#Kengo-Kuma Etiketi

Bu etikete sahip 11 yazı bulundu

Kengo Kuma ile Söyleşi: Zanaatkarlık Mimaride Yer ile Bağ Kurmanın Anahtarı

Kengo Kuma ile Söyleşi: Zanaatkarlık Mimaride Yer ile Bağ Kurmanın Anahtarı

Piyon Haber |

Kengo Kuma ile Söyleşi: Zanaatkarlık Mimaride Yer ile Bağ Kurmanın Anahtarı

Kariyeri boyunca Kengo Kuma, mimarlığın tekdüzeleşme eğilimine meydan okudu. 20. yüzyıl modernizmi, standart inşa yöntemlerinin dünya çapında hızla yayılmasını sağlarken, Japon mimar her zaman yerel malzemelere, bölgesel bilgiye ve geleneksel zanaatkârlığa mimarinin temelleri olarak baktı. Kuma’ya göre zanaat, sadece mirası korumak meselesi değil; insanlar, malzemeler ve yer arasındaki ilişkiyi anlamanın bir yoludur.

Yerel Bilginin Gücü

Kuma, zanaata olan ilgisini Japonya’nın büyük şehir merkezlerinin dışında çalıştığı ilk yıllara dayandırıyor. Ofisini kurduktan kısa süre sonra, yerel yapı geleneklerinin ve malzeme kültürlerinin çevreleriyle yakından bağlantılı olduğu kırsal topluluklarda küçük ölçekli projeler tasarlayarak yıllar geçirdi. ‘Modern mimarinin topraktan ve yerel malzemelerden koparıldığı bir zaman vardı,’ diyor. Modernizmin uluslararası hırslarına atıfta bulunan Kuma, mimarinin standardizasyon peşinde yerel karakter, iklim ve kaynaklardan giderek koptuğunu savunuyor.

Kengo Kuma, Tarihi Tersaneyi Yürünebilir Volkanik Taş Çatıya Dönüştürdü

Kengo Kuma, Tarihi Tersaneyi Yürünebilir Volkanik Taş Çatıya Dönüştürdü

Piyon Haber |

Kengo Kuma, Tarihi Tersaneyi Yürünebilir Volkanik Taş Çatıya Dönüştürdü

Guangzhou’da, Pearl Nehri kıyısındaki 1914’ten kalma tersane, Kengo Kuma ve Ortakları’nın imzasıyla bambaşka bir kimlik kazandı. Shipyard 1914 adlı proje, endüstriyel geçmişi silmek yerine onu yeni bir kamusal peyzaja dönüştürüyor. Eski kızak yolunun izleri, binanın omurgası haline geliyor.

Eski Kızak Yolu, Yeni Omurga

Tersanenin en belirleyici ögesi, gemilerin nehre indirildiği eğimli kızak yolu. Kuma, bu eğimi düzleştirmek yerine binanın ana aksı yapıyor. Ziyaretçiler, cam bir koridor boyunca ilerlerken tarihi rotayı adım adım takip ediyor. Geçmişle bugün arasında kurulan bu görsel bağ, projenin en güçlü yanlarından.

Kengo Kuma ve Paul Raff’den Banff’ta Doğayla Bütünleşen Ziyaretçi Merkezi

Kengo Kuma ve Paul Raff’den Banff’ta Doğayla Bütünleşen Ziyaretçi Merkezi

Piyon Haber |

Kengo Kuma ve Paul Raff’den Banff’ta Doğayla Bütünleşen Ziyaretçi Merkezi

Dağların arasında kaybolan bir mimari hayal edin: işte tam da bu, Japon mimar Kengo Kuma ve Toronto merkezli Paul Raff Studio’nun Banff Ulusal Parkı için hazırladığı projede gerçeğe dönüşüyor. Parks Canada ve Kanada Kraliyet Mimarlık Enstitüsü’nün düzenlediği uluslararası yarışmayı kazanan ekip, Banff’ın 200 blokluk koridorunu alçak profilli, peyzaj odaklı bir kentsel kampüse dönüştürecek.

