#Ic-Mimarlik Etiketi

Bu etikete sahip 61 yazı bulundu

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Piyon Haber |

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Price Latimer, Teksas’ta büyümüş ve çocukluğu Amarillo Sanat Müzesi’ne birkaç kapı ötede geçmiş. Georgia O’Keeffe, Larry Bell ve Louise Nevelson gibi isimlerin eserleriyle dolu bu müze, onun estetik duyarlılığını şekillendirmiş. “Yürüyemediğim dönemde büyükannelerim beni bebek arabasıyla sık sık müzeye götürür, saatlerce kalıcı koleksiyona bakmama izin verirlerdi,” diyor Latimer. Rhode Island Tasarım Okulu’ndan lisans derecesi alan Latimer, New York’ta neo-kavramsal sanatçı Peter Halley için çalışmış ve onun dergisi Index’e katkıda bulunmuş. Los Angeles’a taşındıktan sonra yerel galerilerde çalışmış, ardından bir pizza restoranının kurucu ortağı olarak baş kreatif direktörlük yapmış. Daha sonra İtalyan mobilya üreticisi Kartell’e katılarak mimar ve iç mimarlarla ofislerden büyük otellere kadar çeşitli mekanların döşenmesi konusunda danışmanlık yapmış. 2021’de Maya Crowne ile birlikte Alkemis Paint’i kuran Latimer, doğal iç cephe boyası üretiyor. Şirketin formülü, berrak kuvars ve özel pigment-mineral karışımları içeriyor.

Mega Yatlarda Lüksün Yeni Adresi: Beş Yıldızlı Oteller Denizde

Mega Yatlarda Lüksün Yeni Adresi: Beş Yıldızlı Oteller Denizde

Piyon Haber |

Mega Yatlarda Lüksün Yeni Adresi: Beş Yıldızlı Oteller Denizde

Lüks konaklama sektörü, tarihinin en radikal dönüşümlerinden birini yaşıyor. Aman, Four Seasons, Ritz-Carlton, Waldorf Astoria ve efsanevi Orient Express gibi dünyanın en seçkin otel markaları, artık sadece karadaki mülkleriyle değil, denizlerdeki hiper-kişiselleştirilmiş mega yatlarıyla da anılacak. Bu markalar, mimari kimliklerini ve altı yıldızlı hizmet anlayışlarını okyanuslara taşıyarak, kruvaziyer tasarımında yeni bir çağ başlatıyor.

Four Seasons Yatları: Denizle Kurulan Duygusal Bağ

Four Seasons, klasik yatçılığın romantizminden ilham alarak denizle bağ kurmayı önceliklendirdi. Markanın ilk yatı Four Seasons I, Mart 2026’da seferlerine başlayacak. Sadece 95 süit ve yaklaşık 200 misafir kapasiteli bu yat, “maksimum kapasite değil, maksimum deneyim kalitesi” felsefesiyle tasarlanmış. CEO Ben Trodd’un dediği gibi: “Yatın Four Seasons’a ait olduğu hissedilsin istedik, ama aynı zamanda klasik yatçılığın mirasını ve denizle derin bağı da yansıtsın.”

ALL3D.AI ile İç Mekan Görselleştirmede Yeni Dönem: Tasarımcılar İçin Yapay Zeka Devrimi

ALL3D.AI ile İç Mekan Görselleştirmede Yeni Dönem: Tasarımcılar İçin Yapay Zeka Devrimi

Piyon Haber |

ALL3D.AI ile İç Mekan Görselleştirmede Yeni Dönem: Tasarımcılar İçin Yapay Zeka Devrimi

SANDOW Design Group bünyesindeki Barriers to Entry podcast’inin son bölümünde, ALL3D.AI CEO’su Amra Tareen, iç mekan görselleştirmede yapay zekanın geldiği noktayı anlattı. House of Digby’den Andrew Lane’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Tareen, daha önce Decorist ile kazandığı deneyimleri ALL3D.AI’nin kuruluş hikayesiyle birleştiriyor.

Decorist’ten ALL3D.AI’ye: Dönüşümün Kökleri

Tareen’in kariyerindeki en çarpıcı veri, Decorist döneminde elde edilen %50’lik dönüşüm oranı artışı. 2016’da 3D modelleme henüz e-ticarette yaygın değilken, ekip müşteri odalarının 3D versiyonlarını çıkarıp mood board’lar oluşturmuş. “O dönemde 360 derece mekan görüntüleme akımı başlamıştı, biz de bu dalganın önünde gittik” diyor Tareen.

