#Kentsel-Donusum Etiketi

Bu etikete sahip 52 yazı bulundu

Tiansong Genel Merkezi: Kentsel Kırılmaya Zarif Bir Müdahale

Tiansong Genel Merkezi: Kentsel Kırılmaya Zarif Bir Müdahale

Piyon Haber |

Tiansong Genel Merkezi: Kentsel Kırılmaya Zarif Bir Müdahale

Taizhou’nun Wenling kentinde, eski şehir ile yeni kentsel bölgenin kesiştiği noktada yükselen Tiansong Genel Merkezi, parçalı ve kopuk bir kentsel dokuya meydan okuyor. ZIAD’ın tasarladığı bu yapı, kurumsal hassasiyet ve açıklık değerlerini fiziksel bir forma dönüştürerek, kentsel ölçekte bir duruş sergiliyor.

Kentin İkili Ekseninde Bir Dans

Proje, iki ofis bloğunu kentin ikili ekseni boyunca konumlandırıyor. Eksenel burulma ve hacimsel genişleme-daralma hareketleriyle, kavşakta ölçülü ama ayırt edici bir dönüm noktası oluşturuyor. Bu hareket, yapıya hem dinamizm katıyor hem de çevresiyle kurduğu diyaloğu güçlendiriyor.

Sants Sosyal Merkezi: 1950’lerin Ruhunu Geleceğe Taşıyan Dönüşüm

Sants Sosyal Merkezi: 1950’lerin Ruhunu Geleceğe Taşıyan Dönüşüm

Piyon Haber |

Sants Sosyal Merkezi: 1950’lerin Ruhunu Geleceğe Taşıyan Dönüşüm

Barselona’nın Sants mahallesinde, LAOS (Xavier Botet + Albert Saboya) imzalı bir yenileme projesi, mimarlığın özüne dair önemli sorular soruyor: Bir yapı geçmişini korurken nasıl bugünün ihtiyaçlarına cevap verebilir? Toplumun kalbinde yer alan bir mekân, nasıl daha kapsayıcı ve sürdürülebilir hale getirilebilir?

İnsanı Merkeze Alan Bir Tasarım Felsefesi

Projenin temelinde, insanı, mahalleyi, aktiviteleri ve sosyal hayatı mimarinin odağına koyma anlayışı yatıyor. LAOS, 1950 yılında inşa edilmiş ve zamanla birçok müdahaleyle deforme olmuş bir yapıyı, çağdaş, esnek ve sürdürülebilir bir tesise dönüştürürken, yapının hafızasını ve kentsel kimliğini korumayı başarmış.

São Paulo’da Prefabrik ve Ahşap ile 225m² Hafif Ev

São Paulo’da Prefabrik ve Ahşap ile 225m² Hafif Ev

Piyon Haber |

São Paulo’da Prefabrik ve Ahşap ile 225m² Hafif Ev

Brezilya’nın São Paulo kentindeki Pompeia semtinde, 23 SUL imzalı 225 metrekarelik bir ev, endüstri öncesi yapı sistemleri, prefabrik bloklar ve mühendislik ahşabı kullanılarak inşa edildi. Bu hafif malzeme seçimi, yapının toplam ağırlığını azaltarak temel aşamasında önemli tasarruf sağlamış.

Malzemenin Sessiz Gücü

Ev, modern ve sürdürülebilir malzemelerin birleşimiyle dikkat çekiyor. Prefabrik bloklar hızlı montaj imkanı sunarken, mühendislik ahşabı hem dayanıklılık hem de estetik bir yüzey sağlıyor. Bir tasarımcı olarak bu ikilinin uyumu gerçekten ilham verici.

