#Konut-Tasarimi Etiketi

Bu etikete sahip 24 yazı bulundu

Karanlık Ahşap Barn: Polonya’da Ormanla Bütünleşen Ev

Karanlık Ahşap Barn: Polonya’da Ormanla Bütünleşen Ev

Piyon Haber |

Karanlık Ahşap Barn: Polonya’da Ormanla Bütünleşen Ev

Polonya’nın küçük bir kasabasında, çam ağaçlarının arasında kaybolmuş bir yapı var: A&A House. Rasztawicki Bielinski Mimarlık imzası taşıyan bu ev, geleneksel bir barnın (ahır) yalın silüetini alıp, karanlık ahşapla yeniden yorumluyor. Mimarların en radikal kararı ise siteyi temizlemek yerine, evi mevcut ağaçların arasına “sokmak”. Bu sayede yapı, ormanın bir parçası gibi duruyor; doğayla rekabet etmiyor, onunla birlikte nefes alıyor.

Karanlık Ahşabın Sessiz Cazibesi

Evin dış cephesi, üçgen çatılı, gösterişsiz bir hacim. Koyu tonlardaki ahşap kaplama, çam ağaçlarının gölgesinde neredeyse kamuflaj etkisi yaratıyor. Ancak bu karanlık, içeriye giren ışığı daha da değerli kılıyor. Özellikle üçgen alınlıktaki büyük pencere, adeta bir tablo gibi çevredeki ağaçları çerçeveliyor. Günün saatine göre değişen ışık oyunları, mekana sinematik bir hava katıyor. Burada mimari, manzarayı kesip ormanı içeri alıyor; ama hiçbir zaman doğaya müdahale etmiyor.

Hanoi’deki 100 Pencereli Ev: Kaosun Mimariye Dönüşümü

Hanoi’deki 100 Pencereli Ev: Kaosun Mimariye Dönüşümü

Piyon Haber |

Hanoi’deki 100 Pencereli Ev: Kaosun Mimariye Dönüşümü

Bir binanın adı sizi durdurur: 100 Pencere. Ne “Pavyon Evi” gibi şiirsel bir isim, ne de “7 Numaralı Ev” gibi sıradan bir numara. Sadece bir sayı. Neredeyse kaba, hatta meydan okuyan bir ifade: ne alacağınızı tam olarak söylüyor. Ancak yapıyı gördüğünüzde, bu ismin aslında en mütevazı detay olduğunu fark ediyorsunuz. Hanoi merkezli mimarlık pratiği Inrestudio tarafından tasarlanan bu çok kuşaklı konut, terracotta tonlu çift katmanlı bir dış kabukla sarılı; üzerinde düzensiz ve birbirinden farklı açıklıklar yer alıyor. Pencereler aynı değil. Düzgün sıralar halinde değiller, rasyonel bir ızgaraya uymuyorlar. Cephede, bazıları büyük, bazıları küçük, bazıları kare, bazıları uzun, ama hepsi belirli bir niyetle yerleştirilmiş düşünceler gibi dağılmış.

Banyonun Evin Merkezi Olduğu Daire: Barselona’da Mahremiyet

Banyonun Evin Merkezi Olduğu Daire: Barselona’da Mahremiyet

Piyon Haber |

Banyonun Evin Merkezi Olduğu Daire: Barselona’da Mahremiyet

Bir evde banyonun kapısı neden hep kapalıdır? Barselona’nın Turó Park semtinde Sigla Studio’nun tasarladığı 59 metrekarelik bir daire, bu soruyu tersine çeviriyor. Proje, ev mimarisinin en köklü kurallarından birini sorguluyor: Bazı işlevlerin gizli kalması gerektiği fikrini. Mutfaklar yıllar içinde kapalı hizmet alanlarından evin sosyal merkezine dönüşürken, banyolar bu dönüşümün dışında kalmıştı. Bu ayrımın hâlâ anlamlı olup olmadığını soruyor ve mahremiyet algısını yeniden tanımlıyor.

Nanjing’de Ahşap ve Kıvrımlarla Dans Eden Bir İç Mekan

Nanjing’de Ahşap ve Kıvrımlarla Dans Eden Bir İç Mekan

Piyon Haber |

Nanjing’de Ahşap ve Kıvrımlarla Dans Eden Bir İç Mekan

Bir merdiven sadece katları birleştirmez; bazen bir mekanın ruhunu da taşır. DHaus’un Nanjing’in tarihi Mendong semtindeki şehir evi projesi, işte tam da bu fikrin peşinde. Mimarlık ofisi, geleneksel zanaatı, Carlo Scarpa’nın mimari dilini ve çağdaş konut tasarımını bir araya getirerek katmanlı bir yaşam alanı sunuyor.