Kuzey Işıkları Sofrada: Snøhetta’dan Huset Svalbard

Kuzey Işıkları Sofrada: Snøhetta’dan Huset Svalbard

Piyon Haber |

Kuzey Işıkları Sofrada: Snøhetta’dan Huset Svalbard

Snøhetta, dünyanın en kuzeyindeki fine dining restoranı Huset’in iç mekanını Svalbard’ın eşsiz doğasından ilham alarak yeniden tasarladı. Proje, Kuzey Kutbu’nun sürekli değişen ışığını ve kontrastlarını mekana taşıyor.

Svalbard’ın Işığı İç Mekana Yansıyor

Restoranın yeni iç mekanı, Svalbard’ın dramatik ışık oyunlarından esinlenmiş. Mimarlar, mekanın atmosferini kuzeyin sert ama büyüleyici doğasına göre kurgulamış. Kullanılan malzemeler ve renk paleti, kutup bölgesinin soğuk ama sıcak dokusunu yansıtıyor.

Dünyanın En Kuzeyindeki Restoran: Snøhetta’dan Huset Svalbard

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Piyon Haber |

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Londra’nın kalbinde, 1890’lardan kalma bir Portman Estate binasında yer alan iki yatak odalı bu daire, 23 yıl boyunca neredeyse hiç değişmeden kaldı. Sahipleri, haftanın birkaç gecesi iş için kullandıkları bu mekânda mutfağa gerek olmadığını düşünüyordu. Ta ki mimar Nick Varey devreye girene kadar. Studio Varey’in imzasını taşıyan Moraine House projesi, bir dairenin nasıl galeriye dönüşebileceğini gösteriyor.

Mutfak mı, Mobilya mı?

Müşterilerin mutfak talebini ilk duyduğunda şaşırdığını itiraf eden Varey, onları ikna ederek küçük ama işlevsel bir mutfak eklemeyi başarmış. Ancak bu mutfak, geleneksel bir mutfaktan çok bir mobilya parçası gibi tasarlanmış. Açık plan yaşam alanına gizlenmiş, alçak, kulp dolaplar ve tezgâhla aynı renkteki indüksiyon ocak, adeta bir sanat eserinin altında kayboluyor. Üzerindeki büyük figüratif tuval, bu yanılsamayı tamamlıyor.

Faraway Sag Harbor: Denizci Miras Modern Tasarımla Buluşuyor

Faraway Sag Harbor: Denizci Miras Modern Tasarımla Buluşuyor

Piyon Haber |

Faraway Sag Harbor: Denizci Miras Modern Tasarımla Buluşuyor

Hamptons’ın köklü balıkçı kasabası Sag Harbor’da yeni bir soluk: Faraway Sag Harbor. Eski Baron’s Cove’un yerinde yükselen 67 odalı butik otel, Jenny Bukovec Studio’nun “Okyanus Canlanması” (Oceanic Revival) konseptiyle, denizcilik geçmişini günümüz konforuyla harmanlıyor. Ama bu, bildiğiniz deniz temalı otellerden biri değil.

Faraway Sag Harbor: Hamptons’ın Denizci Ruhu Modern Tasarımla Buluşuyor

“Bu otel, bir tasarım manifestosu gibi: Denizcilik geçmişini romantize etmeden, onu modern bir yaşam alanına dönüştürüyor. Her detay, misafiri keşif yolculuğuna çıkarıyor.”

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

Piyon Haber |

Brutalist Ev, Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

1970’lerin iki ikonik trendi – konuşma çukurları ve brütalist mimari – bugün Milan’ın merkezinde, Nick Maltese Studio’nun elinde yeniden hayat buluyor. Dört katlı, neredeyse akromatik bu ev, betonun ham gücünü konuşma çukurlarının samimiyetiyle harmanlıyor. Bu bir evden çok, yaşayan bir sanat eseri.

Brutalist Bir Ev, Milanlı Sanat Koleksiyoncusunun Tuvali Oluyor

“Brütalizmin özü, malzemenin ham gücünü kucaklamaktır. Bu projede beton ve çelik, birer sanat nesnesine dönüşüyor.”

Zihninde Görmeyen Tasarımcı: 24 Yaşında Uzay Gemisi İnşa Etti

Zihninde Görmeyen Tasarımcı: 24 Yaşında Uzay Gemisi İnşa Etti

Piyon Haber |

Zihninde Görmeyen Tasarımcı: 24 Yaşında Kendi Uzay Gemisini İnşa Etti

Tasarım dünyasında görselleştirme yeteneği neredeyse bir ön koşul gibi kabul edilir. Peki ya bu yeteneğe sahip değilseniz? Amsterdamlı 24 yaşındaki multidisipliner sanatçı Abel van Oirschot’un hikayesi, bu soruya çarpıcı bir yanıt veriyor: “Zihninde görmesen de ellerinle inşa edebilirsin.”

