#Kinetik-Heykel Etiketi

Bu etikete sahip 3 yazı bulundu

Sydney’de 6.5 Metrelik Tahterevalli: Sanat ve Oyunun Dansı

Sydney’de 6.5 Metrelik Tahterevalli: Sanat ve Oyunun Dansı

Piyon Haber |

Sydney’de 6.5 Metrelik Tahterevalli: Sanat ve Oyunun Dansı

Kamusal sanat çoğu zaman durup bakmanızı ister. There, Now, Here ise bir tahterevalliye atlayıp dahil olmanızı istiyor. Brooklyn merkezli ikili Wade and Leta’nın 6,5 metre yüksekliğindeki kinetik enstalasyonu, Vivid Sydney kapsamında Circular Quay’de dönüyor, savruluyor ve sallanıyor. Rüzgar, motorlar ve gönüllü geçenlerin tahterevalliye binmesiyle hareket eden heykel, her an farklı bir ışık yakalıyor, sürekli hareket halinde, kelimenin tam anlamıyla canlı.

Kinetik Heykel: Sanat ve Oyunun Buluşması

İşte bu, görmekten keyif aldığım türden bir kamusal sanat. İpi çekilmiş, saygı duruşu bekleyen, belirli bir takdir pozisyonu dayatan değil; şehri gerçekten katılmaya davet eden bir iş. Bir sanat eserinin durumunu fiziksel olarak değiştirebilmek, sadece oturup yerden iterek, izleyici ile yazar arasındaki çizgiyi en güzel şekilde bulanıklaştırıyor. Çoğu kamusal enstalasyon bakılmakla yetinir. Bu ise hissedilmek istiyor. Bu ayrım göründüğünden daha önemli.

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Piyon Haber |

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Venedik’teki Scuola Piccola Zattere’de devam eden “Unruly Vessel” sergisinde, Rachel Youn’un heykelleri bir an bile durmuyor. Elektrikli masaj aletleri sonsuz bir yoğurma ritüeline girmiş, egzersiz makineleri hiçbir yere kürek çekiyor, yapay bitkiler ise yeniden kullanılmış motorların gücüyle titreyip kıvranıyor. Bu kinetik enstalasyonlar, bedeni rahatlatmak, iyileştirmek ya da geliştirmek için tasarlanmış nesneleri sonsuz bir hareket döngüsüne hapsediyor. Youn’un işleri, öz-bakım ve öz-disiplin arasındaki rahatsız edici ilişkiye dikkat çekiyor; tekrarlayan iyileştirme eylemlerinin nasıl bir dayanıklılık sınavına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

60 Su Pompasıyla Çalışan Saat: Tasarımın Sınırlarını Zorlayan Proje

60 Su Pompasıyla Çalışan Saat: Tasarımın Sınırlarını Zorlayan Proje

Piyon Haber |

60 Su Pompasıyla Çalışan Saat: Tasarımın Sınırlarını Zorlayan Proje

Strange Inventions’ın Water Tower Clock’u, 60 su pompası ve 10 cent’lik cam şişelerle zamanı gösteren bir başyapıt. Proje, verimsizliğin güzelliğini ve tutkunun maliyetini sorguluyor.

Su ile Zamanı Göstermek: Fikir Nasıl Doğdu?

İlk bakışta, 10 cent’lik cam şişeleri bir saate dönüştürme fikri absürt görünebilir. Ancak Strange Inventions, her rakamı on beş segmentli bir ekran olarak tasarladı; her segment, renklendirilmiş suyla dolu küçük bir şişe. Su dolduğunda segment aktif, boşaldığında kayboluyor. Bu, verimsiz ama büyüleyici bir sistem.

Diğer Etiketler