Barcelona’da Mimarlık Kongresi: Gezegende Dönüşüm İçin Tasarım

Barcelona’da Mimarlık Kongresi: Gezegende Dönüşüm İçin Tasarım

Piyon Haber |

Barcelona’da Mimarlık Kongresi: Gezegende Dönüşüm İçin Tasarım

UIA 2026, Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) üç yılda bir düzenlediği 29. Dünya Mimarlık Kongresi, 28 Haziran Pazar günü Barselona’da kapılarını açtı. Açılış töreni, Sant Adrià de Besòs’ta eski bir elektrik santrali olan Üç Bacalar’da (Three Chimneys) gerçekleşti. 2 Temmuz’a kadar sürecek etkinlik, “Oluş. Gezegende Dönüşüm İçin Mimarlıklar” (Becoming. Architectures for a Planet in Transition) ana temasıyla mimarlığın olası geleceklerine eleştirel bir bakış sunmayı hedefliyor.

Barcelona 2026: Mimarlık Kararlarının Gezegen Ölçeğinde Sonuçları

Barcelona 2026: Mimarlık Kararlarının Gezegen Ölçeğinde Sonuçları

Piyon Haber |

Barcelona 2026: Mimarlık Kararlarının Gezegen Ölçeğinde Sonuçları

Barcelona, UIA Dünya Mimarlık Kongresi tarihinde bu etkinliğe iki kez ev sahipliği yapan ilk şehir. 1996’daki Şimdi ve Gelecekler: Kentlerde Mimarlık başlıklı edisyon, Olimpiyat sonrası kentin en çok tartışılan kentsel modellerden birini pekiştirdiği ve mimarlığın büyük metropolü temel sorgulama alanı olarak benimsediği yoğun bir dönemde gerçekleşti. Otuz yıl sonra, aynı şehir soruyu bambaşka bir koşulda yeniden açıyor: yapılı çevrenin artık kendi kendine yeten bir nesne olarak değil, onu ayakta tutan ekolojik, maddi ve politik sistemler aracılığıyla anlaşılabileceği bir dünya.

Uyarlanabilir Miras: Gerçek Sürdürülebilirlik Az İnşa Etmekte

Uyarlanabilir Miras: Gerçek Sürdürülebilirlik Az İnşa Etmekte

Piyon Haber |

Uyarlanabilir Miras: Gerçek Sürdürülebilirlik Az İnşa Etmekte

Eski bir binayı yıkmak mı, yoksa ona yeni bir hayat vermek mi? Mimarlık dünyasının en yakıcı sorularından biri bu. Room For Dreams podcast’inin üçüncü bölümü, Milan Design Week 2026’da INDX|GLOBAL iş birliğiyle kaydedildi ve mimarlar Kiran Gala, Vivek Gupta ile Carl Bhesania, uyarlanabilir yeniden kullanımın karmaşık gerçekliğini masaya yatırdı.

Tarihi Koruma Klişelerinin Ötesinde

Panelistler, standart tarihi koruma söylemlerini hızla aşarak adeta yapısal bir kazıya girişiyor. Hangi fiziksel öğeler korunmalı, hangileri güncellenmeli ve modern güvenlik ile işlevsellik için bir özellik ne zaman tamamen değiştirilmeli? Bu kararlar, salt bir restorasyon değil; bir yapının geleceğine dair stratejik bir hamle.

Kelebek Kanatlı Kapı: Hutong’da Dar Alanı Ferahlatan Tasarım

Kelebek Kanatlı Kapı: Hutong’da Dar Alanı Ferahlatan Tasarım

Piyon Haber |

Kelebek Kanatlı Kapı: Hutong’da Dar Alanı Ferahlatan Tasarım

Pekin merkezli People’s Architecture Office (PAO), mimarlık, ürün tasarımı, sanat ve kentsel planlama alanlarında çalışan bir firma. Adından da anlaşılacağı gibi, tasarımın kitleler için olması gerektiğine inanıyorlar ve sosyal etki projelerine odaklanıyorlar.