Üç Konsept, Tek Hikaye

Proje, Çinli bir geliştiricinin davetiyle başlıyor. 50 şehir evinden oluşan master planın ardından DHaus, iç mekan tasarımını üstleniyor. İlham kaynağı ise Paris’teki bir penthouse projesi; orada mobilya ile mimari arasındaki ilişkiyi irdeleyen ekip, aynı yaklaşımı Nanjing’e taşıyor.

Porsche Koleksiyoncusu İçin Avlulu Michigan Evi

Porsche Koleksiyoncusu İçin Avlulu Michigan Evi

Piyon Haber |

Nadir Porsche Koleksiyonu İçin Tasarlanmış Michigan Evi

Detroit’in kuzey banliyölerinden Birmingham, Michigan’da sıradan bir konut, mimari, mahremiyet ve sergileme arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Khanna Schultz tarafından tasarlanan “House for a Collector” projesi, nadir Porsche’lere ve kaliteli bourbon viskisine tutkulu bir koleksiyoncu için hayata geçirilmiş. Sahibinin kıymetli parçaları günlük yaşamın dokusuna kusursuzca entegre eden bu yapı, banliyö mimarisine alışılmadık bir yaklaşım getiriyor.

Avluda Buluşan Otomobiller ve Yaşam Alanları

Geleneksel banliyö evlerinin aksine, mimarlar yapıyı tek bir kütle olarak kurgulamak yerine, merkezi bir avlu etrafında simetrik olarak dizilmiş bir dizi birbirine bağlı hacme bölmüş. Bu tasarım kararı, tek bir büyük yapının görsel hakimiyetini azaltırken iç ve dış mekanlar arasında dinamik bir etkileşim yaratıyor. Avlu, otomobillerin ve sosyal alanların akışkan, açık bir ortamda bir arada var olduğu eşsiz bir odak noktası işlevi görüyor.

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Piyon Haber |

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Bir ev düşünün, arsanın sınırları silinmiş, parkın yeşili salonunuzun bir parçası olmuş. Cakarta’nın köklü bir mahallesinde 407 metrekarelik köşe arsada yükselen bu yapı, tam da bunu vaat ediyor. Olgun bir kamu parkına direkt cephe alan ev, RCAB Studio imzası taşıyor.

Işık, Hava ve Doğa Üçgeni

Müşteri, doğal ışıkla dolu, çapraz havalandırması kusursuz ve doğayla güçlü bağlantısı olan bir hayal kurmuş. Ama işin püf noktası şu: Çevresel konforun ötesinde, çelik, ahşap ve peyzajın uyum içinde olduğu, hem çağdaş hem sıcak bir atmosfer istemiş. Ev sahibinin çelik endüstrisindeki geçmişi, projede belirleyici bir rol oynamış.

Eames Evleri: Modern Tasarımın Laboratuvarı

Eames Evleri: Modern Tasarımın Laboratuvarı

Piyon Haber |

Eames Evleri: Modern Tasarımın Laboratuvarı

Charles ve Ray Eames denince akla ilk gelen şey, mid-century modern mobilyalar ve ikonik plastik sandalyeler olabilir. Ama bu yaratıcı çift için mimarlık, estetik bir egzersizden çok daha fazlasıydı. Onların evleri, insanların nasıl yaşayabileceğine dair yeni fikirlerin test edildiği laboratuvarlardı.

Phaidon yayınevinin yeni kitabı The Eames Houses: Charles and Ray Eames—Residential Architecture, işte bu laboratuvarların kapsamlı bir dökümünü sunuyor. 1945-1954 yılları arasında tasarladıkları sekiz inşa edilmiş ve edilmemiş projeyi bir araya getiren kitap, Eames’lerin konut mimarlığındaki evrimini gözler önüne seriyor.