“Bu proje, manzara ve mimariyi o kadar iç içe geçiriyor ki yapılar neredeyse kayboluyor. İşte bu, bence gerçek bir ‘yer duygusu’ yaratmanın anahtarı.”

Brandywine: Kuma ve FO ile Sanat-Doğa Harmanı, ABD’de İlk

Brandywine: Kuma ve FO ile Sanat-Doğa Harmanı, ABD’de İlk

Piyon Haber |

Brandywine: Kuma ve FO ile Sanat-Doğa Harmanı, ABD’de İlk

Brandywine Vadisi, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda köklü sanatsal mirasıyla da nefes kesen bir bölge. Şimdi, bu özel coğrafya, Kengo Kuma ve Field Operations gibi dünya devlerinin imzasını taşıyan çığır açıcı bir dönüşümle adını tüm dünyaya duyurmaya hazırlanıyor. Philadelphia yakınlarındaki Brandywine Conservancy & Museum of Art, 15 dönümlük kampüsünü ve çevresindeki 325 dönümlük rezerv alanını, sanat ile doğanın eşsiz bir uyum içinde dans ettiği bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor.

Kengo Kuma: Angers Katedrali’ne Zamansız Bir Mimari Dokunuş

Kengo Kuma: Angers Katedrali’ne Zamansız Bir Mimari Dokunuş

Piyon Haber |

Kengo Kuma: Angers Katedrali’ne Çağdaş Bir Selam

Bu hafta tasarım gündemimiz dopdolu! Kadim Angers Katedrali’nin kapılarını modern bir zarafetle aralayan Kengo Kuma’nın büyüleyici yeni girişiyle tarihin ve çağdaş mimarinin nasıl kucaklaştığına tanık olacağız. Bu çarpıcı yapı, Dezeen’in öne çıkan haberleri arasında yerini alırken, biz de bu uyumlu diyalogun derinliklerine ineceğiz.

Kemerler Arasında Yükselen Diyalog: Angers Katedrali Girişinin Sırları

Fransa’nın Angers şehrinde bulunan, Angevin Gotik tarzının görkemli temsilcisi Angers Katedrali, Japon mimar Kengo Kuma’nın yeni girişiyle tarihin ve modernitenin çarpıcı bir buluşma noktası haline geldi. Kuma’nın bu çalışması, beş adet zarif kemerli açıklığa sahip olup, her biri dekoratif bantlarla (archivolt) çevrili. Bu beton giriş, hem sağlamlığı hem de zarafeti bir araya getirerek, katedralin içindeki tarihi heykellerin ve detayların büyüleyici manzarasını çerçeveliyor. Stüdyo, 21 metre uzunluğundaki bu girişin, ortaçağ binasının mimarisiyle “uyumlu bir diyalog” oluşturmak üzere tasarlandığını belirtiyor. Kuma, her zamanki ustalıklı dokunuşuyla, bir yapıyı yeniden canlandırırken onun özgün ruhunu koruma yeteneğini bir kez daha kanıtlıyor. Bu, sadece bir giriş değil, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında köprü kuran sanatsal bir ifade biçimi.

Kengo Kuma: Malzemenin Ruhu ve İnsancıl Mimarlık Vizyonu

Kengo Kuma: Malzemenin Ruhu ve İnsancıl Mimarlık Vizyonu

Piyon Haber |

Kengo Kuma: Malzemenin Ruhu ve İnsancıl Mimarlık Vizyonu

Japon mimar Kengo Kuma, ahşap mimarisinin öncülerinden biri olarak tanınsa da, son kitabı “Substance” ile malzeme konusundaki engin bilgisini ve esnek yaklaşımını gözler önüne seriyor. Dezeen’e verdiği röportajda, kağıttan bambuya kadar uzanan geniş bir malzeme yelpazesiyle inşa ettiği altı projesini bizzat seçen Kuma, mimarlığın sadece estetik değil, aynı zamanda etik bir duruş olduğunu da vurguluyor. The Images Publishing Group tarafından yayınlanan “Substance”, Kuma’nın metal, kağıt, tekstil, bambu, taş ve ahşap gibi altı temel malzeme üzerinden eklektik portföyünü (farklı tarzları bir araya getiren çeşitli işler bütünü) keşfe çıkarıyor.