Hutong: Geleneksel Pekin Mahalleleri

Hutonglar, Pekin’in geleneksel ara sokak mahalleleri. Modern apartman kulelerinden çok farklı olan bu alçak yapılı bölgeler, alt ve orta gelirli sakinlerle dolu. PAO, bu yapılardan birine inanılmaz bir kelebek kapı ekleyerek onu ışık geçiren bir tente haline getirdi.

Paris Okulları: İklim Direnci ve Sosyal Adalet İçin Yaşayan Laboratuvar

Paris Okulları: İklim Direnci ve Sosyal Adalet İçin Yaşayan Laboratuvar

Piyon Haber |

Paris Okulları: İklim Direnci ve Sosyal Adalet İçin Yaşayan Laboratuvar

Avrupa’nın en yoğun ve yürünebilir şehirlerinden biri olan Paris, onlarca yıllık özel araç odaklı planlamanın bedelini ağır ödüyor. Kronik hava kirliliği, yayalar ve bisikletliler için elverişsiz sokaklar, kamusal alanın araç önceliğine teslim edilmesi… Tarihi merkezindeki görkemli mimari miras ve kamusal alanlara rağmen, yeşil alan miktarı Avrupa hedeflerinin çok altında; kentsel ısı adası etkisi her yaz daha da yoğunlaşıyor; iç bölgeler ile çeperdeki banliyöler arasındaki uçurum, metropoliten eşitsizliğin en somut göstergesi.

Form İşlevi Takip Eder: Uyarlanabilir Binaların Gücü

Form İşlevi Takip Eder: Uyarlanabilir Binaların Gücü

Piyon Haber |

Form İşlevi Takip Eder: Uyarlanabilir Binaların Gücü

Mimarlıkta “form işlevi takip eder” sözü, Louis Sullivan’dan bu yana temel prensiplerden biri. Peki bir bina, asıl işlevini yitirip bambaşka bir amaca hizmet ederse ne olur? Amsterdam’daki De Keyzerbuilding, bu soruya çarpıcı bir yanıt veriyor.

De Keyzerbuilding: Yaşlılar İçin Tasarlanan Bina Genç Ailelere Kiralandı

2011’de Amsterdam’da açılan De Keyzerbuilding, 48 psikogeriatrik yatak, 68 tekerlekli sandalye erişimli daire, bakıcı konaklaması ve yatak başı bakım odalarıyla tamamen yaşlılara yönelik tasarlanmıştı. Ancak bina tamamlandıktan kısa süre sonra bir yatırım fonuna satıldı ve daireler çocuklu genç ailelere kiraya verilmeye başlandı.

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Piyon Haber |

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Melbourne’ün Prahran semtinde, Murray ve York caddelerinin kesiştiği noktada yüz yılı aşkın süredir mahallelinin süt, ekmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayan mütevazı bir köşe dükkanı, 2016’da kapandıktan sonra kısa süreliğine kafe olarak hayata döndü ve ardından boş beklemeye başladı. Kister Architects’in kurucusu Ilana Kister, bu yapıda bir potansiyel gördü ve taşınmaya karar verdi. Proje, adına yakışır şekilde ‘The Corner Shop’ olarak adlandırıldı ve Kister’ın kendisi ve kızları için tasarladığı bir yuva haline geldi.

Utopian Hours 2026: Katılımcı Şehir Yapımından Dersler

Utopian Hours 2026: Katılımcı Şehir Yapımından Dersler

Piyon Haber |

Utopian Hours 2026: Katılımcı Şehir Yapımından Dersler

Henri Lefebvre’nin “şehir hakkı” kavramı, kentsel mekânı kontrol eden yapıları sorgulayarak vatandaşı karar alma sürecinin merkezine koyar. Bu düşünceler, mimarlık ve kentsel tasarım pratiğini derinden etkilemiş, topluluk katılımı ve ortak tasarım (co-design) anlayışını yaygınlaştırmıştır. İşte tam da bu temalar, Utopian Hours 2026 festivalinin ana odağıydı. Festivalin onuncu yıl dönümü nedeniyle ilk ayağı Hollanda’nın Rotterdam kentinde düzenlendi.