Örümcek Ağından Ev: Sabit Odalar Yok, Aile Büyüdükçe Şekil Değişiyor

Örümcek Ağından Ev: Sabit Odalar Yok, Aile Büyüdükçe Şekil Değişiyor

Piyon Haber |

Örümcek Ağından Ev: Sabit Odalar Yok, Aile Büyüdükçe Şekil Değişiyor

Örümcekler yaklaşık 100 milyon yıldır radyal ağlar örüyor; ipeği, yükü eşit dağıtan bir geometriye dönüştürüyorlar. Mühendisler yüzyıllardır bu verimliliği taklit etmeye çalışıyor. Ağ, her bir ipliğin merkeze doğru çekmesiyle ayakta kalır; böylece stres tek bir noktada birikmek yerine tüm yapıya yayılır. Mimarlık bu numarayı daha önce de jeodezik kubbelerden gerilmiş kumaş çatılara kadar ödünç aldı, ancak sıradan bir aile evi bu fikri bu kadar literal bir şekilde benimsememişti. UID Architects bir örümcek ağına baktı ve bir kat planı gördü. Japonya’nın Fukuyama kentinde bunu dört kişilik bir ailenin gerçekten yaşadığı bir eve dönüştürdüler.

El House: Kuşakları Birleştiren Tasarım Vahası

El House: Kuşakları Birleştiren Tasarım Vahası

Piyon Haber |

El House: Kuşakları Birleştiren Tasarım Vahası

Wahana Architects’in El House projesi, sıradan bir konuttan çok daha fazlasını vaat ediyor: geniş aile üyelerini, yakın arkadaşları ve iş arkadaşlarını bir araya getiren bir “vaha”. Mimarlar, mekanı sadece fiziksel bir yapı değil, kuşaklararası bağları güçlendiren bir buluşma noktası olarak kurgulamış. Peki bu nasıl bir deneyim sunuyor?

Samimiyetin Mekandaki Yansıması

Projenin kalbinde, “hoş geldin” hissi yatıyor. Tasarım, kullanıcıya rahatlık ve konfor sunarken, aynı zamanda çeşitli toplantı ve etkinliklere ev sahipliği yapabilecek esnek bir atmosfer yaratmayı hedefliyor. Açık plan düzenlemeleri, doğal malzeme seçimleri (ahşap, taş gibi) ve iç-dış mekan geçişkenliği, bu amacı destekleyen temel unsurlar.

Banliyöde Cesur Bir Sıçrama: Swoop ADU ile Yeni Nesil Yaşam

Banliyöde Cesur Bir Sıçrama: Swoop ADU ile Yeni Nesil Yaşam

Piyon Haber |

Banliyöde Cesur Bir Sıçrama: Swoop ADU ile Yeni Nesil Yaşam

New Jersey’in South Orange kasabasında, Out of Line mimarlık ofisi tarafından tasarlanan Swoop ADU, banliyö mimarisine alışılmadık bir yorum getiriyor. 1980’lerde inşa edilmiş, neredeyse birbirinin kopyası split-level evlerin bulunduğu bir çıkmaz sokakta yer alan bu ek yapı, iki yatak odalı, tek banyolu bir bağımsız yaşam ünitesi (ADU) olarak tasarlanmış. Proje, uzun süredir aile mülkiyetinde olan bir arsada, anne ve kızının aynı mülkü paylaşırken bağımsız yaşamalarını sağlıyor.

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Piyon Haber |

Melbourne’ün Asırlık Köşe Dükkanı, Bahçevari 3 Katlı Eve Dönüştü

Melbourne’ün Prahran semtinde, Murray ve York caddelerinin kesiştiği noktada yüz yılı aşkın süredir mahallelinin süt, ekmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayan mütevazı bir köşe dükkanı, 2016’da kapandıktan sonra kısa süreliğine kafe olarak hayata döndü ve ardından boş beklemeye başladı. Kister Architects’in kurucusu Ilana Kister, bu yapıda bir potansiyel gördü ve taşınmaya karar verdi. Proje, adına yakışır şekilde ‘The Corner Shop’ olarak adlandırıldı ve Kister’ın kendisi ve kızları için tasarladığı bir yuva haline geldi.

Düzensiz Planın Estetiği: Fala’nın Cesur Apartman Tasarımı

Düzensiz Planın Estetiği: Fala’nın Cesur Apartman Tasarımı

Piyon Haber |

Düzensiz Planın Estetiği: Fala’nın Cesur Apartman Tasarımı

Şehir merkezinde büyük bir apartman dairesi yenilenmek üzereydi. Orijinal plan, verimsiz ve derin bir şekilde ayrışmıştı; aceleyle silindi ve geriye yalnızca bir avuç kolon, teknik şaft ve çevrenin tuhaf izi kaldı. Bu düzensiz sınırlar içinde, geleneksel dikdörtgen düzenlemeler yetersiz kalıyordu. Proje bu nedenle farklı bir strateji benimsiyor: sınırları genellikle belirsiz, akışkan ve kasıtlı olarak parçalanmış bir alan.

