#Kentsel-Dönüşüm Etiketi

Bu etikete sahip 5 yazı bulundu

Le Corbusier’in Plan Voisin’i vs. Chtcheglov’un Sürüklenmesi: Şehir Kimin?

Le Corbusier’in Plan Voisin’i vs. Chtcheglov’un Sürüklenmesi: Şehir Kimin?

Piyon Haber |

Le Corbusier’in Plan Voisin’i vs. Chtcheglov’un Sürüklenmesi: Şehir Kimin?

1925 yılında Le Corbusier, Paris’in tarihi dokusunu yıkıp yerine devasa haç biçimli ofis kuleleri dikmeyi hayal etti. Plan Voisin, şehri bir makine gibi düzenleyecek, verimliliği ve hijyeni merkeze alacaktı. Ancak yalnızca 28 yıl sonra, Ivan Chtcheglov (Gilles Ivain takma adıyla) bu vizyona sert bir eleştiri getirdi: Şehir fabrika ya da hastane değildi; duyguların, rüyaların ve keşfin mekânı olmalıydı. Peki, bugünün tasarımcıları bu iki kutuptan hangisine daha yakın?

Arnavutluk’un Mimarlık Dosyaları: Betonun Ardındaki İktidar

Arnavutluk’un Mimarlık Dosyaları: Betonun Ardındaki İktidar

Piyon Haber |

Arnavutluk’un Mimarlık Dosyaları: Betonun Ardındaki İktidar

Son yirmi yılda Arnavutluk, Avrupa’nın en hareketli inşaat sahalarından biri haline geldi. Peki bu dönüşümün arkasında yatan hikâyeler ne? Anneke Abhelakh’ın derlediği The Albanian Files, tam da bu sorunun peşine düşüyor.

Arnavutluk’ta Mimarlık: Bir Dosya Olarak Ülke

Lars Müller Publishers tarafından yayımlanan ve Başbakan Edi Rama’nın önsözünü yazdığı kitap, Arnavutluk’ta çalışan altmış uluslararası mimarlık ofisinin yirmi yıllık üretimini yoğun bir ciltte topluyor. Formatı, rengi ve fiziksel varlığıyla başlı başına bir açıklama niteliğinde. Kitap, bir belge olmanın ötesinde, bu süreçlerin geride bıraktıklarının haritasını çıkarıyor.

Doğa Önce Gelirse: Oslo Trienali’nden Mimarlık Dersleri

Doğa Önce Gelirse: Oslo Trienali’nden Mimarlık Dersleri

Piyon Haber |

Doğa Önce Gelirse: Oslo Mimarlık Trienali’nden Dersler

Oslo Mimarlık Trienali’nin 9. edisyonu, 17 Eylül - 1 Ekim 2026 tarihleri arasında kapılarını açıyor. Teması ise hepimizin içini bir hoş eden ama uygulamaya gelince zorlandığımız bir soru: “Doğa Önce Gelirse?” Bu soru, sadece bir tema değil; mimarlığın kaynak kullanımından ekosistemle ilişkisine kadar her şeyi yeniden düşünmeye çağrı. Trienalin ana mekânı Sofienberg Kilisesi, 19. yüzyıldan kalma Gotik bir tuğla yapı. Kiliseden kültür merkezine dönüştürülen bu bina, trienalin sorduğu soruları zaten bünyesinde barındırıyor: Dönüşüm, yeniden kullanım ve doğayla uyum.

Akra’da Eski Depo, Mimarlık Eğitiminin Kalbi Oldu

Akra’da Eski Depo, Mimarlık Eğitiminin Kalbi Oldu

Piyon Haber |

Akra’da Eski Depo, Mimarlık Eğitiminin Kalbi Oldu

Gana’nın başkenti Akra’nın Osu semtinde, eski bir kiremit deposu artık African Futures Institute (AFI) için yeni bir yuva. Mimarlık eğitimi, araştırma, sergiler ve kamusal programlara ev sahipliği yapacak olan bu merkez, endüstriyel mirası koruyarak çağdaş bir müdahaleyle yeniden hayat buluyor. Peki, yıkıp yeniden yapmak varken neden eski bir depoyu dönüştürmeyi seçtiler? İşte bu sorunun cevabı, projenin ruhunu oluşturuyor.

Endüstriyel Kabuk, Yeni İşlev

Mevcut depo binasının ölçeği ve endüstriyel karakteri korunmuş; yıkıp yeniden yapmak yerine, mevcut yapıya eğitim ve kültürel çalışmalar için gereken altyapı eklenmiş. Tasarım ve inşaat süreci el ele ilerlemiş; ekip, binanın pratik koşullarına göre projeyi yerinde uyarlamış. Bu “yerinde öğrenme” yaklaşımı, mimarlık pratiğinde sıkça dile getirilen ama nadiren uygulanan bir esneklik örneği.

Kaohsiung Liman Terminali: Denizle Şehrin Buluştuğu Çok İşlevli Yapı

Kaohsiung Liman Terminali: Denizle Şehrin Buluştuğu Çok İşlevli Yapı

Piyon Haber |

Kaohsiung Liman Terminali: Denizle Şehrin Buluştuğu Çok İşlevli Yapı

Tayvan’ın güneyindeki Kaohsiung Limanı, son yıllarda kentsel dönüşümün ve mimari yeniliklerin merkezi haline geldi. RUR Architecture DPC tarafından tasarlanan Kaohsiung Liman Terminali, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Proje, kruvaziyer terminali, ofis kulesi ve kamusal alanı tek bir çatı altında birleştirerek, şehir ile deniz arasındaki kritik eşiği kutlayan çok işlevli bir sivil altyapı eseri yaratıyor.

Denizle Şehrin Eşiğinde Yeni Bir Odak

Kaohsiung, uzun süredir bir liman kenti olarak ekonomik ve kültürel kimliğini denizle kurmuş durumda. Ancak sanayileşme ve hızlı kentleşme, kıyı şeridini halktan koparmıştı. Bu proje, limanı yeniden kamusal yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor. Terminal binası, sadece yolcu trafiğini yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda yerel halkın ve ziyaretçilerin vakit geçirebileceği, manzarayı izleyebileceği ve kültürel etkinliklere katılabileceği bir platform sunuyor.

Diğer Etiketler