#Iç-Mimarlık Etiketi

Bu etikete sahip 3 yazı bulundu

Folkets Hus: Markelius Mirasına Saygılı Restorasyon

Folkets Hus: Markelius Mirasına Saygılı Restorasyon

Piyon Haber |

Folkets Hus: Markelius Mirasına Saygılı Restorasyon

Stockholm’ün kalbinde, 20. yüzyılın en önemli İsveçli mimarlarından Sven Markelius’un imzasını taşıyan Folkets Hus (Halk Evi), DinellJohansson ekibinin dokunuşuyla yeniden hayat buldu. İç mimarlık yarışmasını kazanan ekip, binanın ruhunu koruyarak çağdaş bir yorum getirmeyi başardı. Peki, tarihi bir yapıya saygılı bir şekilde nasıl müdahale edilir? İşte cevabı…

Tarihi Dokuya Hassas Müdahale

Folkets Hus, orijinal olarak Kockum Luttinger Söderström tarafından tasarlanmış, ancak Sven Markelius’un 1950’lerdeki eklemeleriyle bugünkü kimliğine kavuşmuş bir yapı. DinellJohansson, restorasyon ve iç mekan yenileme projesinde “hafif adımlarla” ilerlemeyi tercih etmiş. Bu yaklaşım, Markelius’un karakteristik detaylarını korurken, mekanın günümüz ihtiyaçlarına cevap vermesini sağlıyor.

SOBO: Sesin Mimariye Dönüştüğü Dinleme Restoranı

SOBO: Sesin Mimariye Dönüştüğü Dinleme Restoranı

Piyon Haber |

SOBO: Sesin Mimariye Dönüştüğü Dinleme Restoranı

Paris’in hareketli sokaklarında, 80 metrekarelik bir mekân, yalnızca yemek yenen bir yer değil; aynı zamanda bir dinleme deneyimi sunuyor. Studio Louis Morgan ve iç mimar Louis Aspar imzalı SOBO, bitki bazlı mutfağı, müziği ve akustik tasarımı bir araya getirerek çok duyulu bir misafirperverlik anlayışı inşa ediyor. Japon ryokanlarının mahremiyetinden ve dinleme kafelerinin samimi atmosferinden ilham alan proje, meşe paneller, özel üretim doğramalar, vintage mobilyalar ve kontrollü aydınlatmayla sıcak bir iç mekân yaratıyor.

New York’ta Heykelsi Mücevher Butiği: Yakusha’nın Sessiz Devrimi

New York’ta Heykelsi Mücevher Butiği: Yakusha’nın Sessiz Devrimi

Piyon Haber |

New York’ta Heykelsi Mücevher Butiği: Yakusha’nın Sessiz Devrimi

New York SoHo’nun kalbinde, Wooster Sokağı’nda, alışıldık mücevher mağazalarından tamamen farklı bir dünya var: Ukraynalı tasarımcı Victoria Yakusha’nın Guzema için tasarladığı 102 metrekarelik butik, sanki bir galeriye adım atıyormuşsunuz hissi veriyor. Peki, perakende tasarımında bu kadar radikal bir sadelik neden bu kadar etkileyici?

Heykeltıraş Gibi Tasarım

Victoria Yakusha, projeyi anlatırken kendini bir perakende tasarımcısından çok bir heykeltıraş gibi hissettiğini söylüyor: “Buradaki işim bir heykeltıraşın işine daha yakındı. Geleneksel perakende hissini istemedik. Daha samimi bir şey istedik.” Gerçekten de mekan, alışıldık vitrin ve raf düzeninden uzak; bunun yerine ürünler, duvarlardaki oyuk nişlerde ve merkez boyunca uzanan heykelsi vitrinlerde sergileniyor.

Diğer Etiketler