Kuma’nın Angers Katedrali’ndeki ‘Beton UFO’su: Tartışmalı Bir Başyapıt Mı?

Kuma’nın Angers Katedrali’ndeki ‘Beton UFO’su: Tartışmalı Bir Başyapıt Mı?

Piyon Haber |

Kuma’nın Angers Katedrali’ndeki ‘Beton UFO’su: Tartışmalı Bir Başyapıt Mı?

Fransa’nın köklü tarihi Angers’ında, yüzyılların sessizliğine meydan okuyan bir mimari ekleme son günlerin en hararetli tartışma konusu oldu. Japon mimar Kengo Kuma’nın Angers Katedrali’ne yaptığı bu müdahale, çağdaş tasarımın köklü bir mirasla nasıl bir diyalog kurabileceği üzerine çarpıcı bir örnek sunuyor; ancak beraberinde ‘beton UFO’ eleştirilerini de getirdi.

Tarih ve Çağdaşlık Arasında Kemerli Bir Diyalog

Kengo Kuma ve ekibi tarafından tamamlanan bu yeni giriş, Angevin Gotik (12. ve 13. yüzyıllar arasında inşa edilen ortaçağ) tarzındaki katedralin batı cephesine, sanki yüzyılların fısıltısına çağdaş bir cevap verir gibi, modern bir soluk katıyor. Beton malzemeden inşa edilen ve kemerli açıklıklarla bezeli yapı, yalnızca bir geçiş kapısı değil, aynı zamanda tarihi heykelsi kapıyı nazikçe çevreleyen ve koruyan, adeta bir kucaklayış gibi bir galeri işlevi görüyor. Dikdörtgen formu, tarihi heykellerin zarifçe çerçevelendiği beş adet kemerle kesilerek, içeriden ve dışarıdan görsel bir şölen sunuyor. Dış cephede ise bu kemerler, ‘archivolt’ adı verilen bir dizi süs bandıyla sarılarak geleneksel mimariye modern göndermeler yapıyor.

Kengo Kuma’nın Ekvador Başyapıtı: Qapital Kulesi And Ruhuyla Yükseliyor

Kengo Kuma’nın Ekvador Başyapıtı: Qapital Kulesi And Ruhuyla Yükseliyor

Piyon Haber |

Kengo Kuma’dan Ekvador’a İlk İmza: And Dağları’ndan İlham Alan Qapital Kulesi

Japon mimarisinin büyük ustası Kengo Kuma, doğayla bütünleşen eşsiz estetiğini şimdi Güney Amerika’nın kalbine taşıyor. Kengo Kuma & Associates, Ekvador’un başkenti Quito’da yükselecek 32 katlı, karma kullanımlı Qapital Kulesi’nin çarpıcı planlarını açıkladı. Yerel geliştirici Uribe Schwarzkopf ile iş birliği içinde tasarlanan bu başyapıt, hem Ekvador’da bir ilk hem de Kuma’nın küresel portföyünü Güney Amerika’ya taşıyan önemli bir kilometre taşı.