Van Oirschot, afantazi hastası. Yani zihninin gözü sürekli karanlık. Hiçbir görüntü canlandıramıyor, görsel hafızası yok, bir yüzü, bir odayı veya bir rengi fiziksel olarak uygulamadan önce hayal edemiyor. Buna rağmen 2025’te tamamladığı “Birch” projesi, bir uzay gemisinin iç mekanını birebir ölçekte, kendi ev garajında ahşap, karton, köpük ve geri dönüştürülmüş elektronik parçalarla inşa ettiğini gösteriyor.

Eski Nara Hapishanesi Otel Oldu: Tarih ve Tasarımın Buluşması

Eski Nara Hapishanesi Otel Oldu: Tarih ve Tasarımın Buluşması

Piyon Haber |

Eski Nara Hapishanesi Otel Oldu: Tarih ve Tasarımın Buluşması

Japonya’nın Nara kentinde, 1908’de tamamlanan eski Nara Hapishanesi, Hoshino Resorts tarafından yaklaşık yedi yıllık bir restorasyonun ardından HOSHINOYA Nara Prison adıyla 48 odalı bir heritage otele dönüştü. 25 dönümlük alana yayılan yapı, Meiji döneminin en ikonik cezaevlerinden biri ve Japon modern mimarisinin nadir kalan örneklerinden.

Haviland Sistemi: Gözetlemeden Konfora

Hapishane, ünlü Haviland Sistemi ile tasarlanmış: merkezi bir gözetleme kulesinden yayılan ışınsal kanatlar, mahkumların sürekli gözetim altında tutulmasını sağlıyor. Bu geometrik düzen, otel misafirlerinin deneyimini de şekillendiriyor. Orijinal ana kapıdan içeri adım atan ziyaretçiler, gardiyan binası ve hücre bloklarının katı simetrisiyle karşılaşıyor. Tasarımın en güçlü yanı, geçmişin izlerini silmek yerine onları görünür kılması.

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Piyon Haber |

Katrien Van Der Schueren: Merak Kabineleri Modern Duvarlarda

Rönesans Avrupası’nda zenginlik ve bilginin gösterişli bir simgesi olarak ortaya çıkan wunderkammer’lar (merak kabineleri), doğal nesnelerden egzotik eserlere kadar her şeyin özenle biriktirildiği mekânlardı. Prenslerin, aristokratların ve bilim insanlarının ayrıcalığı olan bu ansiklopedik koleksiyonlar, zamanla odalardan dolaplara indirgenerek daha mahrem bir hâl aldı. İşte Belçikalı çok disiplinli sanatçı Katrien Van Der Schueren, bu kadim geleneği günümüze taşıyor.

El Oyması Parçalardan Oluşan Bir Dünya

Van Der Schueren’in The Ark of Us adlı yeni duvar heykel serisi, geleneksel merak kabinesini hem yüceltiyor hem de dönüştürüyor. Sanatçının kendine özgü, el oyması parçalarla oluşturduğu bu puzzle benzeri rölyefler, maksimalist bir estetikle gizli bölmeler barındırıyor. Her bir parça, farklı bir yaşanmışlığı temsil ederek duvarı adeta bir portreye dönüştürüyor.

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Piyon Haber |

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Rönesans Avrupası’nda zenginlik ve bilginin gösterişli bir simgesi olarak ortaya çıkan wunderkammer’lar (merak dolapları), tuhaf nesneler, doğal elementler ve dönemin maddi kültürünün seçkin örneklerini bir araya getirirdi. Bilgin hükümdarlar, aristokratlar, din adamları ve bilim insanlarının tekelinde olan bu ansiklopedik koleksiyonlar, genellikle süslü ve tematik ortamlarda sergilenirdi. Zamanla mekansal ölçek küçüldü ve biriktirme eylemi odalardan mobilyalara, özellikle de girift bölmelere sahip dolaplara kaydı.

Superflex: ege Carpets’ın Modüler Halısı Şekil ve Duyuyu Buluşturuyor

Superflex: ege Carpets’ın Modüler Halısı Şekil ve Duyuyu Buluşturuyor

Piyon Haber |

Superflex: ege Carpets’ın Modüler Halısı Şekil ve Duyuyu Buluşturuyor

Danimarkalı halı üreticisi ege Carpets, 3daysofdesign kapsamında tanıttığı Superflex koleksiyonuyla zemin tasarımında yeni bir soluk getiriyor. 60 farklı bileşenden oluşan bu modüler sistem, şekil ve boyut çeşitliliğiyle hem esnek hem de dayanıklı bir yapı sunuyor.

