#Mimarlik-Felsefesi Etiketi

Bu etikete sahip 4 yazı bulundu

Smiljan Radić: Pritzker’in ‘Dalgınlık’ Felsefesi ve İlham Kaynakları

Smiljan Radić: Pritzker’in ‘Dalgınlık’ Felsefesi ve İlham Kaynakları

Piyon Haber |

Smiljan Radić’in ‘Dalgınlık’ Felsefesi: Pritzker Sahnesinden Derin Yansımalar

Mimarlık ödüllerinin en prestijli tacı Pritzker, bu yıl Şilili mimar Smiljan Radić’in o eşsiz ‘dalgınlıklar’ felsefesiyle taçlandı. Meksika Şehri’ndeki kabul konuşmasında Radić, dinleyicileri alışılmadık bir mimarlık yolculuğuna çıkarırken, kendisini şekillendiren beklenmedik ilham kaynaklarını şöyle özetledi:

“Mimarlığın kendisine teşekkür ederek başlamak istiyorum.”

Pritzker Sahibi Smiljan Radić: Mimarlığı Şekillendiren ‘Dalgınlıklar’

Bu yalın ama bir o kadar da güçlü ifade, onun mimarlıkla kurduğu derin bağın ta kendisiydi. Radić, hayatı ve pratiği boyunca ona eşlik eden, kendisinin “dalgınlıklar” olarak adlandırdığı sayısız karşılaşmaya şükranlarını sundu. Bu ‘dalgınlıklar’ onun mimari hayal gücünü besleyen, kışkırtan ve dönüştüren anlardı; adeta birer ilham perisi.

Melike Altınışık: Parametrik Mimarlık Evrenselleşemez, Yerel Kalmalı

Melike Altınışık: Parametrik Mimarlık Evrenselleşemez, Yerel Kalmalı

Piyon Haber |

Melike Altınışık’ın Cesur Çıkışı: Parametrik Tasarımın Sınırları

Mimarlık dünyasının ezber bozan isimlerinden Melike Altınışık, parametrik tasarımın sektöre getirdiği devrimi kabul ediyor; ancak bir konuda net: Bu akım asla evrensel bir stil olamaz! Altınışık, teknolojik araçların küresel çapta yaygınlaşabileceğini belirtirken, mimarlığın yerel kimlikleri ve kültürel zenginlikleri yansıtma sorumluluğundan ödün vermemesi gerektiğini vurguluyor. Bu çarpıcı bakış açısı, parametrik tasarımın geleceğini yeniden düşündürüyor.

Parametrik Tasarımın Kodu: Formül mü, Felsefe mi?

Parametrik tasarım, adından da anlaşılacağı gibi, parametreler veya matematiksel denklemler aracılığıyla dijital modeller oluşturmayı sağlayan bir mimarlık metodolojisidir. Bu yaklaşım, karmaşık, akışkan ve organik formların ortaya çıkmasına olanak tanır. Akımın önde gelen isimlerinden Patrik Schumacher (Zaha Hadid Architects’in baş mimarı), 2008’de yayınladığı bir manifestoyla parametrizmi ‘modernizmden sonraki büyük yeni stil’ olarak ilan etmiş ve evrensel bir dil olması gerektiğini savunmuştu. Schumacher’in manifestosu, mimarlık dünyasında büyük tartışmalara yol açtı ve parametrik tasarımın bir stil mi yoksa bir metodoloji mi olduğu sorusunu gündeme getirdi.

Smiljan Radić: Pritzker’in Gizemli Sesi, Mimarlık Vaaz Yerine Tartışma

Smiljan Radić: Pritzker’in Gizemli Sesi, Mimarlık Vaaz Yerine Tartışma

Piyon Haber |

Smiljan Radić: Pritzker’in Gizemli Sesi, Mimarlık Vaaz Yerine Tartışma

Mimarlık sahnesinin en prestijli ödülü Pritzker’i kazanan isim bu kez, ana akımın gürültüsünden uzak duran, eserlerini vaaz yerine derinlemesine bir tartışma alanı olarak tanımlayan Şilili mimar Smiljan Radić oldu. Yıllardır gözlerden uzak, kendi prensipleri doğrultusunda çalışan bu gizemli mimar, ödülü “büyük bir sürpriz” olarak nitelendirirken, eserlerinin ne bir mesaj taşıdığını ne de bir vaaz verme amacı güttüğünü dile getiriyor.

Sınırların Ötesinde Bir Fısıltı: Radić’in Tartışmacı Mimarlık Felsefesi

Radić, her zaman eserlerinin küresel bir tartışmanın ayrılmaz bir parçası olmasını arzuladığını ifade ediyor. Ancak onun “küresel tartışma” tanımı, ana akım anlayıştan oldukça farklı. Dezeen’e verdiği özel röportajda, bu tartışmanın “zaman zaman fikir alışverişinde bulunduğum ve gerçek bir diyalog kurabildiğim küçük bir mimar ve sanatçı grubunun görüşleriyle ilgilenmek” anlamına geldiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, onun mimarlığına özgü yoğun, sabırlı ve özenle seçilmiş çalışma prensiplerini gözler önüne seriyor, adeta bir manifestoya dönüşüyor.

Sottsass’tan Cesur Vizyon: Sabit Mimariye Meydan Okuyan Bir Dünya

Sottsass’tan Cesur Vizyon: Sabit Mimariye Meydan Okuyan Bir Dünya

Piyon Haber |

Ettore Sottsass ve “Festival Gezegen” Vizyonu: Mimarlığın Sınırlarını Zorlamak

Memphis grubunun renkli ve aykırı estetiğiyle postmodern bir ikon haline gelmesinden çok önce, Ettore Sottsass, zihinleri derinden sarsan bir soru soruyordu: Ya kalıcılık hiçbir zaman hedef olmasaydı? 1972 yılında, İtalyan mimar ve tasarımcı, prestijli mimarlık dergisi Casabella’da ‘Il Pianeta come Festival’ (Festival Olarak Gezegen) adlı çığır açıcı çalışmasını yayımladı. Bu öneri, mimarlığın tüm bilinen tanımlarının dışına çıkma cüretini gösteriyordu; plansız, kesitsiz ve dayatılan sistemlerden arınmış bir tahayyüldü. Sottsass, dünyayı insan olaylarının kesintisiz bir alanı olarak hayal ediyor, mimarinin artık yaşamı sabitleme rolü kalmadığını savunuyordu. Sabit formlar yerine, geçici toplanmalarla şekillenen bir dünya tasvir ediyordu.

Diğer Etiketler