Kengo Kuma: Londra Ulusal Galerisi’nde 200 Yıllık Dönüşüm Başlıyor

Kengo Kuma: Londra Ulusal Galerisi’nde 200 Yıllık Dönüşüm Başlıyor

Piyon Haber |

Kengo Kuma: Londra Ulusal Galerisi’nde 200 Yıllık Dönüşüm Başlıyor

Londra’nın kalbinde, tarihin ve sanatın buluştuğu Ulusal Galeri, 200 yıllık geçmişinde eşi benzeri görülmemiş bir dönüşümün eşiğinde. Mimarlık dehası Kengo Kuma ve ekibinin imzasını taşıyacak yepyeni kanatla, müze sadece koleksiyonunu genişletmekle kalmıyor, aynı zamanda şehirle kurduğu bağı da yeniden tanımlıyor. Bu, sadece bir yapı projesi değil, iddialı bir geleceğin ilk adımı.

Geleceğe Yön Veren Bir Mimarlık Ortaklığı

Tokyo merkezli Kengo Kuma and Associates, bu devasa projede İngiliz mimarlık firmaları BDP ve MICA ile güçlerini birleştirdi. Ulusal Galeri’nin genişleyen koleksiyonuna ev sahipliği yapacak yeni kanadın tasarımını üstlenen ekip, son dönemde yenilenen Sainsbury Kanadı ve Kuzey Galerileri’nin hemen arkasında, 1960’lardan kalma St Vincent House otel ve ofis kompleksinin arazisinde yükselecek bir vizyonu hayata geçiriyor. Bu dev proje, müzenin “Ulusal Galeri’yi gelecek yüzyıl için yeniden tanımlayacağını” belirttiği, toplam 750 milyon sterlinlik devasa “Project Domani” (Gelecek Projesi) kampanyasının kilit bir parçası.

Kengo Kuma Kopenhag’da: “Earth | Tree” ile Doğadan Sanata Işık Dansı

Kengo Kuma Kopenhag’da: “Earth | Tree” ile Doğadan Sanata Işık Dansı

Piyon Haber |

Kengo Kuma Kopenhag’ı “Earth | Tree” ile Dönüştürüyor: Işık ve Malzemenin Dansı

Kopenhag Çağdaş Sanat Merkezi’nin (Copenhagen Contemporary) kapılarını açmaya hazırlandığı “Earth | Tree” (Toprak | Ağaç) adlı mekâna özel enstalasyon, Japon mimarinin yaşayan efsanesi Kengo Kuma ve stüdyosu Kengo Kuma & Associates (KKAA) imzasını taşıyor. Danimarkalı ahşap üreticisi Dinesen ile işbirliğinde geliştirilen bu iddialı proje, kurumun CCreate programı kapsamında 28 Mart 2026’da ziyarete açılacak. Eski bir sanayi salonu, Kuma’nın dokunuşuyla ahşap, tuğla ve ışığın büyüleyici birleşimiyle baştan yaratılacak.

Kuma’nın Dansı: Ahşapla Ruh Bulan Chikujō Kütüphanesi

Kuma’nın Dansı: Ahşapla Ruh Bulan Chikujō Kütüphanesi

Piyon Haber |

Kuma’nın Dansı: Ahşapla Ruh Bulan Chikujō Kütüphanesi

Kengo Kuma, Japonya’nın Fukuoka bölgesindeki sakin Chikujō Kasabası’nda eski bir halk salonunu nasıl dönüştürdü? Sadece bir bina değil, ahşabın ve ışığın ritmiyle nefes alan bir kütüphane yarattı. Uluslararası üne sahip mimar ve ekibi, Chikujō Kasabası Halk Kütüphanesi projesiyle mimari dünyasına yeni bir soluk getiriyor. Kuma’nın “mekanları çevreleyen manzaralar” felsefesini kusursuzca yansıtan bu tasarım, Hinoki ahşabının zarafeti ve ışığın sihrini kullanarak, kırsal manzarayla bütünleşen, davetkar ve ilham verici bir yapı ortaya koyuyor. Bu kütüphane, sadece bir okuma alanı olmaktan öte, topluluğun bir araya geldiği, keşfettiği ve bağ kurduğu dinamik bir merkez olarak tasarlandı.

Diğer Etiketler