık: İnşa Edilemeyen Rüyaların Sınırsız Ütopyası

Dijital Mimarlık: İnşa Edilemeyen Rüyaların Sınırsız Ütopyası

Piyon Haber |

Sonsuzluğa Açılan Kapılar: Hayalden Öte Mekanlar

Bazen öyle anlar olur ki, gözümüzün önüne gelen görüntüler sanki daha önce bulunduğumuz, ancak hafızamızın derinliklerine gömülmüş yerleri anımsatır. Bir havuz, kusursuz bir dinginlik içinde durur; bir merdiven, belirsiz bir hedefe doğru yükselir. Güneş ışığıyla parlayan, içini berrak mavi su basmış, alışılmadık bir metro vagonu… Mekanın kendisi yabancı gelse de, ışıklandırma tanıdık, hatta biraz da nostaljiktir. İşte tam da bu hislerle Dreamscapes & Artificial Architecture kitabı, ilk bakışta mimari gibi görünen, ancak yer çekiminin isteğe bağlı olduğu ve ölçek algısının kaybolduğu iç mekanlar ve manzaralar arasında benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Piyon Editör olarak, bu rüyaların peşine düşmek, dergimizin ruhuna işlemek gibi geliyor.

Diğer Etiketler