#mimari Etiketi

Bu etikete sahip 93 yazı bulundu

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Piyon Haber |

Roma Pantheon’un Gizemli Geçitleri: STARTT’nin Çağdaş Dokunuşu Roma’nın kalbindeki görkemli Pantheon, artık sadece antik çağın bir tanığı değil, aynı zamanda gizemli geçitlerini modern dünyaya aralayan bir zaman kapsülü. İtalyan mimarlık stüdyosu STARTT (Studio of Architecture and Territorial Transformations) tarafından gerçekleştirilen çarpıcı bir müdahale sayesinde, binlerce yıllık tarihin ve Roma mühendisliğinin dehasının saklı katmanları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Bu proje, dünyaca tanınan ikonik anıtın, daha önce hiç erişilememiş arkeolojik bölgelerine benzersiz bir yolculuk vaat ediyor.

Osaka’da Bir Vaha: Jonoya ve Mahremiyetin Işık Dansı

Osaka’da Bir Vaha: Jonoya ve Mahremiyetin Işık Dansı

Piyon Haber |

Jonoya: Osaka’nın Kalbinde Saklı Bir Mimari Vaha Her yapı, kamusal alan ile kişisel mahremiyet arasındaki karmaşık dansın bir yansımasıdır. Göstermeyi seçtiklerimizle iç dünyamızda sakladıklarımız arasındaki bu etkileşim, bir yapının ruhunu ve amacını şekillendirir. Japonya’nın hareketli şehri Osaka’nın dar sokaklarında, sokak seviyesindeki yoğunluk genellikle kamunun ilgi odağıyken, Masakazu Tsujibayashi’nin imzasını taşıyan Jonoya Evi, bu kentsel dokunun ortasında bambaşka bir dünya sunuyor. Dışarıdan yalın görünen bu yapı, içinde barındırdığı derinlik ve incelikle mimari anlayışa yeni bir soluk getiriyor; adeta gizemli ve zengin bir iç dünya yaratarak saklı bir vaha gibi yükseliyor.

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Piyon Haber |

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi Tasarım dünyasının kalbinin attığı Milano Tasarım Haftası, her yıl olduğu gibi bu sene de ezber bozan ve ruhu besleyen projelere ev sahipliği yapıyor. Bu yılın en dikkat çekici deneyimlerinden biri, global mimarlık ofisi Snøhetta, zamansız mobilya markası USM ve sanatçı Annabelle Schneider’ın iş birliğinden doğan, adeta yaşayan bir bulutu andıran “Renaissance of the Real” (Gerçekliğin Rönesansı) enstalasyonu. Dijital çağın baş döndürücü hızına ustaca bir mola sunan bu çok katmanlı deneyim, ziyaretçilerini duyusal bir keşfe davet ediyor; huzur ve derin bir bağ arayan modern insana çağdaş bir yanıt fısıldıyor.

Milano Tasarım Haftası: Audi ve ZHA’dan Geleceğe Açılan ‘Origin’

Milano Tasarım Haftası: Audi ve ZHA’dan Geleceğe Açılan ‘Origin’

Piyon Haber |

Milano Tasarım Haftası: Audi ve ZHA’dan Geleceğe Açılan ‘Origin’ Milano Tasarım Haftası, her zaman geleceğe ışık tutan ve sınırları zorlayan iş birliklerine sahne olur. Bu yılın en akılda kalıcı projelerinden biri ise şüphesiz otomotiv devi Audi ile mimarlık dünyasının çığır açan firması Zaha Hadid Architects’in (ZHA) ‘Origin’ adlı enstalasyonu (yerleştirme sanatı) oldu. Dezeen tarafından hazırlanan özel bir videoyla tanıtılan bu eser, Audi’nin marka geleceğine açılan kavramsal bir kapı aralıyor. Enstalasyon, ziyaretçilere Milano Tasarım Haftası’nın yoğun temposu içinde bir nefeslenme alanı sunarak, duyusal bombardımana zarif bir mola vadediyor.

Yerçekimine Meydan Okuyan Mimarinin Hafiflik Tutkusu

Yerçekimine Meydan Okuyan Mimarinin Hafiflik Tutkusu

Piyon Haber |

Yerçekimine Meydan Okuyan Mimarinin Hafiflik Tutkusu Gökyüzüne yükselme ve yerçekiminin kısıtlamalarından kurtulma arzusu, insanlık tarihi boyunca mitlerden sanata, bilimden mimariye ilham veren kadim bir tutku olagelmiştir. Bu büyüleyici arayış, mimarlığın en temel prensiplerinden biri olan strüktürü (yapı iskeleti) yeniden tanımlamaya, hatta ona meydan okumaya itti. Peki, insanlık neden ‘yüzmek’ istiyor? Mimarlıkta hafifliğin psikolojisi, bizi binlerce yıldır büyüleyen bu sorunun peşine düşüyor. Buckminster Fuller’ın Yüzen Şehir Hayali: Bulut Dokuz 1962 yılında vizyoner mimar Buckminster Fuller, insanlığı Dünya’ya olan bağımlılığından kurtaracak yüzen bir şehir hayal etti.

LACMA’da Mimari ve Işık Dansı: Drone’lar Sahne Aldı!