Bir Katılım Egzersizi Olarak Festival

Festivalin yapısı, bizzat bir katılım egzersizi olarak kurgulanmıştı. Mimarlar, plancılar, araştırmacılar, seçilmiş belediye yetkilileri, gazeteciler, geliştiriciler, sanatçılar, bilim insanları ve halk bir araya geldi. Mekân olarak seçilen tarihi Groot Handelsgebouw binası, 1953 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nda depolarını kaybeden toptancılar için inşa edilmişti. Bir şehir bloğunu kaplayan yapı, servis avluları, rampalar ve çatısıyla dikkat çekerken, bugün 400 şirkete ev sahipliği yapıyor.

Cepheler Canlılara Yaşam Alanı Oluyor: Ekolojik Mimari

Cepheler Canlılara Yaşam Alanı Oluyor: Ekolojik Mimari

Piyon Haber |

Cepheler Canlılara Yaşam Alanı Oluyor: Ekolojik Mimari

Cephe dendiğinde aklınıza ne geliyor? Çoğumuz için o, iç mekânı dışarıdan ayıran, ısıyı düzenleyen, gürültüyü azaltan bir bariyer. Cepheler mimariye görsel dilini kazandırır ama asıl görevleri dış dünyayı uzak tutmak. Oysa bir binanın dışı hiçbir zaman boş değildir. Yüzyıllar boyunca mimari, farkında olmadan diğer yaşam formlarına fırsatlar yarattı: kuşlar kiremitlerin altına yuva yaptı, böcekler duvar çatlaklarına yerleşti, yosunlar çıkıntılarda kök saldı.

Cepheler Yaşam Alanına Dönüştüğünde: Diğer Türlere Yer Açan Mimari

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Piyon Haber |

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Mimarlık, gökyüzüne yükselttiği yapılarla anılır; ama asıl kalıcı olan, toprağın altında bıraktıklarıdır. Yıkılan bir bina gökdelen silüetinden günler içinde kaybolurken, temelleri nesiller boyu toprakta kalmaya devam eder. Bir sanayi kompleksinin neden olduğu kirlilik, yapı yıkıldığında ortadan kalkmaz; sömürge yönetimi sona erdiğinde, toprağa kazınan yasal sınırlar silinmez. Zemin, mimarlığın çabucak unuttuğu her şeyi tutar.

Bu durum, toprağı rahatsız edici bir konu haline getiriyor. Disiplin kendini yukarıya, forma, cepheye, mekânsal deneyime yöneltme eğilimindedir. Oysa zemin, mimarlığın başladığı ve bir anlamda bittiği yerdir: yapının jeolojiye, hukuki mülkiyetin toprak iddiasına, inşaatın madenciliğe dönüştüğü nokta. Toprağı bir veri değil, bir ortam olarak ele almak, inşa etme eylemlerinin görünür nesnenin ötesine geçen sonuçlarını kabul etmek anlamına gelir.

Herzog & de Meuron Tiran’da Bir Sarayı Kültür Merkezine Dönüştürüyor

Herzog & de Meuron Tiran’da Bir Sarayı Kültür Merkezine Dönüştürüyor

Piyon Haber |

Herzog & de Meuron Tiran’da Bir Sarayı Kültür Merkezine Dönüştürüyor

Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki ikonik Kongre Sarayı, İsviçreli mimarlık ofisi Herzog & de Meuron’un elinde kültürel bir dönüşüm geçiriyor. Uluslararası yarışmayı kazanan proje, binanın anıtsal kimliğini korurken çevresiyle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlıyor.