Mekanın Sınırlarını Zorlamak

Fala stüdyosu, bu projede mekanın katı sınırlarını reddederek, kullanıcıyı keşfe davet eden bir iç mekan yaratmış. Duvarların yerini alan perdeler, kayar paneller ve yarı saydam bölücüler, mekanın birbirine geçmesine ve dönüşmesine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, apartmanın her köşesinde farklı bir perspektif sunuyor.

Como Gölü’nde Yüzen Mikro Ev: Lucia’nın Tasarım Sırrı

Como Gölü’nde Yüzen Mikro Ev: Lucia’nın Tasarım Sırrı

Piyon Haber |

Como Gölü’nde Yüzen Mikro Ev: Lucia’nın Tasarım Sırrı

İlk kez Lucia’nın Como Gölü’nün cam gibi yüzeyinde süzüldüğü görüntüleri gördüğümde, birinin Giorgio Armani showroom’unu tekneye photoshopladığını sandım. Bembeyaz, tertemiz ve suyun üzerinde sanki oraya aitmiş gibi hareket ediyor. Ki teknik olarak öyle. Lucia, uau studio’nun beyni, İtalya’nın en tarihi göllerinden birinde süzülmek üzere tasarlanmış bir konsept mikro ev. İsmi, ortamı, tüm konsept neredeyse fazla sinematik geliyor. Ama ne kadar bakarsanız, bunun sadece güzel bir render olmadığını anlıyorsunuz. Bu, bir evin ne olabileceğine ve nereye gidebileceğine dair gerçek bir yeniden düşünme.

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

Piyon Haber |

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

Mimarlar, inşaat bittikten yıllar sonra bile binaların kendilerine atfedilmesine alışkındır. Fotoğraflar, yayınlar ve tarih kitapları, orijinal çizimler yapıldıktan on yıllar sonra bile isimlerini projelere bağlı tutar. Oysa binalar, bu anlatıya uzun süre sadık kalmaz. Aileler büyür, teknolojiler değişir, işletmeler doğar ve günlük yaşam, hiçbir planın tam olarak öngöremediği talepler getirir. Zamanla mimari, onu orijinal formundan giderek uzaklaştıran değişiklikler, onarımlar, eklemeler ve doğaçlamalar biriktirir.

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

Piyon Haber |

Depolama Odaklı Eklektik Bir St. Petersburg Dairesi: Antwe

St. Petersburg merkezli iç mimarlık ofisi Antwe, bir kadın ve kızı için tasarladığı 130 metrekarelik bu daireye cesur bir hamleyle başlamış: “Mekan içinde bir nesne yaratmak.”

Merkezdeki Kırmızı Oval Hacim

Pırıl pırıl açık planın tam ortasına, yüksek parlaklıkta, koyu kırmızı Merbau kaplamalı oval bir kütle yerleştirilmiş. Tavanla arasında bilinçli olarak boşluk bırakılan bu form, geleneksel bir bölücü duvar değil, bağımsız bir ekleme olarak algılanıyor. İçinde ana gardırop, dış giyim dolabı, teknik sistemler ve ev ekipmanları gizli.

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

Piyon Haber |

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

New Belgrade’de bir konut bloğu uzaktan düzenli görünür. Beton levhalar disiplinli bir tutarlılıkla tekrar eder, pencereler ölçülü ızgaralar halinde sıralanır ve balkonlar, kendinden emin bir sistemin güveniyle üst üste yığılır. Ancak yakınlaştıkça okuma değişir. Bir balkon alüminyum camla kapatılmış, bir diğeri doğaçlama gölgeliklerle yumuşatılmıştır. Yalıtım cephenin bir kısmını kalınlaştırırken, çamaşırlar sanki tesadüfi bir cephe çalışması gibi bir köşeyi çerçeveler. Bölge hâlâ planlanmış gibi okunur, ancak kullanım düzeni onu daha az tekdüze hale getirmiştir. Bu düzen içinde, tekrar kullanım yoluyla yavaş yavaş yeniden yazılmıştır.

Kızıl Yürüyüş Yolu: Casa Castela’nın Dik Yamaca Meydan Okuyan Tasarımı

Kızıl Yürüyüş Yolu: Casa Castela’nın Dik Yamaca Meydan Okuyan Tasarımı

Piyon Haber |

Kızıl Yürüyüş Yolu: Casa Castela’nın Dik Yamaca Meydan Okuyan Tasarımı

Nova Lima, Brezilya’da, BIRI tarafından tasarlanan Casa Castela, dik bir eğim ve yarım kalmış bir yapının üzerine inşa edilmiş bir konut projesi. Sokak ile ev seviyesi arasında tam 13 metrelik bir kot farkı bulunan arsa, mimarların bu dikeyliği bir kusur değil, bir fırsat olarak görmesini sağlamış.