Geometrinin Gücü

Superflex, iki tonlu sfumato kompozisyonlardan organik kesim kolajlara, mermer ve taş kabartma efektlerinden floral desenlere kadar geniş bir estetik yelpazeye sahip. 48×48, 96×96 ve 24×96 cm formatlarındaki modüller, iç mimarlara sınır tanımayan deney imkanı veriyor. Koleksiyonun kalbinde yatan keskin geometri, mekanlara ritim ve ölçek oyunları katıyor.

Ofise Dönüş Manifestosu: Toronto’da Bir Hukuk Bürosu Lounge’ı

Ofise Dönüş Manifestosu: Toronto’da Bir Hukuk Bürosu Lounge’ı

Piyon Haber |

Ofise Dönüş Manifestosu: Toronto’da Bir Hukuk Bürosu Lounge’ı

Pandemi sonrası ofise dönüş tartışmaları sürerken, Studio Ha/Wa imzalı bu proje tam zamanında bir cevap niteliğinde. Toronto merkezli McLeish Orlando Lawyers için tasarlanan 685 metrekarelik lounge, sıradan bir mola alanından çok daha fazlasını vaat ediyor.

Eskinin Soğuk Kantini, Yeninin Sıcak Buluşma Noktası

Eski haliyle tipik bir kurumsal kantin olan mekan, Studio Ha/Wa’nın elinde adeta bir otel lobisine dönüşmüş. Tasarımın ana fikri basit: İnsanların gerçekten kullanmak isteyeceği bir alan yaratmak. Bunun için mekan, sabah kahvesinden akşam üstü toplantılarına kadar tüm ofis rutinlerini kucaklayacak şekilde kurgulanmış.

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

Piyon Haber |

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

Barcelona’nın Sarrià semtinde, 1919’dan kalma bir apartmanın içindeki 36 metrekarelik daire, NOT A STUDIO imzasıyla yeniden hayat buldu. 15 metrekarelik bir asma katı da bulunan bu kompakt alan, nesiller boyu aile mülkiyetinde kalmış. Yeni müdahale, yıllar içinde eklenen bölmeleri kaldırarak mekanın orijinal hacmini geri kazandırmış ve neredeyse beş metrelik tavan yüksekliğini vurgulamış.

Yapıyı Açığa Çıkarmak: Renk Kodlu Bir Düzenleme

Proje, binanın yaşını gizlemek yerine orijinal yapısal elemanları gözler önüne seriyor. Kirişler ve kolonlar mavi, yeşil ve sarı tonlarında boyanarak işlevsel öğeler görsel işaretçilere dönüştürülmüş. Bu renk paleti, mutfağın üzerinde asılı duran mavi kemerli aydınlatma elemanından yeşil yapısal desteklere ve soluk dolaplara kadar tüm daireye yayılıyor.

Aile Mirası Modern Tasarımla Buluşuyor: Naya Restaurant Ayutthaya

Aile Mirası Modern Tasarımla Buluşuyor: Naya Restaurant Ayutthaya

Piyon Haber |

Aile Mirası Modern Tasarımla Buluşuyor: Naya Restaurant Ayutthaya

Tayland’ın tarihi kenti Ayutthaya’da bir aile mirası, ikinci perdesine hazırlanıyor. BodinChapa Architects imzalı Naya Café’nin başarısı, şimdi onu Naya Café & Restaurant’a dönüştürüyor. Peki bu genişleme, mekanın ruhuna ne katıyor?

Bir Aile Mirasının Yeniden Doğuşu

Proje, ailenin miras aldığı bir arsayı, özgün mimarisiyle hem yerel halka hem de ziyaretçilere hitap eden bir destinasyona dönüştürme fikriyle başlamış. İlk etapta sadece bir kafe olarak hayat bulan mekan, zamanla artan talep ve programatik ihtiyaçlar doğrultusunda restoran fonksiyonunu da bünyesine katmış. Bu tür organik büyümeler, mekanın karakterini korumak adına hassas bir denge gerektiriyor.

37 m²’lik Ev Neden Çoğu Daireden Büyük Hissettiriyor?

37 m²’lik Ev Neden Çoğu Daireden Büyük Hissettiriyor?

Piyon Haber |

37 m²’lik Ev Neden Çoğu Daireden Büyük Hissettiriyor?