Stratejik Peyzaj ve Kamusal Alan

Projenin kalbinde, alanın çevresiyle ilişkisini yeniden şekillendiren bir peyzaj stratejisi yer alıyor. Hafifçe alçalan teraslar, “saray bahçesi” olarak tanımlanan geniş bir kamusal meydan oluşturuyor. Olgun ağaçlar ve yaya yollarıyla çerçevelenen bu yeni kamusal alan, hem günlük kullanıma hem de büyük kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlanmış.

SSdH ile Mevcut Yapıların Gizli Potansiyelini Keşfedin

SSdH ile Mevcut Yapıların Gizli Potansiyelini Keşfedin

Piyon Haber |

SSdH ile Mevcut Yapıların Gizli Potansiyelini Keşfedin

Mimarlık artık sıfırdan inşa etmek değil, var olanı dönüştürmek demek. Malzeme, mekân ve tarih yeniden şekillenirken, Melbourne merkezli SSdH ofisi bu dönüşümün en cesur örneklerini sunuyor.

Mevcut Yapıları Aktif Özne Olarak Görmek

2020’de Todd de Hoog, Harrison Smart ve Jean-Marie Spencer tarafından kurulan SSdH, yenileme, genişletme ve uyarlamalı müdahale ölçeklerinde çalışıyor. Stüdyo, mevcut binaları pasif bir veri değil, aktif bir özne olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, malzeme ekonomisini ve işbirlikçi süreçleri ön plana çıkarıyor.

Charleroi Fuar Merkezi: Modernist Miras Yeniden Doğuyor

Charleroi Fuar Merkezi: Modernist Miras Yeniden Doğuyor

Piyon Haber |

Charleroi Fuar Merkezi: 1950’lerin Modernist Mirası Yeniden Doğuyor

Belçika’nın sanayi kenti Charleroi, modernist mimarinin dikkat çekici bir örneğine ev sahipliği yapıyor. 1950’lerde inşa edilen Palais des Expositions, AgwA (Brüksel) ve architecten jan de vylder inge vinck (Gent) ortaklığında gerçekleştirilen kapsamlı bir renovasyonla yeniden hayat buldu. Proje, 2026 Mies van der Rohe Ödülü’nü kazanarak uluslararası arenada takdir topladı.

Tarihi Dokuya Saygılı Bir Müdahale

Yaklaşık 40.000 metrekarelik alana yayılan yapı, savaş sonrası modernizmin karakteristik özelliklerini taşıyor: sade cepheler, geniş açıklıklar ve işlevsel planlama. Mimarlar, mevcut yapının ruhunu korurken çağdaş kullanım ihtiyaçlarına cevap veren bir yaklaşım benimsemiş.

Tabanca Ev: Dar Parselin Zekası, Kültürel Bellek ve Dönüşüm

Tabanca Ev: Dar Parselin Zekası, Kültürel Bellek ve Dönüşüm

Piyon Haber |

Tabanca Ev: Dar Parselin Zekası, Kültürel Bellek ve Dönüşüm

  1. yüzyılda liman kentlerinde ve işçi sınıfı mahallelerinde ortaya çıkan tabanca ev (shotgun house), yoğunluk, iklim ve dar parsellere verdiği dayanıklı yanıtla Güney Amerika Birleşik Devletleri’nin tanımlayıcı konut biçimlerinden biri haline geldi. Dar ayak izi, sıralı planı ve derin gölgeli sundurmaları, mimari söylemin merkezine yerleşmeden önce bile ekonomik ve çevresel duyarlılığı içeren bir mekânsal mantık üretti.

Tarihsel Bağlam ve Mimari Değer

New Orleans ve Mobile’dan Houston ve Louisville’e kadar tabanca evler, göç, emek, topluluk ve kültürel yaşam tarafından şekillendirilen mahallelerin fiziksel dokusunu oluşturdu. Sıradan, yerel inşaat olarak görmezden gelinse de, bu konut tipolojisi iklim adaptasyonu, sosyal yakınlık ve kademeli kentsel büyüme hakkında sofistike fikirleri uzun süredir barındırıyor; bu da onu Amerikan kenti tarihinin en etkili konut biçimlerinden biri yapıyor.