Proje Arka Planı

Tasarım süreci başlamadan önce, mimarlar müşterilerine arsa seçiminde yardımcı olmuş. Çevre manzarası, erişilebilirlik ve günlük kentsel rutinlere yakınlık gibi kriterler göz önünde bulundurulmuş. Arsada daha önce başlanmış ama tamamlanmamış bir inşaat ve onaylı bir belediye izni bulunuyormuş. Bu nedenle proje, mevcut yapının detaylı bir etüdü, güncellenmiş topografik analiz ve mekansal programın revizyonu ile başlamış.

Case Study Evleri: Evrensel Yaşam İdealinin Peşinde

Case Study Evleri: Evrensel Yaşam İdealinin Peşinde

Piyon Haber |

Case Study Evleri: Evrensel Bir Yaşam İdealinin Peşinde

Alçak banklara oturmuş, rahat kıyafetler içinde, kitaplar, tasarım objeleri ve sanat eserleriyle çevrili Charles ve Ray Eames, savaş sonrası Amerikan modern ev hayatının en sembolik imgelerinden birinde karşımıza çıkıyor. Bu ev, açık bir mimari manifesto olmaktan çok, yaşanmış, sahiplenilmiş, gündelik bir mekân olarak görünüyor. Yine de o sahnedeki neredeyse her şey, özenle kurgulanmış bir idealin yoğunlaşması: modern informellik, mimari ile günlük yaşamın bütünleşmesi ve endüstriyel üretimin varlığı. Fotoğraf, bir konutu temsil etmekten çok, bir yaşam biçimini yansıtıyor. Ve belki de başından beri Case Study Houses’ın ardındaki temel hırs buydu.

Eğimle Dans Eden Ev: Belfountain House’ta Doğayla İşbirliği

Eğimle Dans Eden Ev: Belfountain House’ta Doğayla İşbirliği

Piyon Haber |

Eğimle Dans Eden Ev: Belfountain House’ta Doğayla İşbirliği

Toronto merkezli UUfie, Ontario’nun Belfountain bölgesinde Niagara Escarpment’in ormanlık yamacında bir 1970’ler şalesini yeniden yorumlayarak çağdaş bir aile evine dönüştürdü. Proje, mevcut yapının kuzey kısmını korurken güney yarısını aynı iz üzerinde genişleterek yeniden kullanım, kazı ve kesitsel ayarlamalarla büyüyor. Bu ev, doğayla savaşmak yerine onunla işbirliği yapmayı tercih edenler için bir manifesto adeta.

Eğimle İşbirliği: Organizasyon İlkesi Olarak Arazi

Ev, bir filozof, bir sanatçı, çocukları ve bir köpek için tasarlanmış. Çalışma, oyun, ders çalışma ve hareketin bu karışımı, evin karakterini belirliyor. UUfie, eğimi bir arka plan olarak değil, organizasyon ilkesi olarak kullanıyor. Katlar araziyle birlikte basamaklanıyor, odalar farklı seviyelerde açılıyor ve yapı, yamaç boyunca uzanan uzun bir çatı altında toplanıyor. Sanki ev, yamaca yaslanmış bir merdiven gibi.

Espai Verd: Valensiya’da Beton ve Yeşilin Büyüleyici Dansı

Espai Verd: Valensiya’da Beton ve Yeşilin Büyüleyici Dansı

Piyon Haber |

Espai Verd: Valensiya’nın Yeşil Katedrali’nde Yaşanabilir Bir Ütopya

Valensiya’nın Benimaclet mahallesindeki sıradan bir sokakta, Espai Verd adeta bir beton ormanı gibi yükseliyor. Bu anıtsal mimari, görenleri ilk bakışta büyülü bir labirente hapsediyor. Yapının katman katman açılan cepheleri, beton kütleleri ve bitki örtüsünün başkaldıran gücü arasında adeta koreografik bir dans sergiliyor. Düzlemler, açılar ve rotasyonlar öylesine ustaca bir araya gelmiş ki, inşaat mantığı yerine saf bir deneyim vaat ediyor. Burası, sadece bir bina değil, anlaşılmaktan öte, yaşanmayı bekleyen bir eser.

Diğer Etiketler