Tiny house akımı, mimarlık dünyasında minimalizmin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Oregon merkezli Tru Form Tiny’nin en sevilen modellerinden Cascade Max, 37 metrekarelik (400 ft²) alanıyla, birçok apartman dairesinden daha ferah bir yaşam sunuyor. 198.900 dolardan başlayan fiyatıyla Craftsman tarzındaki bu ev, her santimetresinde tasarım zekasını konuşturuyor.

Akıllı Planlama: Tek Kat, Yüksek Tavan

Cascade Max’in en dikkat çekici özelliği, tek katlı oluşu. Bu bilinçli tercih, evi zemine bağlı, erişilebilir ve şaşırtıcı derecede havadar kılıyor. 3.35 metrelik (11 ft) yüksek tavanlar, gözü yukarı çekerek mekânı olduğundan daha büyük hissettiriyor. Bu, çatı katından çok loft daireleri anımsatan bir ferahlık.

Adaçayı, Güneş ve Tesadüf: Almatı’da Bir Ev Tasarımı

Adaçayı, Güneş ve Tesadüf: Almatı’da Bir Ev Tasarımı

Piyon Haber |

Adaçayı, Güneş ve Tesadüf: Almatı’da Bir Ev Tasarımı

Bazı evler bir arsa ziyaretiyle başlar, bazıları bir düşünce kıvılcımıyla. Ama bu proje tamamen tesadüfe ait. FM Interiors Design Bureau’dan Fariz Mamedov’un Kazakistan’ın Almatı şehrinde tasarladığı 150 metrekarelik daire, inşaat halindeyken sık sık önünden geçip “bir gün bu binanın içini yapmak” diye hayal kurduğu bir yapıda hayat buluyor. Kısa süre sonra bir aile, tam da o binada bir daire için kendisine başvuruyor. İster tesadüf deyin, ister sezgi ya da şans; bu hikâye, evin yalnızca planla değil, duyguyla da şekillendiğinin ilk işareti.

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Piyon Haber |

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Hepimiz çevremizin, seçimlerimizin ve içsel kodlamamızın bir ürünüyüz. Peki ya evlerimiz? SIN’in FIELD koleksiyonu, tam da bu sorudan yola çıkıyor: Işığı bir prensip olarak ele alan abajurların malzemeselliğini sorguluyor ve belki de bizi kendi ışığımızı nasıl yaydığımızı düşünmeye davet ediyor.

Sistemin Sadeliği, Sonsuz Olasılıklar

FIELD sistemi ilk bakışta yalın: Duvara monte edilen bir panel, arkasında bir aydınlatma elemanı barındırıyor. Montaj sonrası, çeşitli malzemelerden üretilmiş abajur, bir pul ve vida sistemiyle yerine oturtuluyor. Bu basit mekanizma, düzlem olabilecek her şeyi abajura dönüştürme potansiyeli sunuyor. 120 farklı kombinasyonla, bu iddialı parçaların sınırı yok. SIN’in detaylara verdiği önem ve uzun ömürlülük anlayışı, zamanla değişen zevklere de saygı duyuyor.

Tarihi Yapıda Modern Galeri: Marian Goodman NYC

Tarihi Yapıda Modern Galeri: Marian Goodman NYC

Piyon Haber |

Marian Goodman Gallery, New York’un Tribeca semtinde, 1875 yılında inşa edilen Grosvenor Buildings’i çağdaş bir sergi alanına dönüştürüyor. Proje, tarihi dokuyu korurken modern bir galerinin gerektirdiği mekansal ihtiyaçları karşılamayı hedefliyor.

Tarihi Koruma ve Modern Tasarım

Mimarlar, binanın orijinal karakterini korumak için özenli bir restorasyon süreci yürüttü. Tuğla cephe, dökme demir kolonlar ve yüksek tavanlar gibi dönemin mimari özellikleri ön plana çıkarıldı. Aynı zamanda, esnek sergi alanları ve modern aydınlatma sistemleri gibi çağdaş galeri ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapıldı.

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

Piyon Haber |

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

St. Petersburg merkezli iç mimarlık ofisi Antwe, bir kadın ve kızı için tasarladığı 130 metrekarelik bu daireye cesur bir hamleyle başlamış: “Mekan içinde bir nesne yaratmak.”

Merkezdeki Kırmızı Oval Hacim

Pırıl pırıl açık planın tam ortasına, yüksek parlaklıkta, koyu kırmızı Merbau kaplamalı oval bir kütle yerleştirilmiş. Tavanla arasında bilinçli olarak boşluk bırakılan bu form, geleneksel bir bölücü duvar değil, bağımsız bir ekleme olarak algılanıyor. İçinde ana gardırop, dış giyim dolabı, teknik sistemler ve ev ekipmanları gizli.

Diğer Etiketler