Hackney Wick’in Son Ham Deposu: Endüstriyel Miras Yaratıcılıkla Buluşuyor

Hackney Wick’in Son Ham Deposu: Endüstriyel Miras Yaratıcılıkla Buluşuyor

Piyon Haber |

Hackney Wick’in Son Ham Deposu: Endüstriyel Miras Yaratıcılıkla Buluşuyor

Londra’nın doğusunda, bir zamanlar endüstri ve rave kültürünün kalbi olan Hackney Wick, şimdilerde şehrin son orijinal depolarından birine ev sahipliği yapıyor. Bu yapı, İngiltere’de ilk plastiğin üretildiği bölgede, genel geçer Londra mimarisinin dalgasına direnen nadir örneklerden biri.

Bir Zamanlar: Vinçsiz Sokaklar ve Gizli Hayatlar

On bir yıl önce Helena buraya taşındığında, gökyüzünde tek bir vinç yoktu. Sokaklar sessizdi, neredeyse hiç güvenlik kamerası yoktu ve binalar ilk bakışta terk edilmiş gibiydi. Ama kapalı kapılar ardında hayat fışkırıyordu. Sanatçılar, üreticiler ve eksantriklerden oluşan yeraltı toplulukları, dünyanın en pahalı şehirlerinden birinde, tamirciler, kaynakçılar, kereste depoları ve diğer endüstriyel komşularla yan yana yaşamayı başarmıştı.

Kopenhag’ın Su Üstündeki Yeni Mirası: Bedding 1, Şehirle Bütünleşiyor

Kopenhag’ın Su Üstündeki Yeni Mirası: Bedding 1, Şehirle Bütünleşiyor

Piyon Haber |

Kopenhag’ın Su Üstündeki Yeni Mirası: Bedding 1, Şehirle Bütünleşiyor

Kopenhag, tasarım ve kentleşme denince akla gelen ilk duraklardan. Şehrin bu yenilikçi ruhu, son olarak Danimarkalı Arcgency ve MAST stüdyolarının imzasını taşıyan Bedding 1 ile bir kez daha su yüzüne çıktı. Yapay Christiansholm adasının kıyısında, tarihi Arsenalgraven kanalında usulca demirleyen bu yüzen topluluk alanı ve misafirhane, kentsel su kenarı yaşamına yepyeni bir soluk getiriyor. Yerel halk arasında “Kağıt Adası” olarak bilinen Papirøen bölgesinin büyük dönüşümünün ilk adımı olan Bedding 1, planlanan üç yüzen yapıdan yalnızca biri. Gelecekte eklenecek iskeleler ve yüzen bahçelerle, burası bölge sakinleri ve ziyaretçiler için vazgeçilmez bir sosyal merkez haline gelecek.

Tiran’ın Kalbinde Zaman Köprüsü: Ulusal Tarih Müzesi Yenileniyor

Tiran’ın Kalbinde Zaman Köprüsü: Ulusal Tarih Müzesi Yenileniyor

Piyon Haber |

Tiran’ın Kalbinde Zaman Köprüsü: Ulusal Tarih Müzesi Yenileniyor

Tiran nefes alıyor, dönüşüyor ve tam kalbinde, ülkenin hafızasını barındıran Ulusal Tarih Müzesi de bu dinamik değişim rüzgarını arkasına alıyor. Rotterdam merkezli Casanova+Hernandez Architects’in yerel ortağı iRI ile birlikte yürüttüğü bu çığır açan proje, Tiran’ın ünlü Skanderbeg Meydanı’ndaki ikonik yapıyı modern ihtiyaçlarla harmanlarken, geçmişin ruhunu titizlikle koruma misyonunu üstleniyor. Biz Sen Piyon olarak, bu denge arayışının her tasarımcı için ilham verici olduğunu görüyoruz.

Diğer Etiketler