LACMA’da Mimari ve Işık Dansı: Drone’lar Sahne Aldı!

Piyon Haber |

LACMA’da Mimari ve Işık Dansı: Drone’lar Sahne Aldı! Los Angeles semaları, son zamanlarda nadir görülen bir manzaraya sahne oldu: Sanat, mimari ve teknolojinin sınırlarını zorlayan, adeta yaşayan bir gösteri. Hollandalı sanat stüdyosu DRIFT, “Franchise Freedom” adını verdiği ışıklı, dans eden drone sürüsüyle Los Angeles Sanat Müzesi (LACMA) bünyesindeki Peter Zumthor tasarımı David Geffen Galerileri’nin açılışını eşsiz bir deneyime dönüştürdü. Bu, sıradan bir açılışın çok ötesinde, biri durağan ve yapısal, diğeri dinamik ve akışkan iki farklı sistemin nefes kesici bir diyalog kurduğu anlara tanıklık etti.

Zumthor’dan LACMA’ya Mimari Şaheser: Sanata Yeni Bakış Açısı

Zumthor’dan LACMA’ya Mimari Şaheser: Sanata Yeni Bakış Açısı

Piyon Haber |

LACMA’da Yeni Bir Çağ: Zumthor’un İmza Dokunuşu Los Angeles’ın sanat sahnesi, Peter Zumthor’un imzasını taşıyan yeni David Geffen Galerileri’nin açılışıyla bambaşka bir döneme giriyor. 19 Nisan 2026 Pazar günü kapılarını halka açan bu vizyoner yapı, LACMA’nın yirmi yıllık dönüşüm serüveninde sadece bir adım değil, adeta bir devrim niteliğinde. Dünyanın en kapsamlı sanat kurumlarından biri olma hedefindeki LACMA, Zumthor’un mimari dehasıyla sanat eserlerini sergileme şekline taze, çarpıcı ve çığır açıcı bir soluk getiriyor.

Na Kukačkách: Krkonoše’de Geleneksel ve Modernin Ustaca Buluşması

Na Kukačkách: Krkonoše’de Geleneksel ve Modernin Ustaca Buluşması

Piyon Haber |

Na Kukačkách Dağ Evi: Krkonoše’nin Kalbinde Geçmişle Gelecek Arasında Köprü Kurmak Krkonoše’nin sisli zirveleri arasında, geçmişle geleceğin dans ettiği bir yapı yükseliyor: Na Kukačkách Dağ Evi. Edit! architects imzası taşıyan bu proje, Çek Cumhuriyeti’nin kadim mimari mirasına saygı duruşunda bulunurken, modern yaşamın akışkanlığını ustaca harmanlıyor. Geleneksel ile çağdaşı bir araya getiren bu nadir eser, tasarımcılara bağlama duyarlı ve inovatif yaklaşımların nasıl hayata geçirilebileceği konusunda değerli bir ders sunuyor. Bir dağ evi tasarlarken mimarların en büyük sınavlarından biri, doğal çevreyle tam bir uyum yakalamak ve mekanın ruhunu kaybetmeden işlevselliği zirveye taşımaktır.

Hermi Evi: Pencereyi Mimariye Dönüştüren Yoğun Bir Eşik

Hermi Evi: Pencereyi Mimariye Dönüştüren Yoğun Bir Eşik

Piyon Haber |

Hermi Evi: Pencereyi Mimariye Dönüştüren Yoğun Bir Eşik Pencereye sadece bir açıklık gözüyle bakmayı bırakalı çok oldu, ancak Superestudio imzalı Hermi Evi, bu temel mimari ögeyi adeta yeniden icat ediyor. Geleneksel algıları yıkan bu çarpıcı tasarım, bir yapının en sıradan unsurlarından biri olan pencereyi, ışığın, hareketin ve gündelik hayatın mimariyle bütünleştiği “yoğun bir eşik” olarak tanımlıyor. Hermi Evi, sadece bir form ve fonksiyondan ibaret değil; o, deneyim ve duygunun mimariye dönüştüğü eşsiz bir sanat eseri.

PPAA’dan Barrancas Evi: Meksika’da Yüzen Beton ve Doğa Ahengi

PPAA’dan Barrancas Evi: Meksika’da Yüzen Beton ve Doğa Ahengi

Piyon Haber |

Meksika Şehri’nde Doğaya Karışan Çağdaş Bir Sembol: PPAA’dan Barrancas Evi Meksika’nın canlı dokusunda, şehir yaşamının yeşille buluştuğu o nadir anlardan birinde, Pérez Palacios Arquitectos Asociados (PPAA) stüdyosu, mimarinin doğayla nasıl bir diyalog kurabileceğini yeniden yorumlayan çarpıcı bir esere imza attı: Barrancas Evi. Tam 477 metrekarelik bu minimalist beton konut, adeta havada süzülüyormuşçasına metal bir taban üzerinde yükselirken, yansıtıcı pencere panjurları ile çevresiyle sürekli bir etkileşim halinde. Şebekeden bağımsız (off-grid) çalışma özelliği, yapının sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilirlik felsefesinin de somut bir kanıtı olduğunu gösteriyor.

Diğer Etiketler